GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:22
Tarih:27.11.2018

CHP GRUBU ADINA BURCU KÖKSAL (Afyonkarahisar) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikli olarak helikopter kazasında şehit olan askerlerimize Allah'tan rahmet; ailelerine, yakınlarına sabırlar diliyorum.

Evet, Cumhuriyet Dönemi'nde binbir emekle kurulan şeker fabrikalarını sattınız. Günlerce, haftalarca o fabrikaların önünde, bulduğumuz her yerde âdeta haykırdık, "Şeker vatandır, vatan satılmaz." dedik ama dinlemediniz, sanki babanızın malı gibi 13 fabrikayı sattınız. Milletin, halkın çıkarını değil, Amerika'nın çıkarını düşündünüz çünkü Amerikan kökenli nişasta bazlı şeker lobisi, Türkiye'ye 2 milyar doların üzerinde katma değer sağlayan Türk şeker piyasasını ele geçirmek istiyordu. Bunun ilk adımı olarak da Türkiye'de şeker üretimini denetleyen yer olan Şeker Kurumunu kendisine engel gördüğü için kapattırmak istiyordu ve sonunda amacına ulaştı, saraydan gelen talimatla 2017 yılı Aralık ayında Şeker Kurumunu kapattınız. Sıra şeker fabrikalarına gelmişti, onda da hiç tereddüt etmeden süratle karar verdiniz ve 13 şeker fabrikasını sattınız. Aslında "sattınız" kelimesi bile çok masum kalıyor, siz o şeker fabrikalarını resmen peşkeş çektiniz. 2011 yılında belirlenen satış bedelinin altındaki rakamlara gitti canım fabrikalar. Satış fiyatı arsa bedellerini, hatta fabrikadaki demirbaşları dahi karşılamıyordu. 13 fabrikadan dolayı kamunun uğradığı zarar 2 milyar 382 milyon lira.

4 fabrikada devir işleminin hâlâ gerçekleşmemiş olması, devralınan fabrikalarda bu fabrikaları satın alan şirketlerin üretim sürecinden bihaber olmaları, pancar alımlarının yirmi-yirmi beş gün geç başlaması, kantarların geç açılması, hatta bazı kantarların hiç açılmaması, nakliye sıkıntısı, fabrika önünde oluşan uzun kuyruklar, fabrikalarda muhatap bulamama; pancarda yüzde 30, yüzde 40'lara varan fire; iklimsel nedenlerle taahhüt ettikleri kotanın altında üretim yapan çiftçiye verilen cezalar pancar üreticisini canından bezdirdi. Kar yağacağı için "Pancarımı hiç sökemem tarladan, tarlada kalır." diyen çiftçi çaresizce o pancarları söküp yol kenarlarına, buldukları boş arsalara, arazilere işte bu şekilde dökmekte. Bu fotoğraflar fotomontaj falan değil, bizzat iki gün önce ziyaret edip bizzat kendi elimle çektiğim seçim bölgem Afyonkarahisar'da pancar üreticilerinin yol kenarlarına, arsalara, arazilere, tarlalara söküp döktüğü pancarlar arkadaşlar.

İBRAHİM YURDUNUSEVEN (Afyonkarahisar) - Özel dökülmüştür onlar.

BURCU KÖKSAL (Devamla) - Bu insanlar mağdur olmuş durumda ve yine, oradan bir pancar getirdim size. Buyurun, bu pancar da çiftçinin kendi ürettiği, söktüğü, yol kenarına döktüğü pancar.

İBRAHİM YURDUNUSEVEN (Afyonkarahisar) - Şov yapma şov! Şov yapıyorsun şov!

BURCU KÖKSAL (Devamla) - "Bir işe yaramıyor Vekilim, götür Meclise de hiç olmazsa belki AKP'li vekiller fırına verip yer bu pancarı. Biz bu pancarı satamıyoruz, elimizde kaldı, inim inim inliyoruz." diyor pancar üreticisi.

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Sesiniz anlaşılmıyor, biraz daha bağırın(!)

BURCU KÖKSAL (Devamla) - Bakın, sadece pancar üreticisi mağdur olmadı. Dönemin Maliye Bakanı Naci Ağbal'ın 1 Mart 2018'de bir açıklaması vardı: "Bu fabrikalar satılsa bile bu fabrikalarda çalışan hiçbir işçi mağdur olmayacak, çalışma koşullarını koruyacağız." demişti ama bugün gelinen noktada 11 bin şeker işçisi mağdur oldu, bine yakın şeker işçisi, taşeron işçi işten çıkartıldı; 800'ün üzerinde şeker işçisi emekli edildi, bazı şeker işçileri "on beş günlük görevlendirme" adı altında resmen sürgün edildi. Son olarak seçim bölgem Afyonkarahisar'da Afyon Şeker Fabrikasında çalışan 32 taşeron işçinin fabrikaya girişleri dahi engellendi, muhatap bulamıyorlar. TÜRKŞEKER diyor ki: "Doğuş Grubu senin muhatabın." Doğuş Grubu diyor: "TÜRKŞEKER." Bırakın işte çalışmayı tazminatlarını dahi alamıyorlar.

Siz ,aslında, bu şeker fabrikalarını satarak yine her zamanki gibi bu ülkeye ekonomik, sosyal ve tarımsal alanda büyük kayıplar yaşattınız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BURCU KÖKSAL (Devamla) - Sayın Başkan, çok az bir süre talep ediyorum.

BAŞKAN - Buyurun Sayın Köksal.

BURCU KÖKSAL (Devamla) - Bilmediniz ki işçi bir babanın evine götürdüğü ekmekti şeker fabrikaları. Esnafın siftahı, besicinin hayvanına yedirdiği yemdi şeker fabrikaları. Gençlerin umut kapısı, gelinlerin çeyiziydi şeker fabrikaları. Helal lokmaydı ve bu toprakların yerli ve millî değeriydi şeker fabrikaları. Bu fabrikalara sahip çıkmadınız, sattınız. Şeker fabrikalarına sahip çıkmadınız, hiç olmazsa Türkiye'ye sahip çıkın diyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)