GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Devletin bütün kadrolarına, yönetim kademelerine ehliyete, liyakate bakmadan atama yapalırsa "kaza" adı altında cinayet ve facialar olacağına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:34
Tarih:16.12.2018

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Ben de mevkidaşımın kullandığı süre kadar değerlendirme yapmak istiyorum, müsaade ederseniz.

BAŞKAN - Aşağı yukarı bir buçuk dakika demek ki, güzel.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - İki buçuk...

BAŞKAN - Yok, hayır.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Peki.

Şimdi, Sayın Başkanım, siyasette benim de en kızdığım hususlardan biri şudur; şüphesiz, hepimizin de müttefik olduğu bir husustur: Siyasetçilerin eş ve çocuklarını siyasete bulaştırmayalım, siyasi polemiğin bir malzemesi yapmayalım. Bunu yapmayalım tabii de buna meydan da vermemek lazım. Siyasetçiler yapmazsa millet yapıyor. Yani aile efradını, eş dost, hısım akrabayı ve siyasi akrabaları ehliyet ve liyakat noktasında bir değerlendirmeye bakmaksızın siz böyle yerleştirirseniz, tayin ederseniz, atarsanız bırakın siyasetçilerin konuşmasını, bunlar kamu vicdanını rahatsız eder, kanatır.

Bakın, yanlış bilmiyorsam, merhum Menderes oğlunun ticaret yapma arzusu ve talebini reddetmiştir, "Ben Başbakanım, senin ticaret yapman yakışık almaz." demiştir. Şimdi, nereden nereye gelmişiz. Bu anlamda bu tartışmaları, ben, hakikaten, bir siyasetçinin eşinin, çocuklarının siyasete malzeme yapılmasını istemem ama benim şunu yapma hakkım var: Mesela, eski milletvekillerinin büyükelçi yapılması ne kadar ahlaki bilemem.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Mesela, bir partinin birçok eski milletvekilinin rektör yapılması ne kadar ahlaki bilemem. Ondan sonra da devleti yöneten zat çıkıyor "Beyin göçü var." diyor. Beyin göçü niye olmasın? Sen ehliyete bakmadan, iyi yetişmişliğe bakmadan, liyakate bakmadan devleti sana biat ve itaat edenlerle, hatta ibadet edenlerle doldurursan Türkiye'nin iyi yetişmiş beyinleri gider.

RECEP ÖZEL (Isparta) - İbadet eden olur mu ya?

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Var var. Ya, söyleyeyim mi şimdi, söyleyeyim mi?

RECEP ÖZEL (Isparta) - İbadet eden olur mu?

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Ya, Allah Allah!

RECEP ÖZEL (Isparta) - O kadar da değil ama o kadar da değil.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Birçok AK PARTİ'linin "Tayyip Erdoğan'a ibadet farz." lafını bilmiyor musunuz? Bırakın bu işleri.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Olur mu öyle bir şey ya?

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Şimdi, buradan da dün söylediğimde bazı AK PARTİ'li arkadaşlarım kızdı. "Siz memleketteki bütün iyi şeyleri Tayyip Erdoğan'dan, kötü şeyleri dış güçlerden ve Allah'tan biliyorsunuz, Allah'tan korkun." dedim. Devletin bütün mekanizmalarına ehliyet ve liyakate bakmaksızın...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bitiriyorum.

BAŞKAN - Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Devletin bütün kadrolarına, yönetim kademelerine ehliyet ve liyakate bakmadan atama yaparsanız "kaza" adı altında cinayet ve facialar olur; sonra da onları Allah'a havale etmeye hakkınız olmaz.

Bu bakımdan, arkadaşlarımız bir milletvekilimizin birinci derece yakınıyla ilgili direkt şey yapmışlarsa bunu yapana değil biraz da yaptırana bakmak lazım diyorum.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)