GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının Tümü münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:39
Tarih:21.12.2018

CHP GRUBU ADINA ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu bütçe bir iflas bütçesidir. Türkiye'yi iflasa sürükleyen Erdoğan hükûmetlerinin Türkiye'yi getirdiği noktayı gösteren bir bütçedir. Hükûmetin görevi sorun çözmektir. Ancak mevcut Hükûmet kendi ürettikleri sorunlarla ülkeyi yormakla meşguldür. Hiçbir hükûmet son on yıldır Erdoğan hükûmetleri kadar ekonomiyi böylesine kötü yönetmemiştir. Ekonomiye hiçbir rekabet gücü kazandırmadınız. Rantı ekonominin hâkim unsuru hâline getirdiniz. Üretmeden, Hükûmetle iş birliği hâlinde havadan para kazananlar ilgi odağınız oldu. Hazineyi emme basma tulumba gibi eşin, dostun, yandaşın, akraba taallukatın cebine boşalttınız.

Üreticileri perişan ettiniz ve ekonomiyi tahrip ettiniz. Hükûmetle dirsek temasındaki rantçılar bire bin kazanırken, üretenler ve küresel rekabet peşinde koşanlar mahvoldular, perişan oldular.

Beceriksizliğiniz, iş bilmezliğiniz ve tekâsür hevesiniz yüzünden on yılda iki büyük kriz yaşattınız. 2008'in son çeyreğinde ekonomi 6,2 küçülmüştü, 2009'un yıllık küçülmesi ise 4,7 olmuştu. Bu, birinci 2009 krizi az geldi, ders almadınız; rantı özendirmeye, üreticileri cezalandırmaya, ekonomiyi dolara bağlamaya devam ettiniz ve şimdi, ekonomiyi 2018'de ikinci bir krize soktunuz.

Perişan ettiğiniz halkın acısıyla dalga geçmeye devam ediyorsunuz. İnsanlar iş bulamadığı için, çocuğuna pantolon alamadığı için, evine ekmek götüremediği için intihar ederken Hükûmet bu acıları duymuyor, ekonomiyi bayram müjdesi verir gibi anlatmaya devam ediyor. Uçan, uçmayan saraylarda yaşıyor, ejder meyveli "smoothie" içiyor, vatandaşla dalga geçiyorsunuz.

Maliye damada teslim edilmiş, Hazine yine ona teslim edilmiş; Türkiye Varlık Fonu kurmuşsunuz, Türk Hava Yollarının, devletin bütün kalan işletmelerini ve kamu bankalarını içine yerleştirmişsiniz, tüm bu kamu işletmelerini de yine aynı şekilde damada vermişsiniz, devletin ne kadar parası varsa hepsi tahtıtasarrufunda. Bu ülke aile şirketi değildir değerli arkadaşlar. Milletin parası ehliyete, liyakate göre görevlendirme yapmak suretiyle yönetilir.

Bakın, mutfakta yangın var ama Hükûmet ve iktidarın bu yangından haberi yok. Tavuk eti bir yıl önce 8 lira 20 kuruşken 11 lira olmuş, yüzde 35 artmış. Kuru soğan 1 lira 47 kuruş iken 3 lira 59 kuruş olmuş, yüzde 144 artmış. Margarin her yoksulun mutfağında kullandığı yağ ama 7,35 olan fiyatı 10,75'e çıkmış, bir yıl içerisinde yüzde 46 artmıştır. Salça yüzde 91 zamlanmış. Elektrik yüzde 43, doğal gaz yüzde 31, kömür yüzde 42 tahtıyönetiminizde bir yıl içerisinde zam görmüştür. Bebek maması yüzde 70, sağlık ürünleri yüzde 79 artmıştır. Mutfakta yangın vardır. Hayat pahalılığı vatandaşı bezdirmiştir, muzdarip hâle getirmiştir. Tüketici fiyatları yıllık yüzde 22, üretici fiyatları yüzde 39 artmıştır. Bu, dünyadaki ortalama enflasyonun 10 katıdır. Memleketi perişan eden bir iktidarla vatandaş muzdariptir ve perişandır.

Çiftçiyi mahvettiniz tarım girdilerine yapılan zamlarla. Yönetim döneminizde 3 milyon hektar mera boşaldı, kullanılmaz hâle geldi. 3 milyon hektar tarımsal alan ekilemez hâle geldi. Bu seneden itibaren de tarım girdilerindeki zamlar, çiftçinin borçları yüzünden çiftçi perişan olacak, ekilmeyen tarlalara bir 3 milyon daha ilave edeceksiniz.

Esnafı perişan ettiniz, kepenk kapatıyor, işini sürdüremiyor, tezgâhını dolduramıyor. İşsizler iş umudunu kaybetti. Fabrikalar kapanıyor, iş yerleri kapanıyor ve milyonlarca işsiz ülkenin en önemli derdi hâline geliyor. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, sizin bu ülkeye yaşattığınız enflasyon gerçekten dünyanın en yüksek enflasyonlarından biri. Ama bakın şunu söylemek istiyorum: 2002-2007 yıllarında ekonominin patronu bendim. Hiç tevazu göstermeyeceğim. Ekonomiyle ilgili üç temel kurulun başkanı bendim; Ekonomik Koordinasyon Kurulu Başkanı bendim, Ekonomik Sorunları Değerlendirme Kurulu Başkanı bendim, Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulu Başkanı bendim. Bunların hiçbiri teorik değildir, hepsi Resmî Gazete'de kayıtlıdır.

MUSTAFA LEVENT KARAHOCAGİL (Amasya) - Şimdi olmayınca kötü!

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bu unvanların hepsi kayıtlı ve ekonomiden sorumlu bakanlar, bürokratlarıyla beraber benim başkanlığımda toplanarak ekonomiye yön veriyorduk. O dönemlerde bakan olan Kemal Unakıtan, Ali Babacan, yine Sayın Başkan Binali Yıldırım bürokratlarıyla birlikte benim başkanlığımda toplanıyor ve düzenli olarak ekonomiyi değerlendiriyor, gözden geçiriyorduk. Ama bunun neticesinde ne oldu, biliyor musunuz? Bu düzenli çalışmanın neticesinde ne oldu; ben size söyleyeyim: Enflasyon, geldiğimizde yüzde 30'du, ben bırakırken yüzde 8'e düştü, siz patlattınız, şimdi yüzde 22 yaptınız. (CHP sıralarından alkışlar) ÜFE yüzde 40'tan yüzde 5'e düştü ama siz yüzde 39'a çıkardınız benden sonra. (CHP sıralarından alkışlar) Hangi beceriksizliği yaptınız da ekonomiyi tahrip ettiniz, iki kere krize soktunuz. (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Değerli arkadaşlar, bakın, hemen ardından, 1 Ocak 2005'te paradan 6 sıfırı attık.

BURHAN ÇAKIR (Erzincan) - Elini cebinden çıkar!

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Yani daha önce 1 milyon lira dediğiniz para birden 1 liraya düştü. Hani geçen Mart ayında, sekiz ay önce Sayın Cumhurbaşkanı ne demişti? "Tuvalete 1 milyon lirayla gidiyorduk, 1 liraya düşürdük." demişti değil mi? Bakın, o 1 milyon lirayı 1 liraya düşüren benim. (CHP sıralarından alkışlar)

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - CHP genel başkanı yapacağız seni.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Eğer ben olmasaydım Sayın Cumhurbaşkanı 1 milyon liralık tuvaleti 1 liraya düşürdüğüyle övünemezdi, haberiniz olsun. (AK PARTİ ve CHP sıralarından gürültüler)

Bakın, ben bıraktıktan sonra...

BAŞKAN - Arkadaşlar, lütfen karşılıklı konuşmayın, hatibi dinleyin.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - ...2008-2018 arasında hiçbir başarı öykünüz yoktur.

HASAN TURAN (İstanbul) - Hangi başarı öyküsü?

AHMET HALUK KOÇ (Ankara) - Sayın Başkan, bakanlık görevi yapmış bir kişiye böyle yapılır mı, ayıptır ama!

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Rakamları vereyim, bu yanlış diyorsanız gelin rakamları veriyorum bakın. Enflasyonu söyledim, parayı söyledim. Dolar, ben geldiğimde 1 lira 60 kuruştu. 2007'de bırakırken 1 lira 17 kuruşa düştü. Siz şimdi 5 lira 30 kuruşa çıkardınız, 5 kat artırdınız, 5. (CHP sıralarından alkışlar) Faiz 62'ydi, 18'e bırakarak gittik, şimdi 22-24 bandında dolaşıyor. Net dış borç stokunun gayrisafi millî hasılaya oranı yüzde 37'ydi, yüzde 19'a düşürerek bıraktım, gittim, şimdi yüzde 30'a çıkardınız. Borç batağına sapladınız Türkiye'yi. (CHP sıralarından alkışlar) Brüt dış borç stokunun gayrisafi yurt içi hasılaya oranı yüzde 54'tü, yüzde 36'ya düşürdüm, siz şimdi yüzde 52'ye çıkardınız.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - 28, 28.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bütçe açığının...

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Doğru söyle, rakamları yanlış söylüyorsun.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Doğru söyle, bilmiyorsun konuşma. (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler)

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Bir bak.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Dinle, biz senin gibi çok kişiye ders verdik.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Yalan söylüyorsun, yalan.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya oranı yüzde 11'di, 1,6'ya düştü, şimdi 2'ye getirdiniz. Kamu kesimi borçlanma gereği arkadaşlar, devletin borçlanma ihtiyacı millî gelirin yüzde 9,7'siydi, sıfır noktada bıraktım gittim, sıfır, devletin borçlanma ihtiyacını! Şimdi ne yaptınız? (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

EKREM ÇELEBİ (Ağrı) - Sen bırakmadın, seni gönderdiler, sen ayrı parti kurdun. Ayrı parti kurduktan sonra ne yaptın? Kendin gittin, CHP'nin kapısına geldin. Kendi başarın mı var ya? Hadi bana söyler misin?

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Sen parti de kurmuştun, ne yaptın?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Şimdi ne yaptınız, biliyor musunuz, yaptığınız borçlanma gereğini 2,7'ye çıkarmak oldu; işsizliği de patlattınız.

EKREM ÇELEBİ (Ağrı) - Tayyip Erdoğan'ın sayesinde koltuğa oturdun. Şimdi ne yapıyorsun? Yontuyorsun. Yok öyle bir şey! Başarın var mı, başarın? Başarın yok!

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Değerli arkadaşlar, asıl önemli olan nedir, biliyor musunuz?

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Sen parti kurmuştun.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Asıl önemli olan büyüme rakamlarıdır, büyüme.

EKREM ÇELEBİ (Ağrı) - Sen parti kurdun, partin ne kadar büyüdü, onu söyler misin?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - 2003 ile 2007 arasında Türkiye'nin ortalama büyüme oranı yıllık yüzde 7'dir. Bıraktıktan sonra, 2008-2018 arasında Türkiye'nin yıllık ortalama büyüme oranı yüzde 3 civarındadır.

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - İktidarda kim vardı Sayın Şener, 2002-2007 arasında iktidarda hangi parti vardı?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Üstelik 2016 yılında hesaplama biçimini değiştirdiniz ve bu yaptığınız değişiklikle millî geliri yıllık ortalama yüzde 2,72 şişirdiniz. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Sayın Şener, o dediğiniz tarihte hangi parti iktidardı? Ya, soru soruyorum, Başbakan kimdi?

EKREM ÇELEBİ (Ağrı) - Bu halk sana ne verdi, onu söyle!

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bu şişkinliğe rağmen... (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Sayın Başkan, zamanımı alıyorlar, kendi sürelerinde kalkacak konuşacaklar, yanlış bir şey söylüyorsak söylerler.

BAŞKAN - Arkadaşlar, bir saniye...

Bir saniye Sayın Hatip.

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Sayın Başkanım, hangi parti iktidardaydı onu söylesin.

BAŞKAN - Arkadaşlar, lütfen konuşmacıyı sükûnetle dinleyelim, daha sonra cevap verilmesi gerekirse verin. Lütfen, lütfen arkadaşlar, karşılıklı konuşmayalım, lütfen.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Değerli arkadaşlar...

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Hangi parti iktidardı, onu söyle, kimin hükûmetiydi o?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bakın değerli arkadaşlar, yani sizin hepinizin bana minnet borcu var. (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gülüşmeler) Ben olmasaydım hiçbiriniz burada olmazdınız, ben olmasam, hiçbiriniz burada olmazdınız! (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) - CHP mi konuşuyor, Abdüllatif Şener mi konuşuyor?

EKREM ÇELEBİ (Ağrı) - Sen hangi partiye girdiysen düşürdün. Kaç aldın? Sıfır! Tayyip Erdoğan'a bak sen ya!

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bakın, değerli arkadaşlar, gayrisafi millî hasıla, bırakırken 677 milyar dolardı, 2007'de. Hesaplama yöntemiyle, değişiklikle millî geliri artırdığınız hâlde benim on bir yıl önce devrettiğim toplam gayrisafi yurt içi hasılanın altında bir Türkiye inşa ettiniz. 631 milyar dolar 2018 millî geliri; sadece millî gelir değil, kişi başına millî gelir. Sayın Erdoğan, biliyorsunuz, sürekli olarak "Kişi başına millî geliri 3 katına çıkardık." diyor. Altından benim olduğum dönemi çıkarırsanız çırılçıplak kalırsınız. (CHP sıralarından alkışlar)

Bakın, kişi başına millî gelirin niye 3 katına çıktığının üç gerekçesi var. Bunlardan birincisi: Baz yılı olarak 2002 alınıyor, 2001 krizinin arkasından düşük bir millî gelir baz alınıyor. Hâlbuki, 2000 yılında bile kişi başına millî gelir 4.229 dolar, yani 2002 rakamının 1.000 dolar üstünde; üstelik, 2000 yılı da bir önceki deprem yılının hasarını yaşamış bir yıldır. Onun için, bazı yanlış koyarak "Şu kadar artırdık." denmez.

İkincisi: 2 kere hesap değiştirdiniz, eski yıllara yaymadınız o hesapları, o hesap değişikliği şişirdi.

Üçüncüsü ise: 2002 ve 2007 döneminde ulaşılan noktayı çıkarırsanız, son on bir yılda kişi başına millî geliri son üç yıldır bıraktığım noktanın altına indirmiş bir iktidarsınız. (CHP sıralarından alkışlar) Bakın, çok net söylüyorum: 2007'de kişi başına millî gelir -ben bırakırken- 9.656 dolardı; 10 bin dolara gelmiş, dayanmıştı.

MUHAMMET BALTA (Trabzon) - Bu kadar başarılıydın, o partiyi niye kapattın? Bu kadar başarılıydın, partiyi niye kapattın, partini?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Şimdi, 2018'de 9.385 dolara düşürdünüz.

MUHAMMET BALTA (Trabzon) - Niye kapattın partini?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Yani, on bir yıl önce bıraktığım rakamın 271 dolar altına indirdiniz.

MUHAMMET BALTA (Trabzon) - İndirdim, yaptım...

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Üstelik hesaplama yöntemiyle 2018'i de yüksek gösterdiğiniz hâlde. Ama başka bir şey daha var: Türkiye'de 3,5 milyon Suriyeli var, toplam millî gelir hesapları yapılırken Suriyeliler hesaba dâhil ediliyor, kişi başına millî gelir hesap edilirken Suriyeliler hesaba dâhil edilmiyor. (CHP sıralarından alkışlar)

İSMAİL TAMER (Kayseri) - Konya'ya gidebiliyor musun?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Değerli arkadaşlar, hani Suriyelilere 35 milyar dolar harcamıştınız. Madem millî gelirden o kadar pay verdiniz, Suriyelileri hesaba dâhil edip kişi başına millî geliri yeniden niye hesaplamıyorsunuz?

YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Geri gidecekler onlar.

MUHAMMET BALTA (Trabzon) - Sen yoktun ya!

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Şu soruyu sormak lazım değerli arkadaşlar, bu soruyu sormak zorundayım: Benden sonra hangi büyük beceriksizliği yaptınız da ekonomiyi bu hâle getirdiniz, işsizi ağlattınız, tüketiciyi perişan ettiniz, çiftçiyi mahvettiniz...

MUHAMMET BALTA (Trabzon) - Genel başkan olamadın sen. Genel başkan mısın sen?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - ...esnafı kuruttunuz, iş adamlarını intihara sürüklediniz, iş yerlerini kapanır hâle getirdiniz? (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

MUHAMMET BALTA (Trabzon) - Bu kadar başarılıydın partini niye kapattın, partini? Partini niye kapattın başarılıydın, onu söyle?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Hangi beceriksizliği yaptınız, hangi? (CHP sıralarından alkışlar) Bakın, açıkça söyleyeyim mi?

MUHAMMET BALTA (Trabzon) - Açıkça söyle, partini niye kapattın, söyle?

İSMAİL TAMER (Kayseri) - Sivas'tan bağımsız aday oldun, kaç oy aldın? Kaç oy aldın, kaç?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Açıkça söyleyeyim: Bakın, on altı yıldır -2002-2007 hariç- tek bir yapısal reform yapamamış bir hükûmetsiniz.

MUHAMMET BALTA (Trabzon) - Partini niye kapattın söyle, niye kapattın?

İSMAİL TAMER (Kayseri) - Sivas'tan kaç oy aldın? Konya'ya gidebiliyor musun? Konya'ya gidebiliyor musun, Konya'ya?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - On altı yılda bir vergi reformu bile yapamadınız, ne konuşuyorsunuz! (CHP sıralarından alkışlar)

İSMAİL TAMER (Kayseri) - Sivas'tan kaç oy aldın, kaç? Ben sana söyleyeyim: 17 bin oy aldın, başarı yok.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bakın, 2002-2007 yılları arasında hangi reformları yaptığımızdan söz edeyim.

YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Çok komiksin!

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Hangi parti?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Ekonominin başında olarak...

ÇİĞDEM ERDOĞAN ATABEK (Sakarya) - Hangi parti ya, hangi parti?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - ...Koordinasyon Kurulu Başkanı olarak bütün işler benden dönüyordu...

ÇİĞDEM ERDOĞAN ATABEK (Sakarya) - Öyle bir şey yok, öyle bir şey yok.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - ...Sayın Genel Başkan da bu işe karışmıyordu. 2003-2007 arasında ben Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Ulusal Otoritesiydim. Her ülkede bu programların bir otoritesi olur, Türkiye otoritesi bendim, benim üzerimde Başbakan da yoktu. [AK PARTİ sıralarından "vay be(!)" sesleri, CHP sıralarından alkışlar] Ulusal Ajansın kuruluşuyla ilgili yasa teklifini getirip Meclis komisyonlarında ve Genel Kurulda savunan benim; ilk Ulusal Ajansı kuran benim, Ulusal Ajansın kurucu yöneticilerini, personelini atayan benim.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Seni oraya getiren kimdi?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - İlk başta Erasmus olmak üzere Türkiye'deki öğrencilerimizin Avrupa Birliği üniversitelerine gidip orada bir dönem, bir yıl kendi branşlarındaki fakültelerde eğitimlerine...

ÇİĞDEM ERDOĞAN ATABEK (Sakarya) - Bunların hepsini AK PARTİ yaptı, AK PARTİ.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - ...devam etme hakkını ve uygulamasını başlatan benim.

ÇİĞDEM ERDOĞAN ATABEK (Sakarya) - AK PARTİ'nin yaptıklarını anlatıyorsun şu an.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Seni buraya getiren kim?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bu, gerçekten yapısal bir dönüşümdü.

İkincisi, kalkınma ajanslarıyla ilgili yasal düzenlemeyi hazırlayan benim; Meclis komisyonlarında, Genel Kurulda savunan benim... [AK PARTİ sıralarından "Sen neymişsin be(!)" sesi ve gürültüler]

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) - Ooo!

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - ...yasalaştıran benim ve başta İzmir ve Çukurova (Adana, Mersin) kalkınma ajanslarını bizzat ben kurup kadrosunu ben atamıştım. [AK PARTİ sıralarından "Ooo(!)" sesleri, gürültüler] Diğer bütün illerimizdeki kalkınma ajanslarının planlamasını da yaptık.

KEMAL ÇELİK (Antalya) - Türkiye Partisi ne oldu?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Ama bu ajansın önemli bir işlevi vardı; Türkiye'de girişimcilik heyecanı başlatacaktı, sinerji oluşturacaktı. Ben bıraktıktan sonra orayı da dejenere ettiniz. (CHP sıralarından alkışlar)

KEMAL ÇELİK (Antalya) - Türkiye Partisi ne oldu?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bakın, E-dönüşüm Türkiye İcra Kurulu Başkanı bendim. [AK PARTİ sıralarından "Ooo (!)" sesleri, gürültüler] Bu toplantılara Sayın Başkan da katıldığı için bilir; kamu ve özel sektör temsilcileriyle birlikte her ay düzenli çalışma yapardık. E-Devlet Projesi büyük mesafe almıştır o dönemde ve de ilk elektronik imza bu kurulda benim başkanlığım zamanında yapılan çalışmalar sonrasında gerçekleşmiştir, sembolik olarak ilk e-imza sertifikası bana verilmiştir. [CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından alkışlar (!)]

İSMAİL TAMER (Kayseri) - Ayakta alkışlıyorum seni (!) Ayıp ya!

SALİH CORA (Trabzon) - IMF'ye borcu sen ödedin (!) Amerika'yı sen keşfettin (!) SİHA'ların projesini sen çıkarttın (!) Üçüncü köprüyü sen açtın(!)

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Daha önce kriz koşullarında Bankacılık Yasası alelacele çıkarılmıştı. Bankacılık Yasası'yla ilgili altı ay mesai yaptık.

SALİH CORA (Trabzon) - Üçüncü havalimanını sen yaptın (!) Duble yollar senin zamanında yapıldı (!) O tünelleri sen açtın (!)

İSMAİL TAMER (Kayseri) - Kurduğun parti ne oldu?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Neticede BDDK ve Bankalar Birliğiyle birlikte bitip tükenmeyen mesailer sonrasında sağlıklı bir Bankalar Yasası hazırladık. Komisyonlarda, Genel Kurulda savunmasını ben yaptım ve şu anda bu krize rağmen eğer bankalar ayaktaysa bana borçlusunuz, bu Bankacılık Yasası'na borçlusunuz. [CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından alkışlar (!)]

SALİH CORA (Trabzon) - Kimsesizlerin kimsesi oldun (!)

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - TMSF ile BDDK'yı ayırdık. BDDK'nın kendi görevini, düzenleme ve denetim görevini düzgün bir şekilde takip etmesine imkân sağladık.

KEMAL ÇELİK (Antalya) - Yaranamazsın, yaranamazsın!

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bakın, hoşlanmadınız ama başka bir şey söyleyeyim.

ÇİĞDEM ERDOĞAN ATABEK (Sakarya) - CHP'ye Genel Başkan ol, CHP'ye.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Beşinci, Akaryakıt Kaçakçılığı ile Mücadele Kurulu Başkanı da bendim. Diyeceksiniz ki amma çok göreviniz varmış. Akaryakıtta kaçakçılığı önlemek için ilk marker kullanımını gerçekleştiren...

SALİH CORA (Trabzon) - Sensin (!)

Şehirlerimize statları yapan sensin (!) O olimpiyatları Türkiye'ye getiren sensin (!) Sen neymişsin be abi (!)

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - ...benim.

Altıncısını söyleyeyim "mortgage" kanunu çıkardım. Bakın, "mortgage" kanunu çıkardık, "mortgage."

SALİH CORA (Trabzon) - Marmaray'ı yapan sensin (!) Avrasya Tüneli'ni sen açtın (!)

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Sayın Başkan... (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN - Değerli arkadaşlar, bir dakika...

Değerli arkadaşlar, lütfen, karşılıklı konuşmayalım.

Sayın Şener, siz de Genel Kurula hitap edin.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devam) - Genel Kurula hitap ediyorum efendim.

BAŞKAN - Buyurun.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - "Mortgage" kanunu çıkardım, bir yıl çalıştık "mortgage" kanunu üzerinde, bak bir yıl. Hem ulusal düzeyde hem de uluslararası düzeyde paneller düzenledik, çalışma grupları oluşturduk. Sonunda gayrimenkule dayalı menkul kıymet ihracıyla ilgili düzenleme getirdik.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Kurduğunuz partinin adı neydi?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Ama sonunda ne oldu biliyor musunuz? Ben bıraktıktan sonra "mortgage" kanununu benden sonraki hükûmetler uygulamadılar, ikincil mevzuatı tamamlanmıştı. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) SPK, gereken kurumsal dönüşümü hazırlamaktaydı ancak bu çıkarılan yasayı uygulamayı uygun görmedi. Hâlbuki bu yasa çıktığı takdirde borsanın derinliği artacak, yerli, uzun vadeli, millî bir finansman hacmi ortaya çıkacaktı ama bunların hiçbirini görmedi. Bu yasa mevcut olmakla birlikte, uygulamadı Hükûmet ama ne yaptı? İş insanlarını dış krediye muhtaç hâle getirdi, döviz geliri olmayanların bile dövizle borçlanmasına imkân sağladı. Bizim "mortgage"la getirdiğimiz finansman sistemini kenarda bırakırken tam iş adamlarımızı 317 milyar dolar dışarıdan borç almak zorunda bıraktınız ve krizi bu yüzden çıkardınız. (CHP sıralarından alkışlar)

RECEP ÖZEL (Isparta) - Bu kadar başarılıydınız da partiniz niye bu kadar az oy aldı?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Şimdi, geçenlerde bir bakan diyor ki: "Şimdi, gayrimenkule dayalı menkul kıymet ihraç edeceğiz, finansman genişliği sağlayacağız." Günaydın, on bir yıl sonra Hükûmetinize günaydın! (CHP sıralarından alkışlar) Neredeydiniz kardeşim, neredeydiniz? Ben yirmi dört saat mesai harcarken sizin eliniz... Gözünüz neredeydi? Söyleyin bakayım.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Sayın Şener, elinizi çıkarıp da hitap edin, lütfen, olmuyor.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Kürsüde böyle konuşulur, acemi olduğun için bilmiyorsun.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Bu kibir yıkacak! Gururlanma padişahım, senden büyük Allah var! Bu kibir yıkacak!

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bakın, şu acil eylem planı...

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - O, Tayyip Erdoğan'ın planı. Sen kimsin? Tayyip Erdoğan'ın planı. Sen kimsin?

İSMAİL TAMER (Kayseri) - Partinize ne oldu?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bellemişsin, "Partine ne oldu?" Biz soyguncu değiliz, vurguncu değiliz, hırsız değiliz, parasızlıktan partim kapandı. (CHP sıralarından alkışlar)

İSMAİL TAMER (Kayseri) - Ne oldu partiye?

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - O Tayyip Erdoğan'ın milletinin partisi. Sen kimsin!

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - "Faziletindir." diye anlatacağın şeyi, sanki kabahatimmiş gibi niye söylüyorsunuz?

İSMAİL TAMER (Kayseri) - Kurduğun partiye ne oldu? Gittin bir yere sığındın be!

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - O Cumhurbaşkanımızın liderliği, sen kimsin ki onu da yapacaksın. O Cumhurbaşkanımızın liderliği.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - AK PARTİ kurulduğunda Hazine yardımı aldı.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Bırak onu ya!

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Kanunu getirdi, değiştirdiniz...

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Cumhurbaşkanımız olduğu için buradasın sen, yoksa...

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - ...milletvekili olan partilerin Hazine yardımı almasıyla ilgili yasayı kaldırdınız.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Evet.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - ...ondan sonra yeni kurulan partiler Hazine yardımı alamaz oldu.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - AK PARTİ kurulduğunda Hazineden para mı aldı?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bakın, bu, acil eylem planı, arkadaşlar. Kimin hükûmeti nedir diye...

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - AK PARTİ kurulduğunda Hazineden para mı aldı?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Aldı, Hazineden para aldı.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Ne zaman aldı?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - 54 tane milletvekili vardı, Hazine yardımı aldı.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Seçime girmeden...

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Kurulduğundan itibaren aldı.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Liderle olur bu iş, liderle; liderlikle olur.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Liderlikle ilgisi yok.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Liderle var. Seninle mi ilgisi var?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bakın, Erdoğan siyasi yasaklıydı, Hükûmette değildi.

Bak, şunu da söyleyeyim: Ben Sayın Erdoğan'la kavga edip falan ayrılmadım da. Yani bana karşı her zaman kibar olmuştur, nazik davranmıştır.

HASAN TURAN (İstanbul) - Her zaman kibardır.

ÇİĞDEM ERDOĞAN ATABEK (Sakarya) - Sen de çok kibarsın şu anda!

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Hayatımda bana karşı en nazik davranan iki üç insandan biridir.

ÇİĞDEM ERDOĞAN ATABEK (Sakarya) - Sen de şu an çok kibarsın!

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Ayrılırken de kibarca ayrıldı.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Her zaman öyledir.

ÇİĞDEM ERDOĞAN ATABEK (Sakarya) - İhanet ettin, ihanet.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bakın, partiden ayrılırken parti genel merkezine MKYK toplantısına gittim, o salonda arkadaşlardan helallik almak suretiyle Genel Başkana istifamı verdim ve öyle ayrıldım.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Sonucunuzu görüyoruz.

ÇİĞDEM ERDOĞAN ATABEK (Sakarya) - Sonuç?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Benim gibi partisinden ayrılan Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir tek kişi yoktur.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Sonuç?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bir dinleyin.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - O her zaman lider.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bakın, bu, acil eylem planı değerli arkadaşlar.

MUHAMMET BALTA (Trabzon) - Siz mi yaptınız?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Erdoğan siyasi yasaklıyken; değil Başbakan, henüz milletvekili olamamışken ben Başbakan Yardımcısıydım ve bana bağlı Devlet Planlama Teşkilatında "Hükûmetin yol haritası" diye şu acil eylem planını hazırladık.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Ya, bütün insanlara haksızlık, günah bu ya!

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bakın, övündüğünüz...

ÇİĞDEM ERDOĞAN ATABEK (Sakarya) - Bunları tek başına mı yaptın?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - DPT bürokratlarıyla beraber yaptık, DPT bana bağlıydı.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - CHP o zaman onu da eleştirmişti.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Yani, bu kadar insanın emeğine haksızlık, günah ya!

SALİH CORA (Trabzon) - Sen neymişsin be abi (!)

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bakın, övündüğünüz, yatırım olarak övündüğünüz ne varsa en az yüzde 90'ı...

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Geç CHP'nin başına...

ÇİĞDEM ERDOĞAN ATABEK (Sakarya) - CHP'ye Genel Başkan ol.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - 2003-2007 yatırım programlarına bakın, şu acil eylem planını inceleyin, hepsi bunun içerisindedir, hepsi. (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler)

HASAN TURAN (İstanbul) - Bu kadar insana haksızlık.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Arkadaşlar, bakın, yani buradan bu kadar fazla sataşma yapmış olmanızı anlayışla karşılamıyorum.

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Sataşma yapmıyoruz.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Müsaade edin, sakin sakin konuşalım. En az on dakikamı yediniz.

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Her şeyi sen yaptın (!)

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bir hasbihal edelim ya, benimle hasbihal etmeye hiç mi ihtiyacınız yok sizin?

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Yok, hiçbir ihtiyacımız yok.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Nankörlük yapmayın.

ÇİĞDEM ERDOĞAN ATABEK (Sakarya) - Yok, yok.

ZAFER IŞIK (Bursa) - Partinle hasbihal et, bizimle değil.

İLYAS ŞEKER (Kocaeli) - CHP'yi kurtar Sayın Şener, CHP'yi.

MUSTAFA ELVAN KARAHOCAGİL (Amasya) - Acil eylem planını Lütfİ Elvan hazırladı.

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Öğretim görevlisi gibi konuşuyorsun.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Bitti mi?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bakın, değerli arkadaşlar, bu partinin kuruluşuna emek sarf ettim. Elinizdeki parti programı...

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Bizim emeğimiz yok mu Sayın Şener? Hep "Ben yaptım." diyorsun bir saattir ya, bak dinliyorum yarım saattir.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Var, emeğiniz var da parti programı...

RECEP ÖZEL (Isparta) - O zaman CHP'yi eleştiren...

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Alın teri var orada ya, taşrada alın terimiz var. Hep "Ben yaptım." diyorsunuz.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bırak da konuşayım.

Arkadaşlar, sizin sözcünüz de kalkacak, konuşacak o zaman o söyler.

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Ama bu da bana dokunuyor, ben bu partinin temel taşlarından biriyim ya Sayın Şener. Gitmiş olabilirsiniz, normal.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bakın, seni de var kılan...

Bakın, değerli arkadaşlar, programlar, teşkilatlar, hepsinde görev aldım.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Biz kurtulduk, sıra sizde.

MUHAMMET BALTA (Trabzon) - Ya, bu kadar başarılıydın, kendi partinde niye başarılı olamadın? Hep siz yaptınız (!)

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - 28 Şubatta ben Maliye Bakanıydım -28 Şubat AK PARTİ dönemi değil tabii- ve muhtıracılar hedef olarak beni göstermişlerdi, dimdik ayakta kaldım. 27 Nisan e-muhtırasında yine aynı şekilde Hükûmet aleyhine yapılan...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın konuşmanızı. Ek süre verdim, buyurun tamamlayın.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Konuşacak bir şeyi kalmadı Başkanım.

MUHAMMET BALTA (Trabzon) - Ek süreyi de siz yaptınız herhâlde (!)

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - ...bu e-muhtıraya cevap vermek için Başbakanlık Konutu'nda bir araya gelen 7-8 kişiden biri bendim.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Onu da siz verdiniz (!)

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - O cevap metnini hazırlayan heyetteydim ve kamuoyuna o açıklama öylece yapılmıştır.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Adaylığını geri çektin ama 2007 seçimlerinde.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bunun dışında, bakın, bazen arkadaşlar hakkımda ulu orta şeyler söylüyor da onları düzeltmek için söylüyorum bunları, bir dakikalık düzeltme zamanıyla halledemiyoruz çünkü.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Kendinize yazık ediyorsunuz vallahi.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bakın, 2007 seçimlerine girerken birçok problem vardı, cumhuriyet mitingleri vardı, 367 problemi vardı, e-muhtıra girdi devreye...

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Kim yapmıştı o mitingi?

ÇİĞDEM ERDOĞAN ATABEK (Sakarya) - Kim yapıyordu onları?

SALİH CORA (Trabzon) - Kadere bak ya! Kimlerle beraber?

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - 367 CHP'nin eseridir.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - O sırada gerginlik olduğu için kamuoyunu yatıştırmaya ihtiyaç vardı.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - 367'yi yapan parti CHP'dir.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Sayın Genel Başkan ve Gül, benim üslubumun bütün toplumu kucaklayıcı olduğunu, bu gerginliği yatıştırmak için beni görevlendirdiler.

MUSTAFA LEVENT KARAHOCAGİL (Amasya) - 28 Şubatla aynı kafa yapısı.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - "Bol bol televizyonlara çık, o tatlı üslubunla kamuoyunu yatıştır." dediler... (AK PARTİ sıralarından "Aaa!" sesleri, gülüşmeler)

HASAN TURAN (İstanbul) - Bu bir itiraf, bu bir itiraf.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Ama sizi de göreviniz esnasında ikna ettiler, değil mi?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - ...ve o görevi de üstlendim, sonuna kadar yerine getirdim aday olmayacağımı ilan ettiğim hâlde.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Darbe olacak diye ikna ettiler. Darbe olacağına ikna oldunuz, başbakan oldunuz (!)

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Onun için birkaç gün önce bir grup başkan vekiliniz çok ulu orta sözler söyledi. Bir kısmı söylediklerimin, ona cevap olsun diye söylüyorum. Bülent Efendi'ydi, kim? Nerede o Bülent Efendi? (AK PARTİ sıralarından "Bülent Bey" sesleri)

ÇİĞDEM ERDOĞAN ATABEK (Sakarya) - "Bülent Bey" "efendi" değil.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Doğru söyleyin, darbe döneminde başbakan olacağınıza inandınız mı inanmadınız mı?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Ve aile mahremiyetine dokunacak terbiyesizce sözler söyledi, dedi ki: "Efendim, işte Sayın Şener eşinin başını örttürmek istememiş."

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Hürriyet'e manşet olmuştu.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Hürriyet'e mürriyete öyle manşet atılmadı.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Hürriyet'e manşet oldu, öyle dediniz.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Evet, ben şunu söyledim basına. Ben ne söyledim? Nişanlılık döneminde eşim başörtülü değildi, ben ondan onun başörtüsünü takmasını istemedim, baskı da yapmadım, kendisi özgür iradesiyle başını örttü dedim. Böylesine bir cümleyi evirip çevirip Bülent Efendi'nin...

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Bülent Bey.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - ...böylesine istismar edecek şekilde kullanmış olması gerçekten büyük ayıptır, büyük ayıp. Keşke benim konuşmamı engellediğiniz gibi o Sayın Bülent Efendi'nin de konuşmasını engelleseydiniz. (CHP sıralarından alkışlar)

MUSTAFA LEVENT KARAHOCAGİL (Amasya) - İçki için ne dediniz?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bakın, aranızda zorla elimle milletvekili yaptığım, istifa ettirip "aday ol" deyip Meclise taşıdığım, istifa edip milletvekili olanlar var. (AK PARTİ sıralarından "Cumhuriyeti de sen mi kurdun ağabey ya?" sesi)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Evet, Cumhuriyet Halk Partisi kurdu.

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Süre Sayın Başkan!

BAŞKAN - Sözlerinizi tamamlayın Sayın Şener.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bakın, Bolu'daki asistanlığım döneminde benim öğrencim olan başörtülü bir sayın milletvekiliniz de aranızdadır. O dönemde ben daha asistandım. Otuz-otuz beş yıldır da o günden bugüne kadar hiç görüşmedik, ilk defa Mecliste karşılaştık.

AHMET HAMDİ ÇAMLI (İstanbul) - Sen aslında profesörmüşsün de...

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Başörtüsü konusunda benim ne düşündüğümü, nasıl tavır sergilediğimi, kendilerine nasıl hamilik yaptığımı o size anlatsın.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Senin partin başka düşünüyor ama.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Onun için, ailevi meselelere uzanacak kadar "Şener'i eleştireyim" diye uğraşırsanız perişan olursunuz. Perişan olursunuz bakın.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Vallahi siz perişan durumdasınız.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Onun için, değerli arkadaşlar, bu bir iflas bütçesidir.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - İstikamet... İstikamet... İstikamet...

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bu iflasın sebebi ise son on-on bir yıldır uygulanan beceriksiz ve yanlış politikalardır.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)