GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: RTÜK tarafından Halk TV ve FOX TV'ye ceza verilmesinin Türkiye'nin geleceği açısından yeni karamsarlıklara, endişelere yol açan bir konu olduğuna, TBMM tarafından seçilen RTÜK üyelerini iş ahlakına davet ettiğine, bedeli ne olursa olsun haksızlıklara karşı durmaya devam edeceklerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:41
Tarih:26.12.2018

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, biraz önce Sayın Bilgen'in de değindiği konu Türkiye'nin geleceğine bakışımız açısından yeni karamsarlıklara ve endişelere yol açan bir konudur. Yani Radyo ve Televizyon Üst Kurulu bugün toplanıyor Sayın Cumhurbaşkanının "Portakal mısın mandalina mısın?" diyen Fatih Portakal'ın "Hadi şimdi şöyle bir barışçıl çağrı olsa, sokağa çıkılsa, zamlar protesto edilse ki edilmez, kimse sokağa çıkmaz." dediği için FOX TV'ye 3 program durdurma ve bir aylık reklam gelirlerinin yüzde 3'üne çökme cezası veriliyor.

Aynı şekilde Metin Akpınar, Müjdat Gezen konusu kamuoyunda yeterince tartışıldı ve kamuoyunda aslında işin aslı, kimsenin darbe çığırtkanlığı yapmadığı konusunda ortalama bir mutabakat sağlanmışken...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - ...Halk TV'ye de aynı şekilde bir aylık reklam gelirinin yüzde 5'ine çökme ve 5 program durdurma cezası verilebiliyor.

Şimdi, bu kadar RTÜK'ün bir yıl öncesinden şikâyet edilmiş davalarla, programlarla ilgili karar vermeyen RTÜK'ün böyle apar topar bir karar vermesi Cumhurbaşkanının talimatına uymak değil de nedir? Şimdi, RTÜK üyelerini edebe davet ediyorum, iş ahlakına davet ediyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilmişlerdir, bir kimsenin kapı kulu değillerdir, olmamalıdırlar. Bana da bunun için dava açabilir. Hatta RTÜK şöyle bir karar da alabilir. "Hiçbir televizyonda Engin Altay'ın Mecliste yaptığı konuşmalar gösterilmeyecek." de diyebilir, demezlerse Allah belalarını versin, demezlerse Allah belalarını versin! (CHP sıralarından alkışlar)

Böyle bir şey kabul edilemez Sayın Başkan; burası muz cumhuriyeti değil, burada yalandan demokrasicilik oynayacak hâlimiz de yok.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Grup Başkan Vekilimiz Özgür Özel'in Millî Savunma Bakanıyla yaptığı polemik nedeniyle dün yine hazret kükrüyor, "Bunun hem tazminatı olacak hem cezası olacak." diyor. Bir Cumhurbaşkanı bu lafları edecek ve burada arkadaşlar "Türkiye'de tıkır tıkır demokrasi var." diyecek. Siz bizim aklımızla alay mı ediyorsunuz arkadaşlar?

ŞAHİN TİN (Denizli) - Niye? Söylüyor işte, eleştiriyi yapıyor; daha ne olacak? Demokrasi var işte.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Böyle bir dünya yok. Burası Parlamento, konuşacağız. Ne Özgür Özel'i ne de bir başkasını susturmaya Tayyip Erdoğan'ın gücü yetmez, yetmeyecek. (CHP, HDP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından "Bağırmayın." sesi)

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bağırıyorum, sana ne?

ŞAHİN TİN (Denizli) - Hakaret etmeyeceğiz, hakaret. Hakaret etmeden konuşacağız ya.

MEHMET ERDOĞAN (Gaziantep) - Hakaret etmeyeceksiniz.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Sana mı soracağım?

ŞAHİN TİN (Denizli) - Eleştirmek ayrı, hakaret etmek ayrı.

BAŞKAN - Tamamlayın.

MEHMET ERDOĞAN (Gaziantep) - Hakaret etmeyeceksiniz.

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Hakaret var, sürekli hakaret var ama hakaret ediyor sürekli.

AHMET BERAT ÇONKAR (İstanbul) - Burada temiz bir dille konuşacak.

BAŞKAN - Arkadaşlar...

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Millî Savunma Bakanıyla girdiği bir polemik, kaldı ki bütün kamuoyunun gözünün önünde her şey cereyan etmiş, karşılıklı sert sözler olmuş, olabilir. Millî Savunma Bakanının, bir kere, bir milletvekiliyle polemiğe girmesi yanlış. Sayın Özel hakaret etmemiş, doğruları söylemiş, "Silah arkadaşların sana hakkını helal etmeden öldü." demiş.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Yalan mı söylemiş?

Hâl böyleyken Özgür Özel'e 500 bin liralık tazminat davası açmakla, Halk TV'ye ve FOX TV'ye böyle cezalarla, yayın durdurmalarla Türkiye'nin susturulacağı zannediliyorsa; tek tük kalmış yandaş olmayan medyanın bu şekilde susturulacağı, muhalefetin bu şekilde sindirileceği zannediliyor ise vallahi de sinmeyeceğiz billahi de sinmeyeceğiz. Bedeli ne olursa olsun Türkiye'de olup biteni milletle paylaşmaya, haksızlıklara karşı durmaya, eğriye eğri demeye devam edeceğiz.

Bu konuda ayrıca madde üzerinde söz aldığımda tekrar görüşlerimi belirteceğim ama ben daha dün konuştum burada, Süleyman Demirel'in hoşgörüsüyle ilgili örnekler verdim, geçmiş başbakanların geçmişte bu konulara nasıl yaklaştığıyla ilgili örnekler verdim, Erdoğan bu kabustan kendini sıyırsın, Türkiye'de kimsenin onu gayriyasal yollarla devirmeye niyeti yok ama Erdoğan hakikaten devrilirse ancak Türkiye'de demokrasi tahrif edilirse devrilir.

AHMET BERAT ÇONKAR (İstanbul) - Nereden biliyorsun? Yaşamadık mı darbeyi burada?

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Demokrasi Erdoğan'ın büyük güvencesidir. Bunu Erdoğan'a bir kere daha hatırlatıyorum.

AHMET BERAT ÇONKAR (İstanbul) - Boş konuşuyorsun, boş. Çocuk mu kandırıyorsunuz ya!

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Öyle, tazminatla, kapanma cezasıyla, para cezasıyla Erdoğan'dan korkacak bir tek CHP'li de yok. (CHP sıralarından alkışlar)

Ayıp ya! Ayıp ya! Bu ne cezalar ya? Adam barışçıl "Sokağa çıkalım." diyor ya!