GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:85
Tarih:29.05.2019

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifinin 1'inci maddesi üzerinde söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Cumhurbaşkanlığı sistemiyle Meclis yetkilerinin gasbedildiği bir dönemden geçiyoruz. Şartlar ne kadar ağır ve zor olursa olsun milletin sesi ve nefesi olmaya devam edeceğiz, yanlışları yüksek sesle haykıracağız, halkımızın sağır bırakılmasına izin vermeyeceğiz. Torba kanunlarla yasama sürecine darbe vuran AKP iktidarının bu anlayışını sürdüreceğini üzülerek görüyoruz. Yani torba kanun cambazlığına tam hızla devam etmelerinden dolayı üzgünüz ama bu cambazlık acı sonuçlar getirir, sizleri şimdiden uyarıyoruz.

Değerli milletvekilleri, meslek örgütleri, üniversiteler, sektör temsilcileri ve konunun uzmanlarıyla yeterince tartışılmadan getirilen yasal düzenlemeler kısa bir süre sonra tekrar değiştirilerek önümüze getiriliyor yani yazboz tahtasına döndürüldük.

Teklifin 1'inci maddesiyle Kültür Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi kurumlar vergisinden muaf tutuluyor. Kamu maliyesinde yer alan tüm döner sermaye işletmeleri gelir, gider, harcama durumu açısından bütüncül bir anlayış içerisinde olmalıdır. Getirilen bu düzenlemeyle Kültür Bakanlığına tanınan imtiyaz sebebiyle bütünlük bozuluyor. Alelacele getirilmiş bir düzenlemedir bu. Kamu maliyesi bütüncül yaklaşım gerektirir, tek tek bazı döner sermayelere bu hakları tanımak yanlıştır.

Getirdiğiniz torba yasa teklifiyle kısa bir süre önce değiştirdiğiniz yasaları tekrar tekrar değiştiriyorsunuz. Gelişmiş ülkelerde görmediğimiz bu ciddiyetsizliği ülkemizde görüyoruz. İki buçuk ay önce Maden Kanunu'nu bu Meclisten hep beraber çıkardık ama ne geçti iki buçuk aydan bu tarafa ki tekrar Maden Kanunu'nda değişiklik yapıyoruz. Bakınız, yazıktır bu ülkeye; sadece AKP döneminde Maden Yasası'nda 2'si köklü, 14 tane değişiklik yapılmış, hiçbir düzenleme sıkıntılarımıza çözüm olmamış.

Değerli milletvekilleri, torba yasada yapılan düzenlemelerle ruhsatlar bölünmekte, ÇED süreci baltalanmaktadır. İşlemeyen ÇED süreci torba yasayla iyice işlevsiz hâle getirilmektedir. Böyle bir yapı hem ekolojik hem iş güvenliği açısından çok acı sonuçlar doğurmaktadır.

Değerli milletvekilleri, seçim bölgem olan Tekirdağ yanlış sanayileşmenin, plansız sanayileşmenin en çok acısını çeken bir il. Sürdürülebilir kalkınma yerine çevreyi, doğal zenginlikleri yok eden bir sanayileşmeyle karşı karşıyayız. Arıtmasız çalıştırılan fabrikaların bıraktığı atıklar bugün Ergene'yi âdeta kanalizasyona dönüştürmüştür. İçinde canlı yaşayamaz hâle gelmiş, bu durum bölgemizdeki tarımı da olumsuz yönde etkilemektedir. Bölge insanının kanserleşme riskini de gün geçtikçe artırmaktadır. Daha geçen yıl, Tekirdağ'ın ciğerleri konumundaki 102 hektarlık orman alanında 180 bin tane meşe ormanının kesilmesine ÇED raporuyla izin verdiniz, bu bir çevre cinayetidir. On gün önce de Marmara Ereğlisi ilçemizde cam fabrikası yapılmasına yönelik ÇED raporu onaylandı. İnsan sağlığı, tarihî doku, kültürel ve tarımsal yapıya zarar veren şehrin ortasındaki bu fabrikanın nasıl onay aldığını merak ediyorum. Fabrikanın hangi yakıtı kullanacağı açıklanmadan ÇED raporu nasıl verilmiştir, bunu bütün halkımız soruyor. Bu da halkımızın endişelerini haklı çıkarmaktadır ki bu fabrika şehir ortasına kurulamaz, insanımız perişan olur.

Değerli milletvekilleri, yine önemli bir konuda konuşmak istiyorum. Son dönemde rüşvet, yolsuzluk, iftira, karalama, taciz, tecavüz konularının gündemi işgal ettiği ciddi sorunlarla karşı karşıyayız. Bir ahlaki irtifa kaybı söz konusu, sosyolojik açıdan incelenmelidir. Küçük çocukların tacizlerinin, tecavüzlerinin süreklilik kazandığı bu tablo üzüntü vericidir. Bu konudaki suçlar artarken pedofiliyi öven kitapların dahi çıkartıldığı bir ortamın oluşması ürkütücüdür. Bakın, bir ülkenin muhalefet partisinin genel başkanını linç etmeye çalışanlar, başka muhalefet partisinin genel başkanının evini basanlar, gazeteci dövenler serbest bırakılıyor. İşlemeyen bir adalet ve hukuk süreciyle karşı karşıyayız. Amma velakin iktidara en ufak eleştiri içeren tweet atanlar hemen içeri alınıyorlar. Ne hikmetse, çocuk pedofilini öven iğrenç bir kitap rahatlıkla basılabiliyor. Bunun üzerinde düşünmemiz lazım arkadaşlar. Böylesi utanç verici kitap sosyal medya konusu olunca soruşturma açılıyor ve "Zümrüt Apartmanı" adlı bu utanç ötesi kitabın yazarı ve onu basanlar, Kültür Bakanlığı ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının suç duyurusuyla birden işleme tabi tutuluyor. İktidar, enerjisini muhalefeti karalamak yerine değil sapkınlık, çocuk tacizleri, yolsuzluklar, rüşvet ve kadın tecavüzleri üzerine mücadele etmelidir, kötülüklerle mücadele zamanıdır.

Değerli milletvekilleri, dün akşamki birleşimde MHP Konya Milletvekili Sayın Esin Kara Hanımefendi bir talepte bulundu. Esin Hanım diyor ki: "19 tane ilde kenevir ekiliyor." Ben de ziraat mühendisiyim, bu konuda sizleri bilgilendirmek, Genel Kurulu bilgilendirmek istemiştim ama akşam kısmet olmadı, bugünkü gündemde bunu dillendirmek istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Ocak 2016 yılında çıkan kanunla 19 ile kenevir ekimi için izin verildi. 9 Ocakta da Cumhurbaşkanı meydanlara çıktı ve dedi ki: "Bundan sonra poşet yasak, keten lif için kenevir ekeceğiz." Ama bir şeyi kaçırmışlardı; aynı, seçim zamanlarında sahaya çıktıklarında "Uçağımızı yapacağız, arabamızı yapacağız." diyoruz ama hâlâ araba da yok uçak da yok ortada. Gelinen nokta da yine aynı şekilde, 2016'da 19 ile kenevir izni verilmişti, o günden bugüne ortada bir şey yok.

Bakınız, bir tane kayıtlı çeşidimiz yok. Neyi üretiyorsunuz? Dört yıl olmuş, hâlâ bir üretim yok. Yalnız, birinin de hakkını yememek lazım, "ASAM" diye bir stratejik araştırmalar merkezi kendi çapında bir şeyler yapmaya çalışıyor.

Geçmişte Anadolu'da ekilen çeşitlerimiz vardı; Gökçeağaç, Nazlı ve Vezir. Bunlardan Gökçeağaç içlerinde birazcık tohumla beraber 55 dekarlık geçen yıl üretim yapmış. Ya arkadaşlar, bu şirket veya enstitü dışında üretim yapan kuruluşumuz yok. Tarım Bakanlığımız bu konuda uyumuş. Tarım Bakanımız her konuyu olduğu gibi bunu da sümen altına atmışlar...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Başkanım, bitiriyorum, toparlıyorum.

BAŞKAN - Toparlayın Sayın Milletvekili.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Bu bağlamda, Sevgili Milletvekilim, üzülmenize gerek yok ama ben size sadece şu uyarıyı yapayım: Bu ülkede keten tohumu ekiliyordu ve keten tohumunda 3 tane çeşidimiz kayıtlı sevgili milletvekili arkadaşlarım. Gelin, keteni destekleyelim, keneviri destekleyelim. Yerli tohumumuz yok ama bu yerli tohumları seleksiyonla beraber AR-GE'ye alalım. Olmuyorsa yurt dışından tohum getirip şimdiye kadar üretime almamız gerekiyordu ama biz icraat bekliyoruz, söz beklemiyoruz.

Bu duygu düşüncelerle hepinizi saygıyla selamlıyorum, bayramınızı kutluyorum.

Teşekkür ediyorum.

Saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)