| Konu: | Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 85 |
| Tarih: | 29.05.2019 |
BAHA ÜNLÜ (Osmaniye) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 68 sıra sayılı torba yasanın 9'uncu maddesi için grubum adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Gelişmiş ülkelerin kalkınma süreçleri incelendiğinde madencilik sektörünün büyük rol oynadığı görülmektedir. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler kalkınmalarını maden zenginliklerine dayandırdıkları hâlde ülkemizde madencilik bulunması gereken yerde değildir. Bütünlükten kopuk bir anlayışla hazırlanan mevcut Maden Kanunu'nun bazı maddelerinde değişiklik yapılmasıyla da madencilik sektöründe bir atılım yapmak mümkün değildir. Yaklaşık iki buçuk ay önce 7164 sayılı Maden Kanunu'nun birçok maddesinde değişiklik yapılmasına rağmen çok kısa bir zaman sonra yeni bir düzenlemenin Genel Kurul gündemine getirilmesinin nedeni anlaşılamamaktadır. İktidarın on yedi yıldır "Ben yaptım, oldu." anlayışından vazgeçmediği burada da görülmüştür.
"Torba yasa" uygulaması "nitelikli yasa" kavramının bir tür kemiricisi konumuna gelmiş bulunmaktadır. Yeni sistemde artık kanun tasarıları bakanlıklar eliyle değil, doğrudan milletvekilleri eliyle teklif olarak hazırlanacak, görüşülecek ve vatandaşın ihtiyaçlarına daha net çözümler üretilecek deniyordu ancak bunu bir türlü göremiyoruz arkadaşlar.
Genel Kurul gündemine getirilen teklifin ilgili maddeleri madencilik sektörü ve sektörde görev yapan bazı kuruluşlarla ilgili ayrıntılı düzenlemeler içermektedir.
Değerli milletvekilleri, teklifin 9'uncu maddesi devlet hakkı oranlarına ilişkindir. Maden işletmeleri ticari faaliyetler olup her ticari faaliyette olduğu gibi üretim, maliyet, kâr unsurları göz önüne alınarak sürdürülmektedir. Bu faaliyetlerin maliyet unsurları içinde Maden Kanunu gereği devlet hakkı ödemeleri önemli bir yer tutmaktadır.
Devlet hakkı, bir mali yükümlülüktür. Ruhsat sahibinin mali yükümlülüğünün artırılıp azaltılması devletin tasarrufundadır. Bu değişiklik de Anayasa'nın 73'üncü maddesi gereği kanunla yapılmaktadır.
14 Şubat 2019 tarihinde yürürlüğe giren 7164 sayılı Kanun'da ruhsat sahiplerinin 2018 yılına ait devlet hakkı beyan, tahakkuk ve tahsilatlarının, 7164 sayılı Kanun hükümlerine göre uygulanacağıyla ilgili bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü 2019 Nisan ayı içerisinde yayınladığı 2 duyuruyla ruhsat sahiplerinin 2018 yılı devlet haklarının 2019 Şubatta yürürlüğe giren 7164 sayılı Kanun hükümlerine göre ödenmesi istenmiştir. Söz konusu duyurular, hukuksal dayanaktan yoksun, kazanılmış hakların korunması ve yasaların geriye yürümezliği ilkelerine aykırılık teşkil etmektedir. MAPEG bu yönde bir uygulamayla ruhsat sahiplerinden yasal olmayan şekilde ek devlet hakkı almayı talep etmiştir. Madencilik dernekleri ve ruhsat sahipleri Bakanlığa birçok dava açmış ve iktidar, bu duyuruların yanlış olduğunu ve Bakanlığın açılan davaları kaybedeceğini anladığı için yaklaşık iki buçuk ay önce yürürlüğe girmiş olan kanun maddelerinde tekrardan değişiklik yapılmasını istemiştir. Bu durum, iktidarın kalıcı ve planlı bir şekilde değil, esnek ve anlık ihtiyaçları gidermek için kanun çıkardığını göstermektedir. Aslında MAPEG burada kendi içerisinde de çelişmiştir. MAPEG devlet hakkı hesaplarıyla ilgili 28 Şubat 2009 öncesi ve sonrası yürürlükte olan Maden Kanunu'nun bazı hükümlerini alarak bir mevzuat harmanı hazırlamıştır. Bu mevzuat harmanını 4 Nisan ve 19 Nisan 2019 tarihlerinde iki duyuru olarak yayınlamış ve kamu gücünü kullanarak ruhsat sahiplerine ek mali yükümlülük getirmiştir. MAPEG Anayasa'nın 73'üncü maddesini yok saymıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayın Sayın Milletvekili.
BAHA ÜNLÜ (Devamla) - Toparlıyorum Başkanım.
Bu duyuruların yasal geçerliliği yoktur. Buradan da görüldüğü gibi, teklifi hazırlayan iktidar mensubu milletvekillerinin kanun teklifini hazırlarken sektör bileşenlerinin, maden emekçilerinin, maden, jeoloji ve elektrik mühendisleri odalarının, sivil toplum kuruluşlarının, sendikaların, üniversitelerin ve ilgili kamu kuruluşlarının görüşlerini almadıkları bir kez daha anlaşılmıştır.
Son on yedi yıllık AK PARTİ iktidarı döneminde 3213 sayılı Maden Kanunu 2'si köklü olmak üzere tam 14 kez değişikliğe uğramıştır. Bu, uygulanan devlet politikalarının ne kadar yanlış olduğunu ve iktidarın bu konuda ne kadar yetersiz ve bilgisiz olduğunu göstermiş, yatırım ve üretim sürecinde yer alan insanları da bezdirmiştir. Sonuç olarak toplumsal, ekonomik ve çevresel bakımdan sürdürülebilir bir madencilik ve...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAHA ÜNLÜ (Devamla) - ...sektörünün gelişimi, devletle ilgili sektör temsilcileri, demokratik kitle örgütleri, sivil toplum örgütlerinin iş birliğiyle mevcuttur.
BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Milletvekilim.
BAHA ÜNLÜ (Devamla) - Hepinize saygılar sunuyorum.
İyi bayramlar diliyorum. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)