| Konu: | (2/1551) esas numaralı Karşılıksız Çek ve Protestolu Senetler ile Kredi ve Kredi Kartları Borçlarına İlişkin Kayıtların Dikkate Alınmaması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/32) münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 87 |
| Tarih: | 11.06.2019 |
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) -Teşekkür ederim Başkanım.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; karşılıksız çek ve protestolu senetler ile kredi ve kredi kartı borçlarına dair kayıtların dikkate alınmaması konusunda vermiş olduğum kanun teklifi hakkında söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi ve ekranları başında bizleri izleyen değerli, saygıdeğer yurttaşlarımızı selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, verdiğim yasa teklifiyle, her geçen gün derinleşen ekonomik krizde esnafa can suyu vermeyi amaçlıyoruz. Zira esnafımız borç batağına düşmüş, kredilerini ödeyemez hâle gelmiş, çaresizce çırpınmaya başlamıştır. 2001'deki krizi hatırlarsınız. O zamanlar yazar kasa atılan bir tablo vardı. Bunu her ortamda dile getiriyorsunuz ama AKP'yle beraber bugünlerde karşılaştığımız bu tablo içimizi acıtmaktadır. İnsanlar kendini yakarak hayatlarına son vermektedirler.
Evet, geçim sıkıntısı, borç batağı aileleri yok etmekte. Geçen yıl, Çorum'da borçlarını tahsil edemeyen oto lastikçisi kardeşimiz Bektaş Keçebaşoğlu üzerine benzin dökerek hayatına son vermişti. Ağır yaralanan kardeşimizi kurtaramadık, kendisine tekrar Allah'tan rahmet diliyorum. Yine, biliyorsunuz ki, yirmi gün önce de Gaziantep'te işsizlik sebebiyle bunalıma giren Eyüp Dal kardeşimiz de kendini yakarak hayatına son verdi ve eşi devlete hakkını helal etmediğini açıkladı. Dal için de üzgünüm, Allah'tan rahmet dilerken eşi için de sabırlar diliyorum. Geçim sıkıntısı dünyanın en büyük sıkıntısıdır, ekmek kavgası en yorucu kavgadır. Evine aş götüremeyen vatandaşlarımız birer birer intihar ediyor, geride kalanlar acı çekiyor ve devlete hakkını helal etmiyorlar. Bunun için helal etmiyorlarsa bunu düşünmemiz gerekiyor. Gerekli tedbiri almak, istihdam olanaklarını genişletmek ve borca düşen esnafımızı daha rahatlatmak zorundayız.
Değerli milletvekilleri, bakın şu anda ekonomiye, alev alev yanmaktadır; dövizde istikrar yok, Türk lirası hâlen dolar ve avronun karşısında değer kaybetmeye devam etmektedir. 2014 Haziran ayında dolar 2 lira 12 kuruşken 2017 Haziran ayında 3 lira 51 kuruş oldu, şu andaysa 6 lira civarında seyretmektedir, üstelik fiyatlar çok oynaktır. Döviz kurları sürekli yükseliyor, faizler artıyor, hâliyle borçlar da artmaya devam ediyor. Böylesi istikrarsız bir ortamda var olma savaşı veren esnafımız bankalardan çektiği kredilerini, kredi kartlarını ve vadesi gelmiş olan borçlarını ödeyemez hâle gelmiştir; sadece esnaf değil tüccar, çiftçi, memur, işçi yani kısacası 82 milyonun birçoğu ödeyemez hâldedirler. Büyük işletmeler konkordato yoluyla borçlarını yeniden yapılandırırken krizi atlatmayı başarıyorlar. Konkordato yoluna başvuramayan esnafsa krizle baş başa kalmış, kendisi korunmasız hâldedir.
Değerli milletvekilleri, isterseniz son rakamlara bakalım. Bu yılın ilk dört ayında protesto edilen senet tutarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 57 artmış yani 7 milyar liraya ulaşmıştır. Bakınız, yine yılın ilk dört ayında karşılıksız çek tutarına baktığımızda bu rakam yüzde 84 artarak 12 milyar liraya ulaşmıştır. Bu rakamlar çok ürkütücüdür. Karşılıksız çek, senet tutarının geçen yıla göre yüzde 84 artması demek geminin güverte kısmından su almaya başladığını ve geminin battığını bize ifade etmektedir. Peki, ya vatandaş? Gırtlağına kadar borca batmış durumda. Maalesef 2019 yılının ilk üç ayında vatandaşların tüketici kredisi borcu 178 kat artarak 402 milyar liraya ulaşmıştır, bireysel kredi kartı borcu ise aynı dönemde tam 24 kat artarak 104,5 milyar liraya ulaşmıştır.
TOBB'un açıklamasına göre nisanda kapanan şirket sayısı geçen yıla göre yüzde 13 artmış, 726 şirket kepenk indirmiştir. Kapanan şirket sayısının daha hızlı artacağı da aşikârdır çünkü kriz gittikçe derinleşmektedir. Tablo vahimdir. Kapanan şirketler istihdamı olumsuz yönde etkilemektedir. İşsizlik almış başını gitmektedir. En vahimi de iyi koşullarda yaşamak için eğitim alan üniversite mezunu gençlerimizin iş bulamamasıdır. Yine Şubat 2019'da, kendi bölgem olan Tekirdağ'da Saffet Günay kardeşim iş bulamadığı için hayatına son vermiştir. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine sabırlar diliyorum. Çok acı örnekler verdim. 8 milyon işsizimiz var arkadaşlar. Her 100 işsizden 24'ü üniversite mezunu. Ziraat mühendisleri, eğitim fakültesi mezunları atanmayı bekliyorlar. Bakın, üniversite mezunu işsiz sayısı 1 milyonu aşmış, ziraat mühendisliği, eğitim fakültesi mezunları iş bulamaz hâle gelmiş. Eğitimin de tarımın da gelmiş olduğu nokta aslında burada saklıdır. Donanımlı gençler yerine eş dost, ahbap ilişkisi olan, torpilli isimler atanıyor, tam bir çürüme var. Torpilleri engellemek için getirilen KPSS yerine sözlü sınavlarla eleman alımlarına devam edilmektedir. Yazıktır, günahtır! Sonra, Cumhurbaşkanımız çıkıyor "Her bir üniversite mezunu iş bulur diye bir kural yok." diyebiliyor. Üniversiteye evde oturmak için mi gidilir?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayın Sayın Aygun.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Değerli milletvekilleri, uzun lafın kısası, esnafın kendisi borç batağında, oğlu ya da kızı da iş derdinde. Esnaf aileleri bu tabloda açlık ve sefalete mahkûm olsun mu? Aileler dağılsın mı? Yazıktır, günahtır bu ülkeye.
Değerli milletvekilleri, getirdiğimiz düzenlemeyle KOBİ esnaf ve işletmelerin kredilerini veya vadesi gelmiş çeklerini ödemekte güçlük çeken ya da kredi kartı borçlarını ödeyemeyen gerçek ve tüzel kişilerin borçlarının yeniden yapılandırılmasını istiyoruz. En basit ifadeyle kara listeye düşen esnafımıza ve vatandaşımıza af getiriyoruz. Bu düzenlemeyle beraber bankalar üzerindeki, Risk Merkezindeki olumsuz kayıtların da dikkate alınmamasını istiyoruz. Esnaf kardeşlerimiz ekonominin omurgasıdır; ailelerimizin, toplumsal hayatımızın can suyudur. Esnafın çökmesi demek -ya da krize girmesi- ailelerin dağılması, toplumsal huzurun bozulmasıdır. Esnafımızın batması domino taşları gibi tüm ülkeyi batıracaktır. Bu yüzden esnafın borçları yeniden yapılandırılmalı, taksitlendirilmeli, bankalarla işlerini temizlemeliyiz.
Bu duygularla konuşmama son verirken yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. İnşallah, bu teklifime "evet" oyu verirsiniz, hep beraber esnafımızın nefes almasını sağlarız diyorum.
Saygılarımla, teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)