| Konu: | 13 Haziran büyük mütefekkir Cemil Meriç'i vefatının 32'nci seneidevriyesinde rahmetle andığına, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'nun pasaportuna "terör" şerhinin kim tarafından konulduğunu ve makam aracının geçiş üstünlüğünün kaldırılıp, koruma polislerinin kimin talimatıyla geri çekildiğini İçişleri Bakanından öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 89 |
| Tarih: | 13.06.2019 |
ABDULKADİR KARADUMAN (Konya) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Öncelikle "Kamus namustur." diyerek ülkemize ve insanımıza önemli ufuklar açan Cemil Meriç'i vefatının seneidevriyesinde rahmetle anıyorum.
Aslında, dün de Genel Kurulda konuşulan ve tartışılan, Genel Başkanımız Sayın Temel Karamollaoğlu'nun pasaport meselesiyle alakalı ben birkaç hususa burada dikkat çekmek istiyorum.
Sayın Genel Başkanımız, pasaport meselesiyle alakalı olarak, 24 Haziran seçimleri sonrasında pasaportunu yenilemek üzere Ankara Nüfus Müdürlüğüne gider. Başvurusu esnasında, yenileme başvurusu esnasında pasaportun verilemeyeceğini çünkü terör isnadı olduğunu Nüfus Müdürlüğü ifade eder. Genel Başkanımız ve çalışma ekibi ile İçişleri Bakanlığı Müsteşarlığı şifahen birtakım temaslara geçerler ve bunun neticesinde de "terör" ibaresi kaldırılır ve pasaport yenilenir ve kendilerine takdim edilir ama 24 Haziran seçimleri sonrasındaki aynı süreçte makam aracının geçiş üstünlüğü kaldırılır ve kendisinin koruma polisleri geri çektirilir. Bütün bunlardan haberdar edilen İçişleri Bakanı, yine bugünlerde, özür dilemek yerine olayın yaşanmadığını ileri sürerek örtbas etmeye çalışmaktadır. Tabii, biz biliyoruz ki İçişleri Bakanı fırıldak gibi döndüğünden dünü unutmuş olabilir "Dün dündür, bugün bugündür." diyebilir ama biz şu soruları kendisine sormak istiyoruz:
Eğer bu meseleyle alakalı herhangi bir problemin yaşanmadığını söylüyorsa pasaporta "terör" şerhi kim tarafından konulmuştur? Bunun açıklanmasını istiyoruz.
Makam aracının muafiyeti yani geçiş üstünlüğünün kaldırılması kimin talimatıyla gerçekleşmiştir ve koruma polisleri kimin talimatıyla geri çektirilmiştir? Bunun cevabını bekliyoruz.
Eğer İçişleri Bakanının işi yalan söylemek, insanlara haksız yere iftira atmak değil de İçişleri Bakanlığı yapmak ise bu sorulara cevap vermeli ve açıkça özür dilemelidir.
Yine, dün, aslında, İYİ PARTİ Milletvekili Sayın Metin Ergun'a da teşekkür ediyorum bu konuyu dile getirdiler ama kendileri bu konuyu dile getirirken -ben esefle takip ettim- insan hakları alanında önemli çalışmalar yapıyorlar...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayın Sayın Karaduman.
ABDULKADİR KARADUMAN (Konya) - Konuşma esnasında, insan haklarıyla alakalı önemli çalışmalar yapmış olan, birçok sivil toplum kuruluşunda görevleri bulunan hem de bir hukukçu olan AK PARTİ Trabzon Milletvekili Sayın Salih Cora, aynen şunu söyledi: "İngiliz pasaportu varsa ona 'terör' ibaresi konmuş olabilir." Tutanaklarda da bu, aynen bu şekilde mevcut. Kendisini insan haklarıyla ilgili çalışma yapan birisi olarak da ben hayretle takip ettim ve bu sözünü esefle de kınadığımı burada belirtmek isterim. Eğer kendisi bu meseleyle ilgilenmek yerine -bir Trabzonlu olduğu için de- Trabzonlulara "Pontusçu" diyenlerle eğer mücadele ederse kanaatimce çok daha makul bir işi yapmış olacağı düşüncesindeyim.
Ben Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.