| Konu: | Askeralma Kanunu Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 91 |
| Tarih: | 19.06.2019 |
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Ben askerlik maddelerine geçmeden önce, uzun yıllar kamuda yüzlerce imar planına esas jeolojik etüde imza atmış bir jeoloji mühendisi olarak Trabzon'da yaşanmış olan bu faciayla ilgili birkaç cümle söylemek istiyorum. Öncelikle hayatını kaybetmiş olan 4 vatandaşımıza Allah'tan rahmet diliyorum, 6 kayıp vatandaşımızın da bir an önce sağ ve salim bulunmasını diliyorum.
Değerli milletvekilleri, evet, Allah bize bir akıl vermiş ve bilim ve teknolojiyi vermiş. Daha önceki konuşmalarımda da ifade etmeye çalışmıştım, normal koşullarda bu dere yataklarında beş yüz yıllık yağış rejiminin ve akış rejiminin göz önünde bulundurulması gerekiyor. İmar planlarında, Devlet Su İşleri bu dere yataklarının taşkın sınırlarını belirler ve tıpkı sit alanlarında olduğu gibi, buralara yapılaşma yasağı getirilir değerli milletvekilleri ama ne yazık ki Trabzon HES 3 Araklı Göleti'nin duvarının yıkılması sonucu meydana gelen bu afette, bakın, dere yataklarında arkadaşlar, konutlar yapılmış durumda, dere yatağının içerisinde bu konutlar. Bir kere, bu, ne mühendislik açısından ne de imar planı açısından kabul edilebilir bir durum değildir.
Yine, benzer şekilde, yolun dere yatağı içerisinde olup selin yarısını götürdüğünü görüyoruz. Doğa affetmez arkadaşlar. Doğa olaylarını afete çeviren insanoğlunun kendisidir. Bakın, kesiti görüyorsunuz burada ve dere yatağının nerelere kadar uzandığının en önemli göstergesi. Bizler mühendisler olarak eğer bu akış, yağış rejimini tespit edemiyorsak, debiyi tespit edemiyorsak ve bunu öngöremiyorsak hiç mühendislik yapmayalım. Aklın ve bilimin yolu birdir. Bunları afete dönüştüren de insanoğlunun tedbirsizliğidir diyorum. Bu konuyla ilgili konuşmadan geçemeyeceğimi düşündüm ve artık, dere yataklarındaki sel afetlerinde, jeolojik tetkiklerin, jeoteknik etütlerin yapılmaması sonucu insan yaşamlarının yitip gitmesine seyirci kalmayacağımızın bilinmesini isterim.
Evet, değerli milletvekilleri, asker almayla ilgili, öncelikle ellerine kına yakarak düğün ve dernekle göndermiş olduğumuz bütün asker evlatlarımıza buradan sevgi ve selamlar gönderiyorum, onların gözlerinden öpüyorum gerçekten. Vatanımız için canını hiçe sayan tüm şehitlerimize de Allah'tan rahmet diliyorum, ailelerine ve ulusumuza başsağlığı, tüm gazilerimize de acil şifalar diliyorum.
Saygıdeğer milletvekilleri, 37'nci madde de askerlik yükümlülüğünü yerine getirenlerin, meslek icrasına yönelik daha önceden sahip oldukları belgelerin vermiş olduğu yetkilerin, Türk Silahlı Kuvvetlerince ihtiyaç duyulan hâllerde kullanılması amaçlanmıştır. Biz, bunda herhangi bir sakınca görmüyoruz. Gayet tabii ki Türk Silahlı Kuvvetleri ihtiyaç hâlinde bu değerleri kullanacaktır, bundan daha doğal bir şey olamaz, buna herhangi bir itirazımızın olması söz konusu değil.
Esasen, bedelli askerlik, öncelikle erbaş ve er ihtiyacının karşılanması, daha sonra ihtiyaç fazlası yükümlülerin bu bedelliden faydalanmasını baz almalı. Bedelli sayısının sabitlenmiş olması da insanlarda hani bir rant beklentisi algısı oluşturmaktadır. İhtiyaca göre dinamik planlama yapılmasının daha uygun olacağı görüşündeyiz. Bu konuda teklifte net hükümlerin bulunmaması, tabii, bizim handikapla karşıladığımız bir durum. Hâlen 15 bin lira verip beklemekte olan askerlerimiz var. Şu anda rakamın 31 bin liraya çıkarılmış olması, yüzde 100'ün üzerinde artırılmış olması tabi ki düşündürücü bir şey. Bir de hâlâ bekleyen, bu 15 bin lira için bekleyen askerler dururken 31 bin lira ödeyenlerin ne zaman askerlik yapacağının ve gelecekle ilgili, önünü görmemesiyle ilgili bir sıkıntı yaratmaktadır. Bunun da göz önünde bulundurulması gerekir diye düşünüyorum.
Reform paketi olduğu belirtilmesine rağmen -ordumuzda kahraman sözleşmeli erbaş ve erler bulunmaktadır- bu uzman erbaş ve astsubayların, subayların ve sözleşmeli astsubayların can yakıcı sorunlarına teklifte yer verilmemiştir. Bunun da kapsama alınması gerekirdi diye düşünüyoruz.
Teklifte altı ay askerlik yapacak erbaş ve erlerimize TOKİ'den öncelikli konut edinebilme hakkı verilmişken diğer sözleşmeli erbaş ve erlerimize...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Tamamlıyorum efendim.
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın Sayın Şevkin.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - ...uzman erbaş ve astsubaylarımıza, subaylarımıza, jandarma ve polisimize de TOKİ'den öncelikli konut edinme hakkı verilmeliydi diye düşünüyorum. Teklifin silah arkadaşlığını, meslek adaletini zedeleyici mahiyeti böylece ortadan kaldırılmalıdır.
Mevcut 460 bin yoklama kaçağı ve bakayanın bir kereye mahsus bedelli askerlikten faydalanması düzenlenmiştir. Ancak kurada çıkmamaları hâlinde ciddi bir yığılma söz konusu olacaktır. Buna dair mağduriyetler, kanundan beklenen faydanın yerine gelmeyeceği göz önüne alınmalıdır diye düşünüyoruz.
Öte yandan barışta, olağanüstü hâl ve savaşta askerliğini henüz yapmadan Cumhurbaşkanınca gerekli görülen hâllerde özel olarak görevlendirilen gönüllülerin askerlikten muaf tutulabilmesi bir ihtiyaç değil, keyfîliktir. Bu konunun tüm partilerin söz birliğiyle kaldırılmış olması sevindirici bir durumdur elbette. Olumlu karşılıyoruz bunu da.
Ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetlerinde sözleşmeli er olarak görev yapan askerlerimiz için vardiya sistemi uygulanabilir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Bir cümlem kaldı...
BAŞKAN - Son cümlenizi de alalım...
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Ailelerini görmeyen, evlerine gidemeyen evli ve çoluk çocuk sahibi olan askerlerimiz için daha sosyal, nefes alabilecekleri bir yöntem uygulanmalıdır diye düşünüyorum.
Ben bu kanunun Türk Silahlı Kuvvetlerine, askerlerimize ve ulusumuza faydalı olmasını diliyorum.
Yüce Meclise saygılar sunuyorum.
Teşekkür ederim. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim.