| Konu: | 23 Haziran İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi sonucunun demokrasi açısından değerlendirmesinin yapılmasına ilişkin gündem dışı konuşması |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 95 |
| Tarih: | 27.06.2019 |
NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım bundan iki yıl önce yine bugünlerde Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun başlattığı "adalet yürüyüşü"ne hep birlikte katılmıştık ve bütün parkuru da ben kendileriyle birlikte yürümüştüm. Bu milletin yüzde 85'inin tasvibini gördük. Bize "Adalet yollarda aranmaz." dendi, "Spor yapıyorsunuz." dendi, kampımıza gübre döküldü, yollarımıza mermi bırakıldı, tehdit edildik, hakarete uğradık ama yine de tek sloganımız "Hak, hukuk ve adalet" oldu. (CHP sıralarından alkışlar)
Şunu sormuştunuz: "Ee, sonra ne olacak? Yani bunun gerisi ne?" İşte bunun gerisi ve bunun cevaplarından bir tanesi de son İstanbul seçimidir arkadaşlar, tekrarlanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimidir.
Ben, buradan, adaleti ayakta tutan aziz milletimize şükranlarımı sunuyorum.
Çok değerli arkadaşlar, hak, hukuk ve adalet anlayışının somut şekli çoğulcu demokrasidir. Hepinizin bildiği gibi, insan haklarının güvence altına alındığı, hukuk devletinin işlerlikte olduğu, şeffaf bir yönetimin işbaşında olduğu, hesabın sorulabildiği ve hesabın tereddütsüz verildiği bir ortamda dürüst ve özgür seçimlerle yönetimin belirlenmesi çoğulcu demokrasidir. Bu şartların hepsi tek tek gerek şart olmakla birlikte, ancak ve ancak bunların hepsi birlikte olduğunda, biz, çoğulcu demokrasi için yeter şartı bulabiliriz.
Değerli arkadaşlarım, bizler ilk seçimlerimizi, ciddi seçimlerimizi 1840'larda yaptık. Mahalle meclislerini seçtik ve bu mahalle meclisleri, mali, idari ve asayişle ilgili sorunlara el atıyordu, onlara çözüm üretiyordu. Yani seçimler, siyasi tarihimiz boyunca süregelen vesayet anlayışı karşısında halkımız için daima bir sığınak olmuştur.
Sevgili AK PARTİ'liler, seçimler sizin de içinden neşet ettiğiniz sessiz yığınların taleplerinin ve siyasetinin meşruiyet zemini oldu ama şu son seçimde, aziz millet, önce 13.500 oyla kulağınızı çekti, almadınız, bu sefer 806 bin oyla -çok özür dilerim- ense kökünüze bir tokat patlattı.
Değerli arkadaşlar, 31 Mart seçimlerinin iptali, sessiz yığınlara, bu adil ve güzel geleneğe ve seçimler tarihimize yapılan -kibarca söylüyorum- en büyük sadakatsizliktir.
Değerli arkadaşlarım, aziz milletimizin emaneten verdiği mührü doğru kullanmadığınız için, millet, bu mührü, hem Sayın Cumhurbaşkanının hem sizlerin hem de Yüksek Seçim Kurulunun elinden aldı ve millet, bu mührü son seçimde kendisi bastı, Sayın İmamoğlu'nun Başkanlığını onayladı.
Değerli arkadaşlarım, evet, bu millet daima kritik noktalarda kaderimize el koymuş ve doğru olanı yapmıştır. Bundan hepimiz dersimizi almak durumundayız. Cezanızı millet kesmiştir.
Ceza deyince aklıma "rap" sanatçısı Ceza geldi, bir de Mercan Dede. "800" adlı çok güzel bir parçaları var. Parçanın adı neden 800 anlayamadım ama korkunç bir kombinasyon, sufi müzik ile "rap"in birleştiği bir kombinasyon. Belki de şu yüzden 800 ismini alıyor: Bir defa dinlediniz mi 800 defa dinleme riskini âdeta üstlenmiş oluyorsunuz.
Sayın Başkan, ben, rap sanatçısı Ceza'nın ve Mercan Dede'nin davet edilmesini sizden istirham ediyorum, bunu Başkanlık Divanına iletiniz. Ama 600'ümüzün birden onları dinlemesini talep ediyorum. Aslında ilmin ve sanatın ayağına gidilir, ilim ve sanat ayağa çağrılmaz; bu terbiyeyi almış birisiyim ama en azından güvenlik endişesini anlatırsak belki gelip, lütfedip burada hepimize bir konser verebilirler.
BAŞKAN - Bu talebi iletin Sayın İslam, ben de destek olayım. (CHP sıralarından alkışlar)
NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Sağ olun efendim.
Çünkü şunu diyor değerli arkadaşlarım: "Şu koskoca âlemde yalnız bir kulum." Ve şöyle bitiriyor: "İrfan gönül almaktır seferin bitmeden." İşte bu yüzden bu insanları çok seviyorum.
MELİHA AKYOL (Yalova) - Emredersiniz kadı efendi!
NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Dinleyiniz. Sizden sadece ve sadece dinlemenizi istirham ediyorum.
Sayın Başkan, aslında konuşmamın en güzel yerine geldim ama sürem bitti, bana ilave...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Bir dakika daha süre ilave ediyorum Sayın İslam, buyurun.
NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, size sesleniyorum: Yalnızız. Şu açıdan yalnızız: Öyle bir ulemamız veya ulema denilen kitle var ki -sahihlerini tenzih ederim- öyle mürşit geçinenler var ki sultan sofrasına oturup insanlara zulmü desteklemeye davet ediyor; bu yüzden yalnızız.
Moralinizi bozmayın, bu ahir zamanda birbirimize tutunarak, birbirimizin el feneri olarak yolumuza devam edeceğiz. Ama önemli olan, zulme destek vermemek ve sultan sofrasına oturmamak. Oturanların da sözüne itibar etmemeli. Eğer bana inanmıyorsanız Ebu Hanife'yi dinleyin, İmam Şafii'yi dinleyin ve İmam Cafer'i dinleyin.
Değerli arkadaşlarım, yine geçen sene son konuşmalardan biri değil, son konuşma bana nasip olmuştu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Toparlayabilir miyim?
BAŞKAN - Sayın İslam, bir dakika daha süre vereceğim, şunun için: Bugün bir dakikadan fazla ek süre vermeyeceğim ama Mecliste grubu bulunmayan partilerin milletvekillerinin konuşma imkânları sınırlı, o nedenle kendilerine bazı kolaylıklar sağlanması gerektiğini düşünüyorum. O nedenle bir dakika daha süre veriyorum Sayın İslam. (CHP sıralarından alkışlar)
Buyurun.
NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Çok teşekkür ederim, sağ olun efendim.
Evet, son konuşmayı yapmıştım ve bütün iyi niyetimle "Arkadaşlar dağlara çıkın düşünün." demiştim. İyidir dağlara çıkmak, düşünmek. Bunu yineliyorum. Beni davet ederseniz gelirim, birlikte düşünürüz, birlikte konuşuruz, birlikte dertleşiriz. Ama şunu görüyorum ki: Hiç ders alınmamış.
Değerli arkadaşlarım, bakın, tek bir insana bütün ülkenin yetkisini veriyoruz, bu Meclisin yetkilerini sınırlandırıyoruz ama belediye başkanlarının yetkilerini âdeta belediye meclislerinde tırpanlamaya çalışıyoruz. Bunlar eski siyaset. Bunlardan vazgeçmeniz gerekiyor ama görünen o ki muhtemelen dinlemeyeceksiniz, muhtemelen vazgeçmeyeceksiniz. Gideceksiniz diyordum, bana kızıyordunuz ama artık gidiyorsunuz, göç başladı. Değerli arkadaşlarım, gidiyor olduğunuz ortada.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Yalnız ve yalnız şunu hatırlatmak istiyorum: Bu gidiş ani ve sarsıntılı mı olacak, yoksa intibak etmenize vesile mi olacak, buna da millet karar verecek.
Hepinize saygılarımı sunuyorum, sağ olun. (CHP sıralarından alkışlar)