| Konu: | 2 Temmuz Sivas Madımak katliamı ile 5 Temmuz Başbağlar katliamının 26'ncı yıl dönümüne, linç kültürünün yerleşmeye başlamasının dikkate alınması gerektiğine, Ergenekon ve Balyoz operasyonuna, Ergenekon davasına yönelik "Ben dahi bu davanın savcısıyım." diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 82 milyondan özür dileyip dilemeyeceğini ve yaşanılan mağduriyetlerle ilgili hak edilen tazminatları ödeyip ödemeyeceğini öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 96 |
| Tarih: | 02.07.2019 |
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sizi ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, kin ve öfkeden arınmış bir Türkiye şüphesiz hepimizin arzusu. Hoşgörü ve kucaklaşmanın egemen olduğu bir Türkiye de hakeza öyle. Ama nefret dilinin, nefret söyleminin, din istismarının, inançların siyasallaştırılmasının bedelini Anadolu topraklarında vatandaşlarımız yıllardır ağır bedellerle, can kayıplarıyla, vahşi katliamlarla ödemekte. 2 Temmuz 1993 bir kara gündür, bir ayıplı gündür. Din ve inanç istismarının vahşete, katliama, lince dönüştüğü gündür. Sayın Başkan, Sayın Türkkan söylediği için söylüyorum, aynı yıl üç gün sonra gerçekleşen Başbağlar katliamı da şüphesiz öyledir. Bunun içindir ki, yaklaşımımız da bu olduğu içindir ki, kin ve öfkeden arınmış bir Türkiye arzumuzdan dolayıdır ki yaklaşık yirmi yıldır Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri 2 Temmuzda Sivas'ta, 5 Temmuzda Başbağlar'da bu katliamlarda hayatını kaybedenleri bizzat olay yerinde, olay mahallinde katılarak anmaktadırlar.
Sayın Başkan, siyasetin malzemesi nefret dili olamaz ve Sivas halkının bütünüyle, 2 Temmuzdan sebep itham edilmesi...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Başkanım, şunu baştan dört dakika temiz ver de... Bizim sözümüzü niye ikide bir kestiriyorsun?
Biraz önce AK PARTİ Grubuna mensup bir sayın milletvekilimiz söylediği için ben de tereddütsüz katılıyorum. Sivas katliamından sebep Sivaslıları itham etmedik, etmiyoruz, etmeyiz de; itham edilmesini de şüphesiz doğru bulmayız. Ancak, Sayın Başkan, linç kültürünün yerleşmeye ve olgunlaşmaya başlaması, bu Parlamentoda bulunan tüm siyasetçilerin dikkate alması gereken bir durumdur; düşünülmesi, üzerinde çalışılması, sorgulanması gereken bir durumdur.
Sayın Başkan, Türkiye'de, geldiğimiz nokta itibarıyla, iki kişinin bağırmasıyla, iki provokatörün sesini yükseltmesiyle; önüne ardına bakmadan; aslını neslini, esasını sorgulamadan insanların saldırganlaşması; önüne geleni taşlayan, palalayan, yumruklayan, ateşe veren...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ENGİN ALTAY (İstanbul) - ...gözü kararmış kitlelerin çok kolay oluşabiliyor olması, siyaset kurumunun ve bu Parlamentonun şapkasını önüne koymasını gerektiren bir hâldir ve on yedi yıldır ülkeyi yöneten iktidarların, hükûmetlerin, onların başbakanlarının, başkanlarının da aynı şekilde Türkiye'nin içinde bulunduğu bu hâl karşısında bir durup düşünmeleri gerekir. Toplum farklı bir noktaya doğru, provokasyona açık bir yara hâline dönüşen bir noktaya doğru hızla yaklaşmaktadır.
Sayın Başkan, yine, aynı şekilde, bir çatıda yerleştirilmiş bir el bombası bulunuyor, bomba patlamıyor ama deprem oluyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Hemen bitiriyorum Sayın Başkanım.
2007 yılında Ergenekon, Balyoz operasyonları adı altında ve sahte delil üreterek, gizli tanık tutarak, kozmik oda senaryoları tanzim edilerek Türk Silahlı Kuvvetlerine ama özünde Türkiye Cumhuriyeti'ne bir darbe gerçekleştiriliyor. Bu darbede 60 bin insan dinleniyor, 600'ü aşkın insan tutuklanıyor; bu süreçte 8 kişi hayatını kaybediyor, 26'ncı Genelkurmay Başkanı terörist olarak tutuklanıyor ve on iki yıl sonra "Pardon." deniliyor. Ve daha üzücüsü, davanın o günkü resmî savcısına o günün Başbakanı zırhlı aracını tahsis ediyor ve o günün Başbakanı "Ben dahi bu davanın savcısıyım." diyebiliyor. Bu dava çökmüştür. "Ben dahi bu davanın savcısıyım." diyen Sayın Erdoğan, ölen 8 kişinin ailesinden ve mağdur edilen bu yüzlerce insandan özür dileyecek midir?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ENGİN ALTAY (İstanbul) - "Ben dahi bu davanın savcısıyım." diyen Sayın Erdoğan, 82 milyondan özür dileyecek midir? Devleti sevk ve idare ediyor olan Sayın Erdoğan, bu mağduriyetlerle ilgili olarak mağdur olanlara, ailelerine hak ettikleri tazminatları ödeyecek midir? Bunu da merak ediyorum. Sayın Erdoğan, AK PARTİ'nin Genel Başkanıdır. AK PARTİ grup sözcülerin bu sorularıma yanıt vermelerini de rica ediyorum.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)