GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: AK PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:96
Tarih:02.07.2019

CHP GRUBU ADINA ENGİN ALTAY (İstanbul) - Çok teşekkür ederim.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Önce şunu söyleyeyim: Burada münakaşa ederiz ama millî meselelerde Türkiye'nin menfaatleri neredeyse biz orada hareket ederiz. AK PARTİ Grubunun desteklediği Hükûmetin yanlışlarını burada olabildiği kadar da örtülü konuşuyoruz. Niye? Bu, bir millî meseledir. Bizce orta yerde yanlış bir iş vardır. Evet, sayın hatip diyor ki: "Birleşmiş Milletler, Trablus Hükûmetini yani Ulusal Mutabakat Hükûmetini destekliyor." Aynı Birleşmiş Milletler diyor ki: "Libya'ya silah giremez." Türkiye'nin bu ambargoyu deldiğine dair Birleşmiş Milletler raporları var diyoruz biz; bu, sıkıntılı bir hâl diyoruz. Bu hâli Mecliste bir genel görüşmede değerlendirelim diyoruz, ne var bunda? Altı aydır Meclis çalışmadı, salı günü açtık, çarşamba, perşembe Meclisi kapadık, şimdi iki tane kanunu bu hafta bitireceğiz diyorsunuz, ona da değineceğim.

Sayın milletvekilleri, Libya halkıyla Türkiye'nin, Türk halkının kadim dostluğu vardır. Orada bir sıkıntı var, orada iki odak var, Trablus ve Tobruk hükûmetleri ya da güçleri var. Birisi kendine "Libya Ulusal Ordusu" diyor, birisi "Ulusal Mutabakat Hükûmeti" diyor. Şimdi sormazlar mı sayın Libya özel elçisine: "Birleşmiş Milletler Trablus Hükûmetini destekliyorsa sen niye Tobruk'a gittin?" diye. Peki, Türkiye'den Birleşmiş Milletler raporlarına göre gittiği iddia edilen silahlar, soruyorum: Nereye gidiyor? Trablus'a, Trablus'taki cihatçı örgütlere gidiyor.

Değerli milletvekilleri, bakın, burnumuzun dibinde bir İdlib belası var. 50 bin cihatçı orada patlamaya hazır bomba gibi dururken Suriye üzerinden Libya'ya Türkiye menşeli silahların gittiğine dair Birleşmiş Milletler raporları ülkemizin prestiji için iyi hâl değildir, bunu söylüyoruz. Bu Mecliste bu görüşülmeyecek de ne görüşülecek diyoruz. Hemen karşı çıkıyorsunuz. Kapalı bir oturum yapılmalıdır. Sayın Grup Başkan Vekili, desteklediğiniz hükûmete söyleyin, Dışişleri Bakanı gelsin, milletvekillerini Libya'yla ilgili bilgilendirsin. Demedi demeyin. Türkiye'nin Libya'ya yönelik işleri iyi işler değil, uluslararası meşruiyeti olan işler değil; öyle olduğu iddia ediliyor, ben bunu buradan böyle dersem hoş olmaz. Ama böyle olduğuna yönelik Birleşmiş Milletler raportörlerinin raporları var. Yarın burada dünya nezdinde zora gireriz. Yol yakınken, orta yerde bir yanlış varsa bunun tedbirini almak, yürütme organını bu konuda uyarmak yasamanın görevidir, bunu söylüyoruz, neredeyse sopa yiyeceğiz. Yani sopa şey de... Çok yüksek bir refleks. Niye bu refleks?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ENGİN ALTAY (Devamla) - Başkanım, toleransınıza sığınıyorum.

Yürütme organı... Libya'ya ne gitti, ne gitmedi, biz bilmiyoruz, iddia ediliyor. Gelip eğer Libya'ya, hakikaten böyle cihatçı gruplara silah gittiyse... Ben size burada marka da verebilirim, vermiyorum, bu ülke benim de ülkem. Türkiye menşeli markalardan bahsediliyor, bizim markalarımız Libya'da görülüyor, cihatçı grupların elinde görülüyor, omzunda görülüyor. Bizim bunları sorgulamak hakkımız da en az bizim kadar sizin de hakkınız. Elbette orta yerdeki Hükûmeti desteklemek sizin en doğal işiniz ama bu destek bir biat ve itaate dönüşmemelidir, sorgulamalısınız, yoksa yasamanın bir anlamı yok. "Yürütmenin yaptığı hiçbir şey sorgulanamaz." diyen yürütmenin mensubu bir milletvekilinin, yani yürütme organının başındaki şahsın üyesi olduğu, genel başkanı olduğu bir partinin milletvekili bile bunu diyemez. Siyaset, partilerin kendi içinde de münakaşa ve müzakere edeceği bir alandır. Bu sebeple, oldubitti, bu öneriyi reddettiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ENGİN ALTAY (Devamla) - Tamamlıyorum.

BAŞKAN - Buyurun, toparlayalım.

ENGİN ALTAY (Devamla) - Ben daha AK PARTİ grup önerisini konuşamadım.

Bu öneriyi reddettiniz, buradan çağrı yapıyorum, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına çağrı yapıyorum: Libya-Türkiye ilişkilerini, Libya'da olup biteni, Suriye-Libya arasındaki silah transferini; varsa Türkiye'nin burada bir lojistik üs olarak kullanıldığına dair bir manzara, bir durum, bir mekanizma, bir manivela varsa -varsa diyorum- bu Meclis bunları konuşamıyorsa, bence bu Meclisin varlık sebebi ortadan kalkmıştır. Bu kadar açık söylüyorum. Hâl böyleyken, Sayın Grup Başkan Vekili, size de bir çağrıda bulunuyorum efendim: Bu konuyu alelade bir konu olarak göremezsiniz, görmemelisiniz. Dışişleri Bakanınıza söyleyin, "Muhalefetin talebi var." deyin, "Talep bizce de meşrudur." deyin uygun görürseniz ve bu Meclis bir kapalı oturumla Libya meselesini görüşmek zorundadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ENGİN ALTAY (Devamla) - AK PARTİ grup önerisi, denetimi yine ortadan kaldıran, "Bu kanunları bitirmezseniz cuma günü de sizi çalıştırırım ha!" diye hem size hem bize aba altından sopa gösteren bir tekliftir.

Bu teklifle gelen iki kanun teklifinin ikisinin de bir sakat yanı var. AK PARTİ'li sayın milletvekillerine sesleniyorum: Kadastroyla ilgili kanunun 18'inci maddesinin neden durduk yerde, turizmle hiçbir ilgisi olmadığı hâlde bu kanuna apar topar koyulduğunu millet için, Allah için, hak ve hukuk için yöneticilerinize sorun. Bu kanunu yöneticiler yapmıyor ve bu Meclis kifayetsiz, ehliyetsiz, liyakatsiz bürokratların esiri olmasın. Bürokrat imza atmaya korktuğu için; bilgisiz, beceriksiz olduğu için her konuda diyor ki: "Gidin, bunun hakkında kanun çıkarın." Meclis, bürokrasinin emrinde değildir. İmza atmaya korkan bürokrat istifa eder, gider; Meclisi maraba gibi çalıştıramaz! (CHP sıralarından alkışlar) Bir bunu söyleyeyim. 18'inci maddeyi bir sorun; kulağıma başka şeyler geldi, onun için söylüyorum, hiçbirinizin vicdanının kabul etmeyeceği şeyler geldi kulağıma, benden söylemesi.

Sporda şiddete gelince, bu teklifle, stadyumlardan korkunuzu biraz daha böyle önlemlerle rahatlatmak istiyorsanız gerek yok. Türkiye'de tribünlerde doğru dürüst olay olmadı; İngiltere'de, Almanya'da, Hollanda'da olduğu kadar, onların onda 1'i kadar tribünlerde olay yok ama tribünlerin "Her şey çok güzel oldu, olacak." sloganları sizi rahatsız ediyorsa; bunun için, stada girenin parmak izini -ne diyorlar- biyometrik taramalarını, göz taramalarını alma noktasına kadar geldiyseniz zaten size bay bay, size uğurlar olsun.

Teşekkür ederim efendim. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)

Başkanım, toleransınız için teşekkür ederim.