GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:100
Tarih:10.07.2019

ENSAR AYTEKİN (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun teklifinin 4'üncü maddesi üzerine söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Arkadaşlar, getirilen teklif üzerine yapılan düzenleme bir turizm ajansının kurulmasını öngörüyor ama bu ajansın yerel iş birliği ağlarında devlet yönetimi, valiliği ve belediyeleri sürecin dışına itmiştir. Bu yönüyle kurullarına bakarsak aslında bir "patronlar kulübü" öneriliyor. (CHP sıralarından alkışlar)

Ege Bölgesi, Muğla'dan başlayıp Çanakkale'ye uzanan, içeride ise Afyon'a kadar dayanan büyük bir coğrafya; hem otel sayısı hem turist sayısı hem de turizm çeşitliliği çok yüksek. Buna rağmen, getirilen teklifte yönetim kurulunda 1 kişiyle temsil edilmesi, bu kurulun bölge gerçeklerini göze almadan masa başında oluşturulduğunu gösteriyor.

Ben bu kanunu Balıkesir özelinde değerlendirmek istiyorum. Balıkesir, kuzeyinde Marmara Denizi, güneyinde Ege Denizi'yle çevrili geniş bir coğrafyadır. Erdek, sahillerinde görülen fiyort tipi kıyılar ve genel olarak Kapıdağ Yarımadası ve sahil hattı birçok açıdan turizme katkı sunacak bir vizyon şehridir. Yine "Körfez bölgesi" diye adlandırılan ve Ayvalık'tan Edremit Altınoluk'a kadar uzanan alanda, hem deniz turizmi hem termal turizm hem de doğa turizmi yapılabilmektedir. Bu iki bölgenin de yıllık turist miktarı ciddi sayıda yüksektir.

Bununla birlikte sadece iç turizme açılmış ve orta gelirli vatandaşlarımız için bir tatil mekânı olarak ele alınan bu iki bölge birçok konuda sıkıntılar yaşamaktadır. Yazın milyonları aşan nüfusuyla Körfez bölümünde hastane altyapısı yetersizdir. Hastanelerde örneğin kalp damar doktoru yoktur. Aynı şekilde ciddi bir kanalizasyon problemi yazın artan nüfusa bağlı olarak yükselmektedir. Arıtmanın yetersiz oluşu yine bu sorunu büyütmektedir. Benzer şekilde, Edremit'te yer alan Koca Seyit Havaalanı'nda uçuş sayısı yetersiz, var olan uçuşların biletleme fiyatları da ciddi şekilde yüksektir.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Kazdağları Türkiye'nin en önemli oksijen rezerv alanıdır. Buna rağmen, tatil için gelen vatandaşlar genellikle kıyı şeridini tercih etmektedir. Oysaki Avrupa'da Alplerde var olan oksijen kliniklerinden çok daha büyük ve çevreyle dost tesislerin kurulabilmesi mümkündür. Bu teklifin genel olarak sermaye sahiplerinin isteği doğrultusunda hazırlandığı da buradan anlaşılmaktadır.

Arkeolojik kent mirasında da önemli yer tutan Balıkesir'de kültür turizmi nedense bu kanunda hiç ifade edilmemiştir. Avrupa'nın ve Ege'nin ortak tarih kültürü olan ve Edremit ilçe sınırlarında yer alan Antandros antik yerleşiminin ören yeri yapılmasına dair girişimler ne yazık ki sonuçsuz kalmıştır. Vakıflar müdürlüğünün alanına giren parsellerde kamulaştırma yapılamaması kararı yüzünden Antandros, ören yeri yapılamamıştır. Çıkarılan KHK'yle vakıflar müdürlüğü kendi mülkiyetindeki birçok yeri Kültür Bakanlığına devretmiş olmasına rağmen belli ki bir mevzuat çatışması yüzünden Antandros hâlen statü elde edememiştir. En azından bu mevzuat çatışmasının giderilmesi ve Antandros'un ören yeri olarak ilan edilmesini beklemekteyiz.

Sonuç olarak, belli ki paraya ihtiyaç vardır. 4'üncü maddede yer alan ajans faaliyetleriyle ilgili olarak "yurt içinde ve yurt dışında hibe alabilir" hükmü de sorunludur. Yurt dışından ulusal turizm politikası için ne hibe alınabilir? Karadeniz yaylalarında sayısı her geçen yıl katlanan Arap turistler göz önüne alındığında sırf para bulmak için Katar şeyhlerine ve oksijen rezervi yüksek olan Kaz Dağları'nda maden şirketlerine peşkeş çekilen araziler anlaşılan o ki beylere yetmemiştir. (CHP sıralarından alkışlar) "Hibe" adı altında özellikle Katarlıları Türkiye'ye çekmek ve yatırım yapmaya karar verdikleri anda yukarıda belirttiğim 4'üncü maddenin (d) bendi çerçevesinde icra kurulunu devreye sokmak sırf dolar gelsin diye memleketi yabancıların hizmetine sunmaktır.

6'ncı maddede öngörülen düzen tam anlamıyla bir sömürü düzenidir. Balıkesir gibi sezonun kısa olduğu bir coğrafyada işletmelerden alınması düşünülen yüksek pay turizmciyi bir nevi haraca bağlayacaktır.

Değerli arkadaşlar, bugün 10 Temmuz. Bugün Gezi Parkı olaylarında, Eskişehir'de sokak arasında katledilen canımız Ali İsmail Korkmaz'ın ölümünün yıl dönümü.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Aytekin, son cümlelerinizi alayım.

ENSAR AYTEKİN (Devamla) - Öldüresiye döven polisi, çelme atan esnafı, "Tedavi etmem." diyen doktoru ve "Emri ben verdim." diyeni unutmadık, unutmayacağız. (CHP sıralarından alkışlar) Siz de şunu unutmayın: Yeryüzünde bu çocuklarımızın adını anan son kişi ölene kadar gezi ruhu yaşayacaktır. Buradan Gezi şehitlerini ve Ali İsmail'i saygıyla selamlıyor, yâd ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)