| Konu: | Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 103 |
| Tarih: | 16.07.2019 |
LALE KARABIYIK (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu önergeyle ilgili, bu maddeyle ilgili önce çok kısa bir bilgilendirme yapmak isterim.
Şu anda yurt dışı borçlanmasındaki mevcut durum şu: Öncelikle, yurt dışı borçlanma tutarı asgari ücretin brüt tutarının yüzde 32'si kadar yani günlük en az 27 lira 29 kuruşa geliyor. En fazla tutar da bunun 7,5 katı olabiliyor yani 204 liraya geliyor. İkinci olarak, şu anda, mevcut durumda yurt dışı borçlanması için Türkiye'de en son hangi statüde çalışması varsa vatandaşın -yani SGK, BAĞ-KUR veya Emekli Sandığı- o statüden sayılabiliyor. Üçüncü olarak da SGK'ye tabi hiçbir statüde çalışması yoksa BAĞ-KUR'lu yani 4/B'li olarak sayılıyor.
Yine, mevcut hâliyle, 30 ülkeyle uluslararası sosyal güvenlik anlaşmamız var. Bu ülkelerde vatandaşın bir çalışması varsa ya da kadınların çalışması olmasa dahi çocuk dünyaya getirmişlerse bu süreler Türkiye'de ilk SGK başlangıcı sayılıyor; mevcut durum bu.
Şimdi, torba yasayla ne yapılmak isteniyor? Öncelikle günlük 27 lira 29 kuruş olan tutar yani en az limit 45 liraya çıkartılacak ki bu, kabaca yüzde 40 zam anlamına geliyor. 2019 yılının ikinci döneminde uygulanacak olan yeniden değerleme oranı zaten 8,84 ama buna rağmen bir yüzde 40 artış olmuş olması çok büyük bir zam anlamını taşıyor ve eleştiri alıyor.
Dördüncü olarak torba yasayla yapılmak istenen durum da şu: Yurt dışı borçlanması son statüde -SGK ya da SSK, BAĞ-KUR, Emekli Sandığı- hangisi ise borçlanmalar o statüde sayılırken şimdi sadece 4/B yani BAĞ-KUR statüsünden sayılacak, diğerlerinden sayılmayacak. Bu çok önemli bir fark yaratıyor sayın vekiller. BAĞ-KUR'dan emekli olmak için vatandaşlar sadece yüzde 40 zamlı prim ödemeyecekler, BAĞ-KUR'dan emeklilik için daha fazla prim gün sayısı gerektiğinden aynı zamanda daha fazla prim gün sayısı ödemek zorunda kalacaklar. Bir örnek verelim: Mevcut yasal düzenlemeye göre yurt dışı borçlanması yaparak 3600 prim günüyle 4/A statüsünden emekli olunabilirken şimdi 5400 prim günüyle 4/B statüsünden emekli olmak zorunda kalacak ki bu bir hak kaybı oluşturacak.
Yurt dışı borçlanması için anlaşmalı olduğumuz ülkelerde yaşayan vatandaşlarımız, yurt dışında ilk işe başlama tarihlerini Türkiye'den işe başlama tarihi olarak saydırıp daha kolay emekli olabiliyorken şimdi yurt dışı borçlanma primi ödediği tarihten geriye doğru ödediği prim gün sayısı kadar SGK başlamasını geriye çekecek. Bu durumda hem yüzde 40 daha fazla zamlı prim ödeyecek hem daha fazla gün sayısı prim ödeyecek hem de daha geç yaşta emekli olmak durumunda kalacak. Uluslararası anlaşmalar bizim kanunlarımızın üstündedir, bu durumda SGK'ye idari davalar açılabilir belki diye de düşünmek gerekiyor.
Bu konuda da parantez içinde belirtmek isterim ki bu torba yasaya bu maddeyi zaten belli zaruretlerden getirmiş olduğunuz çok açık yani az önce de ifade ettiğim gibi, sineğin yağını çıkartmaya çalışıyorsunuz. Ama bir şey daha hatırlatmak istiyorum: Hâlen yurt dışı borçlanma hakkı bekleyen Bulgaristan'dan göç etmiş vatandaşlarımız var ve böyle bir kanun bekliyorlar; bunu hatırlatmak isterim, bu birincisi.
İkincisi: Hâlen ülkemizde -mesela benim bölgem Bursa'da da çok var- hem vatandaşlık hem de çalışma hakkı bekleyen Ahıska Türkleri de var, onları da parantez içerisinde belirtmek istiyorum.
Değerli vekiller, hâlen daha çözülmeyen çok sorun varken... Mesela ne var? Hâlen EYT'liler var, hâlen iş bulamadığımız çok sayıda kadın, genç var ama bunlara çözüm üretmek yerine biz hâlâ yamaları bulmak, birtakım sıkıntıları oradan buradan birtakım karşılıklar ayırarak, birtakım devirler yaparak çözmeye çalışıyoruz. Bunların doğru bir yöntem olmadığını ben ve arkadaşlarım ifade etmeye çalıştık. Bunlar ne zaman bize çözüm üretme konusunda bir ders olacak, bunu ben bilmiyorum ama dikkatlerinize sunmak istiyorum.
Teşekkür ediyorum, sağ olun. (CHP sıralarından alkışlar)