| Konu: | HDP Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 104 |
| Tarih: | 17.07.2019 |
CHP GRUBU ADINA HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Evet, 20 Temmuz 2015'te, sosyalist gençler Türkiye'nin her bölgesinde, her ilinde yani 81 ilde toplanarak Kobani'de savaştan etkilenen o çocuklara yardım etmek için Urfa'nın Suruç ilçesine gittiler. 20 Temmuzda o bomba patladığında 2 genel başkan yardımcımız ve 13 milletvekiliyle beraber dört saat sonra oradaydık arkadaşlar. Oraya gidip kaymakamla ve savcıyla görüştüğümüzde savcı bize o görüntüleri göstermedi; zorladık, o görüntüleri dört saat sonra gördük arkadaşlar. "Terörist" dediğiniz bu kişinin üzerinde ceket bile yok, bir tek gömlek, bombayı sarmış, elini kolunu sallaya sallaya o öğrencilerin basın açıklamasına gelip bombayı patlatıyor ve gözlerimizle gördük, savcı kameradan bunu bize gösterdi arkadaşlar. Bu öğrencilerin bütün illerden oraya gideceğinden ta bir ay önce herkesin haberi vardı, Emniyetin, Jandarmanın. Suruç öyle bir yer ki -gittiğimizde gördük- inanın orada, Suruç nüfusundan fazla emniyet güçleri, Jandarma ve MİT vardı. Peki, nasıl oluyor da her tarafı sarılı bir parkta, sadece bir girişi olan bir yerde -gömleğinin altına sarmış- elini kolunu sallaya sallaya gelip orada bombayı patlatıyor. İşte bunu sorgulamamız lazım arkadaşlar. MİT'in haberinin olmaması mümkün değil, Emniyetin haberinin olmaması mümkün değil, Jandarmanın haberinin olmaması mümkün değil arkadaşlar. Eğer biz bunlara taviz verirsek "Bu bizim teröristimiz, o senin teröristin." dersek Türkiye Cumhuriyeti'nin böyle 33 genç gibi, idealist saikleri olan o gençlerini yok ediyoruz. Bu gençler hepimizin çocuklarıydı, içinde doktoru vardı, öğrencisi vardı, öğretmeni vardı, bütün Türkiye'nin her yerinden, 81 ilinden insanlar vardı orada arkadaşlar. O çocuklar bizim geleceğimizdi ama biz ne yaptık? O çocukları -üzülerek söylüyorum- devletin birimleri önemsemedi ve o 33 canı orada kaybettik değerli arkadaşlar.
Arkasından ne oldu? 2 polisin evinde kafasına sıktılar. Hepimiz biliyoruz. Peki, kapıda zorlama var mı? Hiçbir zorlama yok. Yapanlar belli ama failleri meçhul, ortaya çıkmadı, arkasında hangi güçlerin olduğu ortaya çıkmadı.
Sonra ne oldu? Yine, Ankara'nın göbeğinde 103 insanımızı kaybettik. Bir öğrenci çocuğumuz Aydın Didimliydi, babası öğretmendi, Artvinliydi.
Peki, değerli arkadaşlar, siz Hükûmet olarak, AKP iktidarı olarak bunun önlemini almıyor musunuz? MİT nerede? Emniyet nerede? Jandarma nerede?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayalım Sayın Yıldız.
HÜSEYİN YILDIZ (Devamla) - Üzülerek söylüyorum -o gençleri rahmetle anıyorum- öyle gençlerimizi maalesef ve maalesef, biz ellerimizle yok ettik arkadaşlar. Bunun sorumlularını bulmak sizin göreviniz, iktidarın görevi arkadaşlar. Bu işin arkasında kimlerin olduğunu bulmak sizin göreviniz.
Adıyaman'da, binlerce insan gidip IŞİD'e katılıp orada eğitim alarak elini kolunu sallaya sallaya buraya geldi. Bugün 5 milyon Suriyeli var Türkiye'de arkadaşlar, içinde kaç IŞİD'li olduğunu biliyor musunuz, araştırıyor musunuz? Yarın, bir sene sonra, iki sene sonra neler olacağını hiç tahmin ediyor musunuz? Bugün İstanbul'da kız çocuklarımız gece 12'de, 1'de sokağa çıkamıyorlar değerli arkadaşlar. İşte, bunun önlemini de almanız lazım. Hani MİT? Başka işlerle uğraşıyor herhâlde. MİT'in elinde liste var; bu adam listede vardı, isteseydi Urfa'nın sınırlarına... Biz milletvekili olarak gittik, havaalanında indik, on yerde bizi aradılar, arabamızı aradılar; nasıl elini kolunu sallaya sallaya gelip de bu işlemi yapıyor değerli arkadaşlar?
Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. 33 can yoldaşımızı anıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)