GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:104
Tarih:17.07.2019

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz bu 19'uncu maddeyle bir vergi teşviki getirilmektedir. Bu teşvikle elektrik motorlu taşıt araçlarını üreten firmalara bir vergi kolaylığı sağlanmaktadır ancak maddenin düzenleniş biçimine bakacak olursak burada bütün yetkiler Sayın Cumhurbaşkanına verilmektedir ve Anayasa ihlali yapılmaktadır. Teknik olarak da yanlış olan bu maddenin düzeltilmesi maksadıyla verilmiş bu önerge üzerinde söz aldım.

Ancak maalesef Türkiye'de AR-GE harcamaları, yüksek teknoloji ürünleri ve markalaşmada, on yedi yıllık bir iktidarın ardından, önemli bir mesafe alamadığımızı belirtmek isterim. AR-GE harcamalarına baktığımız zaman, Türkiye'nin 2017 AR-GE harcaması toplam 8 milyar dolar iken sadece Amazon, Google, Apple gibi firmaların AR-GE harcamaları tek başlarına Türkiye'nin toplam AR-GE harcamasından daha fazladır. Markalaşmada da aynı sorunlar var. Dünyanın en değerli 10 markasının 8 tanesi yazılım ve teknoloji firmalarına ait olduğu hâlde Türkiye'nin en değerli 10 markasından 5'i bildiğimiz bankalardan ibarettir.

Yine, aynı şekilde, ihracat rakamlarına bakıyoruz, dünyadaki bazı firmaların cirolarına bakıyoruz, ülke olarak nerede bulunduğumuzu bu rakamlardan anlayabiliyoruz. Sadece Amazon firmasının bir saat içinde yaptığı satış tutarı 28 milyon dolar, Apple'ınki 27 milyon dolarken Türkiye'nin bir saatte yaptığı ihracat sadece 19 milyon dolardır. Apple'ın bir yıllık cirosu, Türkiye'nin bir yıllık ihracatının 2 katı kadardır. Bu rakamlar, yüksek teknoloji ürünü üretmekte Türkiye'nin ne kadar zorlandığını açıkça göstermektedir. İhracatımız içerisindeki yüksek teknoloji payı da maalesef çok düşük bulunmaktadır.

Bu maddede bir vergi teşviki getirilmek suretiyle -çok karmaşık bir üslupla yazılmıştır- ve bu düzenlemeyle Türkiye'de elektrik motorlu taşıt araçlarının üretilmesine katkı sağlanmak istenmiştir ama vergi teşvikleri, bu tür projeleri var kılabilecek, hayata geçirebilecek özelliklere sahip değildir. Yani yetersizdir, kifayetsiz bir düzenlemedir ama bunun da ötesinde bu teşvikten yararlanabilmenin şartını Cumhurbaşkanının inisiyatifine bırakmış olmak da işin bir başka garabetidir, bir başka yanlış tarafıdır çünkü Anayasa'mızın 11'inci maddesi "Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz." demektedir. Yine Anayasa'mızın 73'üncü maddesinde "Vergi, resim, harç ve benzeri yükümlülükler kanunla konulur, kanunla değiştirilir ve kaldırılır." denilmektedir ve ilave edilmektedir: "Vergi, resim, harç ve benzeri yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içerisinde değişiklik yapma yetkisi sadece Cumhurbaşkanına verilebilir." Yani kanunda indirimlerle ilgili, muafiyetlerle ilgili, istisnalarla ilgili belli oranlar verilmesi lazım, yüzde 1'den yüzde 5'e kadar. "Bu aradaki oran içerisinde Cumhurbaşkanı ayarlama yapabilir." diye ifade edilmelidir ki Cumhurbaşkanı da bu şekilde sınırlandırılmış olsun. Nitekim Anayasa'nın 73'üncü maddesi bunu amirdir. Bunun dışında keyfî bir şekilde alt ucu, son ucu, altı üstü belli olmayan bir yetki Cumhurbaşkanına verilemez ve bu doğrudan doğruya yanlış bir düzenlemedir.

Diğer taraftan, Anayasa'nın 104'üncü maddesinde Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamayacak konular belirlenmiştir ve Anayasa'nın İkinci Kısmında "dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevler Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemez." denilmektedir. Bu vergi ödeviyle ilgili madde zaten bu bölümdedir. Bunu Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenleyemez ama Cumhurbaşkanı kararı verebilir mi?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım Sayın Şener.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Cumhurbaşkanı kararıyla bir düzenleme yapılabilir mi derseniz, burada da yine konu, Anayasa'nın 73'üncü maddesindeki Cumhurbaşkanını sınırlandıran cümleye aykırıdır.

Bu itirazımızı biz Plan ve Bütçe Komisyonunda ifade ettik ancak yine de Komisyon bunu gündeme almıştır. İç Tüzük'ün 38'inci maddesinde "Komisyonlar, gelen kanun tekliflerinin Anayasa'ya aykırılığını gördüğü takdirde müzakerelere geçmeden reddeder." ifadesi bulunduğu hâlde, İç Tüzük'ün bu 38'inci maddesine uymamıştır.

Bizim teklifimiz, ana teklifin aynısıdır. Verdiğimiz önerge, kanun teklifinin aynısıdır. "Sadece usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir." şeklinde düzenlenmiştir. Anayasa'ya uygun olan metin bizim verdiğimiz metindir. Yüce kurulun kabul edeceğini umut eder, hepinize saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)