| Konu: | On Birinci Kalkınma Planı'nın (2019-2023) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Sunulduğuna Dair Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 105 |
| Tarih: | 18.07.2019 |
NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Çok değerli arkadaşlarım, ben bir ortopedistim, ortopedi profesörüyüm. Biz revizyon ameliyatları yaparız. Revizyon ameliyatı demek, hani bizim o çaktığımız vidalardan, sistemlerden, protezlerden, bunlardan zayıflayanı veya başarısız bir ameliyatla fonksiyon görmeyenleri ele alırız ve bunları değiştiririz. Tabii, amaç burada, onu revize etmek ve güçlendirmek.
Ben, planın Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız tarafından sunulması esnasında bu "revizyon" lafına takıldım, odama gittim, Redhouse ile Türk Dil Kurumu Sözlüğü'nü bir daha karıştırdım, yeniden gözden geçirip düzeltme anlamı içeriyor. Yani diyebiliriz ki eksikleri tamamlama, güçlendirme ama hasılı tekâmül yönünde pozitif anlam taşıyan şekilde kullanılıyor revizyon. Şöyle bir deyime veya cümleye denk geldim. Diyor ki Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı: "On Birinci Kalkınma Planı'nda dönem sonu itibarıyla kişi başına gelir aşağı yönlü revize edilmiştir." Buraya biraz takıldık. Bu, aslında bir şeyleri farklı anlatmanın -"dil oyunları" deniyor ya hani- dil oyunlarının bir şeyi.
Birçoğunuzun iş hayatı... Ben bir tüccar değilim. Hani, bir şirketim vardı ama muayenehane şirketi yani tek sahibi benim, tek çalışanı da benim, öyle düşünün. Ama eminim ki birçoğunuz özel sektörde çalıştınız, başarılı bir hayat geçirdiniz ve buraya geldiniz. Şimdi, bir CEO işe alıyorsunuz ve size diyor ki: "Ben 12.480 dolar olan bu sermayeyi 25 bin dolara çıkaracağım on yıl içinde." 2013'te bunu söylüyor. 2018'de diyorsunuz ki: "Ne yaptın? Gel bakalım." 2018'de diyor ki: "Bu 12.480'i ben 9.631'e düşürdüm ama beş yıl içinde başladığım noktaya getireceğim yani 12.480 noktasına." Yani siz on yıl bu insana cebinizden maaş vereceksiniz ve on yıl sonra başladığınız gibi şirketi alacaksınız. Allah aşkına soruyorum ya, böyle bir işveren olsanız böyle bir CEO'yu ya da çalışanı ya da müdürü yerinde tutar mısınız? Olay bu kadar basit arkadaşlar, buradaki değerli uzmanlar zaten konuyu detaylarıyla anlattı, ben çok fazla detayına girmeyeceğim. Size 12 kaz verdik, beş yılda bunu 9'a indirdiniz, 3'ünü kaybettiniz, milletin anlayacağı dille. Şimdi diyorsunuz ki: "Bize bir beş yıl daha verin, biz bunu 12'ye çıkartacağız." Ama 12'ye mi çıkartacaksınız, bunu 6'ya mı düşüreceksiniz, bu problem. Yani revizyonun anlamı burada iflastır arkadaşlar, iflas. Şimdi, siyasette eğer başarı eşittir iktidarsa... Hani derdi ya bir filozof "İyiliğin karşılığı kötülük olacaksa kötülüğün karşılığı ne olacak?" Peki, başarının karşılığı iktidarsa arkadaşlar, başarısızlığın karşılığı ne olacak, bunu bir düşünün. Bu konuda daha fazla bir şey söylemiyorum, size 12 kaz verdik, bunu beş sene içinde 9'a düşürdünüz, işin özeti bu.
Bir noktaya daha değineceğim, KHK'lilere geleceğim. Ben şu isimleri Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısına sayıyorum: "Gökhan Türkmen, Özgür Kaya, Yasin Ugan, Erkan Irmak, Salim Zeybek, Mustafa Yılmaz ve bu kartı kendilerine müsaadeleriyle arz edeceğim bu konuşma bittikten sonra. Ben, şimdi Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısından valileri, emniyet müdürlerini arayıp bu insanlara ne olduğunu, dört aydır haber alınamayan bu insanların akıbetinin ne olduğunu buraya çıkıp kendi savunma konuşmasını yapmadan önce öğrenmesini ve bize açıklamasını istiyorum, sadece bu.
Şunu gördük ki değerli arkadaşlar, sizin bu kalkınma planınızda insan yok, insan. KHK'lilere dair yani hukuk sistemine tekrar döneceğinize dair...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Sayın Başkan, bir dakika almam mümkün mü?
BAŞKAN - Tamamlamak için bir dakika veriyorum, buyurun.
ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Cumhurbaşkanı Yardımcısı duymadı ama sizi.
NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısına bu listeyi arz edeceğim. Bence duydu, bence duydu. Orada tekrar arz edeceğim.
Ama 140 bin KHK'li hakkında, yahu hasta, raporlu hastalar hakkında, geçtim kendimizi, hamile, lohusa anneler hakkında, bebekli anneler hakkında, 800 bebek hakkında bu kalkınma planında herhangi bir şey yok arkadaşlar. Bunu bir düşünün ya, bir düşünün. İnsansız kalkınmayı Hitler de başardı, Stalin de başardı, bakın tarihe ama bizim amacımız veya bizim burada ortak çabamız ancak ve ancak insanlı bir kalkınma yönünde olabilir. Burada Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısından ben KHK'liler hakkındaki planını da öğrenmek istiyorum.
Sabrınıza teşekkür ederim.
Hepinize saygılarımı sunuyorum, sağ olun. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)