| Konu: | Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 6 |
| Tarih: | 15.10.2019 |
GAMZE AKKUŞ İLGEZDİ (İstanbul) - Sayın Başkan, yargı reformunun 17'nci maddesi üzerinde söz aldım. Gazi Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Büyük Usta Rıfat Ilgaz bundan otuz yıl önce "Ne gençlerden ne çocuklardan bir yakınmam yok/Arap'ın dediği doğru: 'Çocuk mazbut...'/Memleketse görünüyor işte/Güllük gülistanlık/Ne var ki güllerin dikeni çok."
Aradan geçen onca yıla rağmen bir yandan çocuklarımızı esir alan sefaleti, diğer yandan karanlığa mahkûm eden cehaleti konuşuyorsak; bir taraftan bizleri örseleyen şiddeti, öte taraftan vicdanları zedeleyen istismardan yakınıyorsak ne yazık ki bir arpa boyu yol alamamışız. Bugün çocuklarımız hayatları boyunca izlerini taşıyacak travmalar yaşıyorlar, oysa çocuklar ayna gibidir. Her gün içinde yaşadıkları, gördükleri, duydukları ve izledikleri hayatın şeklini alırlar yani bizleri yine bizlere yansıtırlar ve ne yazık ki hayat karşısında örselenmiş çocuklar kırık aynalara benzerler. Nasıl ki kırık aynalar bantla tamir edilemiyorsa, şiddete, tacize, istismara ve ayrımcılığa uğramış evlatlarımızın ruhlarındaki derin yaralar da tedavi edilemiyor.
Bugün yargı reformunu görüşüyoruz. Sizce bu teklif içerisinde, her parçasında derin yaralar açılan şiddet mağduru çocuklar için bir gelecek var mı? İyice çevirin sayfaları, bulamazsınız. Peki, her yerde mağdur edilen, toplum tarafından unutulmuş taciz ve istismar mağduru 18.290 çocuk için düzenlenen bir şey var mı? Öyle ya, şu anda görüştüğümüz 39 madde arasında önleyici düzenlemeler olmadığı için, geçtiğimiz yıl günde tam 50 çocuk saldırıya maruz kaldı, kalmaya da devam ediyor.
Bakın, çok uzağa gitmeye gerek yok, daha iki gün önce, yaşları 7 ve 9 olan iki kardeş cinsel tacize uğradı. Faili, öz dedeleriydi. Türkiye'nin en acı gerçeklerinden olan bu olay, sıradan bir cinsel istismar vakası olarak kayıtlara geçti. Peki, iki bölümden oluşan yargı paketinde ensesti önleyecek bir madde var mı? Elbette yok. Reform demetinin içinde 10 binden fazla kelime var da son on altı yılda istismara uğrayarak doğum yapan 15 yaşından küçük 15 bin çocuğumuz için bir reçete yok. Ben arıyorum, arıyorum bu pakette kuma olan, başlık parasına satılan, erken evliliğe zorlanan, sayıları 691 bine ulaşan kız çocuklarımız için gelecek bulamıyorum.
Değerli vekiller, korkunç rakamlardan bahsediyoruz, farkında mısınız? Giderek kötüleşiyoruz. İstismara uğrayıp işkenceyle öldürülen 8 yaşındaki Eylül, kaçırıldıktan sonra açlıktan yaşamını yitiren 4 yaşındaki Leyla, komşusu tarafından öldürülen 3 yaşındaki Irmak, diri diri yakılan 6 yaşındaki Gizem ve daha niceleri... Ben bir anne olarak istismar, taciz, tecavüz, şiddet ve ensest haberlerini okurken nefes alamıyorum, yutkunamıyorum; çocuklarımızı koruyamadığımızı gördükçe kahroluyorum. Ülkemiz evlatlarımız için cehenneme döndü. Birileriyse çocuk istismarını aklama peşinde.
Biliyor musunuz, çocuk korktuğu, adalet ise kolladığı için susuyor; elbette biliyorsunuz. Ne acıdır ki idam ve hadım tartışmaları arasında, saldırganlar hâlâ iyi hâl indiriminden ve saygın tutum gerekçelerinden yararlanmaya devam ediyorlar. Her cinsel şiddet olayında rıza arayan ve bir şekilde eksik teşebbüs yaratan yargı, saldırganlar için cezasızlığı kutsuyor âdeta. Başka bir ifadeyle, cinsel şiddet her gün, her şekilde yeniden üretiliyor ve yaygınlaştırılıyor. Hatırlayın, eski bir adalet bakanı, çocuklarla evlenen yetişkinlerin hapisle cezalandırılması üzerine "Burada bir dram var." demişti. Kendisini savunamayan çocuklar için adaleti sağlamak yerine istismarın cezalandırılmasına dram derseniz ülkenin geleceğini ateşe verirsiniz. Parlamentoyu itibarsızlaştırır, yasaları arkadan dolaştırırsanız sorunları daha da kökleştirirsiniz. Çocuklarımızın yaşadıkları travmayı kaldıracak düzenlemeler yerine sadece pansuman yaparsanız kangreni önleyemezsiniz. Çocuklar kendini mutlu, sağlıklı ve güvende hissedebilmek için sadece ve sadece adalet bekliyorlar. Dolayısıyla yargı reformu, adıyla değil içeriğiyle olur.
Siyaseti bir kenara bırakarak vicdanınıza sesleniyorum: Bizler çocuklarımızın çıkaramadıkları ses olmalıyız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın İlgezdi, tamamlayın.
GAMZE AKKUŞ İLGEZDİ (Devamla) - Bu utanç tablosunu örtbas etmeye çalışanlardan, çocuk istismarını meşrulaştıranlardan hesap sormalıyız. Gelin, kadına ve çocuğa yönelik bütün ayrımcı yasaları burada bir gecede kaldıralım. Gerekiyorsa bir ay boyunca gece gündüz, sabaha kadar çalışalım ama istismarın önüne geçecek düzenlemeleri yasalaştıralım, gerçek yargı reformunu böyle yapalım. Yoksulluğun, sömürünün ve şiddetin karşısında haklarımız, hayatlarımız ve çocuklarımız için çalışalım. "Bir toplumun gerçek ruhunu en iyi gösteren şey o toplumun çocuklarına nasıl davrandığıdır." der Nelson Mandela.
Sözlerimi bitirirken, çocuklarımızın sesini, nefesini, umudunu, geleceğini, neşesini kaybetmediği, onları her türlü şiddetin öznesi olmaktan uzak tutabildiğimiz ve en önemlisi, istismarın, tacizin ve eşitsizliğin son bulduğu aydınlık yarınlara olan inancımla yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)