GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 16 Ekim Dünya Gıda Günü vesilesiyle tarımın gayrisafi yurt içi hasıla içindeki payının giderek düşmesinin AK PARTİ hükûmetlerinin tarım politikalarında ne kadar büyük yanlışlar içinde olduğunun somut göstergesi olduğuna, çiftçinin refahını, huzurunu artırma noktasında CHP Grubu olarak her türlü katkıyı sunmaya hazır olduklarına, Barış Pınarı Harekâtı'nda dünyanın desteğinin sağlanması konusunda en çok çabayı büyükelçilerin göstermesi gerektiğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:7
Tarih:16.10.2019

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Başkanım, teşekkür ederim.

Bugün Dünya Gıda ve Tarım Günü fakat gelinen noktada tarımın gayrisafi yurt içi hasıla içindeki payı giderek düşüyor. 2010'da yüzde 9 iken bugün 5,8'lerde. Bu, AK PARTİ hükûmetlerinin tarım politikalarında ne kadar büyük yanlışlar içinde olduğunun tek başına, somut, net bir göstergesidir. Tarımsal hasıla bakımından da keza tablo aynı. Türkiye'nin 2010 yılında tarım hasılası 52 milyar 592 milyon dolarken bugün 42 milyar 517 milyon dolara gerilediğini görmek mümkün. Arkadaşlarımız "Efendim, dolar kurundan kaynaklı." diyebilir. Burada hasılanın zaten dolar kuru da olsa TL cinsinden de olsa artma trendinde olması lazımken düşme trendinde olduğunu görüyoruz.

Gene, tarım sektörünün 2010 yılındaki istihdam payı yüzde 23,3 iken bugün 17,3'tür. Özetle, baktığımızda, Türk tarımı ciddi bir sorun yaşamakta. Türk tarımını bir sektör olarak düşünürken burada tabii, dar gelirli çiftçilerimizin, köylerde yaşayan vatandaşlarımızın artık, yiyecek ekmeğe muhtaç hâle geldiklerini de göz ardı edemeyiz. Dolayısıyla söz alındığında, AK PARTİ hükûmetlerini destekleyen saygıdeğer milletvekillerimizin çaresiz ve doğal olarak her şeyde olduğu gibi, "Tarımda da iyi işler yaptık." demeleri, sadece Meclisi değil, sadece milleti değil, kendilerini de kandırmak demektir. Tabii, Meclis çare müessesesidir, bu noktada da Meclisin -parti ayrımı yapmaksızın söylüyorum- bütün saygıdeğer milletvekillerinin Türk çiftçisinin, Türk tarımının içinde bulunduğu hâle yönelik tedbirler konusunda bir gayret ve çaba içinde olması ve Hükûmeti de bu konuda uyarması lazım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın Sayın Altay.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Önümüzde bütçe var, bu bütçe geldiğinde de bunları konuşacağız. Ama şimdiden bu vesileyle söylemek lazım ki çiftçinin içinde bulunduğu hâle çiftçiyi bu Hükûmet, AK PARTİ Hükûmetleri düşürmüştür; çözme konusunda, çiftçinin refahını, huzurunu, mutluluğunu artırma noktasında biz Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak her türlü katkıyı sunmaya, vermeye hazırız. AK PARTİ Grubundan ve diğer gruplardan da aynı çaba ve katkıyı doğal olarak görmek isteriz.

Sayın Başkan, ikinci husus şudur: Ulusal güvenliğimiz ve sınır güvenliğimizden kaynaklı terörle mücadele gerekçesiyle bir operasyon ve harekât yapıyoruz. Burada, Dışişleri Bakanının sunumu ve parti gruplarının değerlendirmelerinde, şu tespiti herkes yaptı: Efendim, dünya bu operasyona tepkili. Dünya tepki gösterecek diye karar almayız, ayrı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Geçmişte de kimi operasyonlara yönelik tepkiler olmuştur, Türkiye kendi ulusal güvenliğine uygun hareket etmiştir. Ama bir şeyin altını çizmemiz lazım: 189 ülke var, hepsinde büyükelçimiz var neredeyse. Gene bir sayın milletvekili dünyanın desteğinin sağlanması konusunda hepimizin çaba göstermesi gerektiğini söyledi ama en çok çabayı takdir edersiniz ki büyükelçilerin göstermesi gerekir. Ama son dönemde AK PARTİ Hükûmetinin, yönetiminin atadığı büyükelçilere baktığımızda hiçbirinin, "hiçbirinin" dersek yanlış olur ama büyük çoğunluğunun eş dost, akraba, ahbap çavuş ilişkisiyle ehliyete, liyakate bakılmaksınız atandığını biliyoruz. Hâl böyle olunca da bu büyükelçilerin oralarda yapması gereken asli işleri yapma kabiliyet ve kapasitelerinin olmadığı da bir gerçek. Bugün bütün dünya ağız birliği etmişçesine Türkiye'ye yönelik olumsuz bir...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Bağlayalım Sayın Altay.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bağlıyorum efendim.

Bugün bütün dünya ağız birliği, dil birliği etmişçesine Türkiye'ye yönelik olarak aynı şeyi söylüyorsa, siz de yani Hükûmet de yürütme de şu büyükelçileri atarken biraz daha ehliyete, liyakate, Türk dış politikasının geleneksel değerlerine, üslubuna, anlayışına vâkıf ve sahip büyükelçilerin atanması konusunda dikkatli olmak zorundadır. AK PARTİ'ye mensup, AK PARTİ'ye yandaş, AK PARTİ'de geçmişte görev almış herkesin büyükelçi olması gerekmez. Türkiye, üzülerek söylemek lazımsa artık bir parti devletine dönüşmüştür, bu büyükelçi atamaları da bunun en somut göstergesidir.

Yüce Genel Kurulun takdir, bilgi ve ilgisine arz ettim efendim.

Teşekkür ederim.