GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:16
Tarih:12.11.2019

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Pazar günü 10 Kasımda Ulu Önder'imiz Gazi Mustafa Kemal'in ölümünün 81'inci yılı nedeniyle tüm yurtta anma törenleri düzenledik. Çiftçisinden esnafına, öğrencisinden emeklisine, işçisinden memuruna tüm yurttaşlarımız pazar günü Anıtkabir'e akın etti. Saat dokuzu beş geçe yurdun her yerinde bir sessizlik, saygı, özlem vardı ama ne acıdır ki bu durumu yüreklerinde hissetmeyen bürokrat ve milletvekilleri hâlâ aramızda.

Seçim bölgem Mersin'den bir örnek vermek istiyorum: Mersin İl Millî Eğitim Şube Müdürü 10 Kasımda bir "tweet" atıyor. Utanarak söylüyorum ki hâlâ kendisi görevde. Bu olay basına yansıdı, Mersin'de büyük tepkiler doğdu ama Millî Eğitim Bakanı hâlâ kendisini görevden almadı. "Tweet"i aynen okuyorum: "Bugün eksen kaymasının Nirvana'ya ulaştığı bir gün. Bazı arkadaşlarımızın paylaşımlarının İskilipli Atıf Hoca'nın ve birçok İslam âliminin mezarda kemiklerini sızlattığını görüyor gibiyim... Yazık, çok yazık!" Aslında yazık olan bu zihniyetin Mersin'de görev yapması. Aslında yazık olan, çocuklarımızı böyle bir Millî Eğitim Müdürüne teslim etmek zorunda kalmamız. Aslında yazık olan, bu kadar tepkiye rağmen, basının tepkisine rağmen, halkın tepkisine rağmen, milletvekillerinin tepkisine rağmen bu Millî Eğitim Şube Müdürünün bugün hâlâ o koltukta oturması; çok yazık! Ben buradan Mersin milletvekillerimize, 13 milletvekiline sesleniyorum: Yarın beraber tepki koyalım. Çocuklarımızı, evlatlarımızı Atatürk düşmanı, 10 Kasımdan acı çeken, ne olduğu belirsiz bir kişiye teslim etmeyelim.

Tabii, bununla bitti mi? Bitmedi. AKP İstanbul Milletvekili -herhâlde bir lakabı da var- Ahmet Hamdi Çamlı. O da bir "tweet" attı, onu da aynen okuyorum: "İzmir'imin dağlarında açan çiçeklerimizi üç beş çamuriyetçiye teslim etmeyeceğiz." Bu beyefendi bunları, bu paylaşımı yapma cüretini nereden alıyor? Herhâlde bu kutsal Meclisten, halk iradesinden almıyor. Bence hâlâ aklı Cumhurbaşkanının şoförlüğünü yaptığı günlerde, kendini orada sanıyor. Kendini bilen bir milletvekili cumhuriyet-çamuriyet ayrımını yapmaz. Ne yazık ki şunu bilmiyor: Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk olmasaydı belki adı Ahmet olmayacaktı, şu Mecliste oturup konuşmayacaktı, yemin edemeyecekti. Evet, buradan AKP Grubuna, AKP'nin yetkili organlarına sesleniyorum: Bu vekil hakkında gerekeni yapın.

Ama ne ilginçtir ki bir de kliple bu paylaşımı yapıyor. Baktığımız zaman bu klibin internetteki ismi de "Çılgın Hırsızlar". Onu görünce de şunu söylüyorum: Allah'ın sopası yok, gerçekten. Belki de bu paylaşımla ilgili akılda kalan tek şey bu ama ben bu çatıda kendisiyle görev yapmaktan gerçekten utanç duyuyorum.

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Çamlı'ya ait olduğunu nereden biliyorsun?

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Cumhuriyet hepimizin koruması gereken bir değer. Bakın, Cumhurbaşkanının uçağı indi inecek. Nereye gidiyor? Amerika'ya gidiyor. Eğer bugün Mustafa Kemal Atatürk'ün ilkelerini, cumhuriyeti, bu değerleri gerçekten benimseseydiniz bugün o hakaret bize edilmezdi, o mektubu cebine koyup o ne olduğu belirsiz Trump'a takdim etmek zorunda kalmazdı.

Gelin, hep beraber bu Mecliste değerlerimizi, cumhuriyeti, 23 Nisanı, 19 Mayısı, 10 Kasımı hep beraber koruyalım, ona ahlaksızca tepki veren, paylaşım yapanları aramızdan ayıklayalım.

Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)