GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Dijital Hizmet Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:21
Tarih:21.11.2019

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Evet, geldik meşhur 50'nci maddeye. 50'nci madde ne diyor? Termik santrallerde, Çevre Kanunu'na uyumlu hâle getirilmesi için, 31 Aralık 2019'da bitecek olan sürenin iki buçuk yıl daha uzatılmasını talep ediyor.

Evet, bu maddeye ilişkin biraz tarihi, aklımızı ve geçmişimizi hatırlamakta fayda görüyorum. 2013 yılında bu düzenleme getirildi, kabul edildi. Cumhuriyet Halk Partisi olarak Anayasa Mahkemesine gittik ve Anayasa Mahkemesi "İnsanları zehirlemeye bu kadar uzun süre devam edemezsiniz. Anayasa'nın 56'ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırıdır." dedi ve iptal etti. Bitti mi? Hayır, bitmedi. 2019 yılı Şubat ayında, 41 sıra sayılı Yasa Teklifi'nin içerisinde 45'inci madde olarak yeniden getirdiniz ve gerek toplumsal muhalefet gerek Parlamentodaki sağduyulu milletvekillerinin çabalarıyla madde geriye çekildi.

Şimdi sizlere 15 Şubat 2019 tarihli Genel Kurul tutanağını okumak istiyorum. Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkan Vekili Erkan Akçay diyor ki: "Tekliften 45'inci maddenin çekilmesi oldukça sevindiricidir çünkü çevre hassasiyetini daima muhafaza etmemiz ve bu konuda bir kararlılık sergileme ihtiyacımız var."

Değerli Milliyetçi Hareket Partili milletvekili arkadaşlarım, ne değişti 15 Şubattan bugüne kadar? Soruyorum, ne değişti.

Ayrıca, temmuz ayında 102 sıra sayılı Kanun Teklifi komisyonda görüşülürken Sayın Milletvekilimiz Ali Öztunç ile Grup Başkan Vekiliniz Sayın Muş'un Meclis tutanağına yansıyan konuşmalarında Sayın Muş diyor ki: "O şirketlere tanıdığımız süre bu yıl sonu itibarıyla bitiyor. O süre zarfında buradaki standartlara uygun şekilde filtreleme yapılacaktır, uzatma süresi verilmemiştir ve verilmeyecektir."

Değerli AK PARTİ'li milletvekili arkadaşlarım soruyorum: Temmuz ayından bugüne kadar ne değişti? Yine Cumhuriyet Halk Partisi, her zaman olduğu gibi, şubat ayındaki teklifin oy birliğiyle çekildiği görüşmelerde tarihe şöyle bir not düşmüştü, diyordu ki Grup Başkan Vekilimiz Sayın Özgür Özel: "Burada bir şüphem var. Bu şüphe, seçimden önce buralarda rahatsızlık yaratıp da sıkıntı olmasın diye bu teklifi geri çekip seçimden sonra getirebileceğinizi düşünüyoruz. Kaygımız var ama buradan bütün yurttaşlarımıza söylüyoruz: Meclisin sözü sözdür, bundan sonra böyle bir düzenleme yapılmayacak, zehir solumak zorunda kimse bırakılmayacak." ve Parlamento iradesi buna onay veriyor ve Değerli Başkan burada oylamayı başlatıyor ve burada bulunan tüm milletvekilleri oy birliğiyle Sayın Grup Başkan Vekilimizin bu sözlerini onaylıyor ve kabul ediyorsunuz. (CHP sıralarından alkışlar) Peki, ne değişti? Şu değişti: 31 Mart seçimleri bitti, artık o yörelerdeki oya ihtiyacınız yok. Neye ihtiyaç var? İşte bu tekliften faydalanacak olan üç beş tane enerji lobisine ihtiyacınız var. (CHP sıralarından alkışlar) Bugün burada çocuklarımızın zehirlenmesi için, havamızın zehirlenmesi için mi oy kullanacaksınız yoksa bu üç beş enerji lobisinin baskısına boyun mu eğeceksiniz?

Değerli milletvekilleri, deniliyor ki: "Bu santrallerde enerji arzı tehlikesi var." Enerji Bakanlığının internet sitesinden enerji arzına ilişkin bu belgeyi çıkarttık, deniliyor ki: "Yıllık Türkiye'nin kurulu kapasitesi 90.421 megavat, 2018'de harcanan 30 bin megavat." Yani 3 katı enerji arz fazlamız var. 1 Kasım 2019 tarihli tutanakta Bakan Yardımcısı diyor ki: "10 termik santral kapatılırsa 8.300 megavat enerji açığı çıkacak." Zaten 3 kat fazla arzımız yok mu? Neden hâlâ enerji arzıyla ya da üç beş enerji lobisinin baskısıyla vatandaşlarımızı zehirlemeye devam edeceğiz?

Bu kanunun içerisinde bu maddenin yer alması aslında biraz da trajikomik. Bu kanunda ne istiyoruz? Bu kanunla bugün vergiler getiriyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Devamla) - Değerli konut vergisi getiriyoruz, gelir vergisi dilimini artırıyoruz ve "dijital vergi" adı altında vergiler getiriyoruz, "konaklama vergisi" getiriyoruz. Yani vatandaşlarımızdan ek vergiler toplayacağız ve bu ek vergileri, bu üç beş enerji şirketine teşvik olarak ödeyeceğiz; sizden vergi alacağız, sizi zehirlemeye devam edeceğiz diyoruz. Bu kapatılması talep edilen ve bunun için süresi uzatılan termik santraller, bizim de taraf olduğumuz sözleşmeler gereğince yılda sadece otuz beş gün sınır değerini aşabilir. Bakın, Kahramanmaraş Elbistan, yılda iki yüz yirmi sekiz gün sınır değerini aşmış; Çanakkale Çan, yüz elli iki gün aşmış; Kütahya, yüz yirmi dokuz gün, liste uzayıp gidiyor.

Değerli milletvekilleri, her birimizin bizi buraya gönderen vatandaşlarımıza borcu var, görevi var. Nedir bu borç? Nedir bu görev? Anayasa'nın 56'ncı maddesinde, sağlıklı bir çevrede yaşatma borcu...

Her birinizin elinizi vicdanınıza koyacağınızı ve bu madde için "hayır" oyu vereceğinizi düşünüyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)