GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:24
Tarih:28.11.2019

OKAN GAYTANCIOĞLU (Edirne) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle bugün Hakkâri ve Şanlıurfa'daki şehitlerimize rahmet diliyorum, yakınlarına başsağlığı diliyorum, milletimize sabır diliyorum.

Görüşülmekte olan 144 sıra sayılı Yasa Teklifi'yle ilgili olarak 18'inci madde üzerinde söz aldım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

18'inci maddede çok önemli bir şey yok, bizim de desteklediğimiz unsurlar var, Silahlı Kuvvetlerin sağlık personelinin tazminatlarıyla ilgili konular var. Ancak yasayı bir bütün olarak incelediğimizde bazı eksik maddeleri var. Nedir? Örneğin, bir tanesi Silahlı Kuvvetlerin izinleriyle ilgili. Bunda da bir şey yok, Silahlı Kuvvetlerin personeli tabii ki izne çıkar, tabii ki tatil yapar, hatta kendilerine yol izni dahi veriliyor, hastalandıklarında izinler veriliyor. Örneğin, yıllık izinlerini kullanacak personel ne yapacak? Otuz gün izin aldıysa "Ben bir ailemi ziyaret edeyim." diyecek ve ailesini ziyaret edecek, on beş gün ailesinin yanında kalacak "Bir de bir tatil yapayım, bir askerî kampa gideyim. Jandarma Genel Komutanlığının, Sahil Güvenlik Komutanlığının bir kampına gideyim." diyecek ama bir bakacak ki burası kiralanmış. Kime kiralanmış? Özel sektörde birilerine kiralanmış. Yani siz bu yasayla Jandarma Genel Komutanlığına, Sahil Güvenlik Komutanlığına ait tesisleri kiralıyorsunuz hem de sadece sosyal tesisleri değil, askerî gazinolar, vardiya yatakhaneleri, özel, yerel kış eğitim merkezleri ile kantinlerin tamamı, bir kısmı veya bazı şubelerinin kiraya verilebilme olanağı sağlanıyor. Kime verilecek, hangi koşullarda verilecek; bunlar açık ve net değil. Yani her şeyi satarak, yandaşlara vererek, kiralayarak nereye kadar gideceksiniz? Sata sata yer bırakmadınız yani bu ülkede sermaye kalmadı "yerli sermaye" denilen bir şey kalmadı. TEKEL, TÜPRAŞ, TELEKOM, bankalar, sigorta şirketleri, limanlar, her biri gitti; devlete ait üretme çiftlikleri, Süt Endüstrisi Kurumu, Et Balık Kurumu gibi kurumların hepsi gitti.

Bu ülke kurulurken çok zor koşullarda kuruldu, Düyun-ı Umumiye vardı, borçlar vardı, bu borçlar ödendi, kapitülasyonlar kaldırıldı, üretim ekonomisine geçildi, devlete ait bir sürü fabrika oluştu, devlete ait bir sürü tesis oluştu ama siz, geldikten sonra haraç mezat ne varsa sattınız. Sadece TEKEL'i stoklarında 100 milyon dolarlık üzümle sattınız, sattığınızda 290 milyon dolar ediyordu; satın alanlar, bir yıl sonra bunu başkalarına sattılar 890 milyon dolara. E, ondan sonra ne oldu? Tekrar bir satış oldu, şu anda TEKEL 2,1 milyar dolara yabancılarda, İngilizlerde. Yani satmanın bir sonu yok, kiralamanın, yandaşlara destek vermenin bir sonu yok. Bunları koruyabiliyor muyuz? Personelimize ucuz tatil yaptırabiliyor muyuz?

Bakın, askerî personelimiz şehit oluyor, yaralanıyor, moral bulması lazım, tesislere gitmesi lazım, dinlenmesi lazım, kafasını dağıtması lazım, çocuklarıyla, ailesiyle birlikte tatil yapması lazım. Onun için de bu tip tesisler lazım. Kantinler lazım, ucuza alışveriş yapabilsinler, piyasa koşullarının altında ucuza alışveriş yapabilsinler. Çünkü "3600 ek gösterge vereceğiz." diyorsunuz, vermiyorsunuz. Seçimlerde her yeri dolaşıyorsunuz, vaatte bulunuyorsunuz, vaatlerinizde durmuyorsunuz. Hiç olmadı; bu tip tesisler, devlete ait, ordumuza ait, Türk Silahlı Kuvvetlerine ait tesisler yerinde dursun, yerinde dursun, personel buralardan yararlansın, uzun yıllar yararlansın. Başka bir şey veremiyorsunuz; hiç olmadı, bu tip olanaklardan yararlansınlar. Yani, satışların bir sonu yok. Birazcık yandaşları değil, yurttaşları düşünelim. Ülkemiz çok zor koşullarda kuruldu. Gelecek nesillere bırakacak bir şeylerimiz kalsın diyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)