GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu'nun yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:24
Tarih:28.11.2019

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Yalan siyaseti kimin yaptığını herkes görüyor, biliyor. Benim söylediğim bir sözle ilgili olarak neyi değiştirip neyi düzelteceğime ben karar veririm. Benim buradaki meramım "eski general" ifadesidir, başka bir kastım yoktur, olursa da açıkça yaparım.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Tamam.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Sayın Bakanın eleştirilecek bir ton da yanı vardır, zamanı gelince onları da yaparız ama ben siyasetin bir nezaket ve vicdan işi olduğunu bilenlerdenim, bir. Yani kimseye hakaret etmedim, kolay kolay etmem, düşünerek, bilerek ve isteyerek etmem.

Bir şey söyledim, Sayın Akbaşoğlu, siz şimdi bize "Yalan söylüyor." derseniz ben de derim ki: Sizin söyledikleriniz daha büyük yalan, yalanın ağababası. Buradan bir yere varamayız. Ben somut bir soru sordum: Bu işi en iyi bilen Millî Savunma Bakanı, teknik olarak, teorik olarak, askerî olarak, stratejik olarak, ne derseniz deyin, bu Sayın Bakan, Genelkurmay Başkanlığından Bakanlığa geçmiş birisi olarak bu konuda Plan ve Bütçe Komisyonunda basının önünde bu konunun açılmasından rahatsız oluyorsa siz bu işe pek girmeyin. Siz de girmeyin.

ASUMAN ERDOĞAN (Ankara) - Size mi soracağız?

ENGİN ALTAY (Devamla) - Siz de girmeyin. Siz de ne derseniz deyin. Burada o tumturaklı, hamaset dolu güzel konuşmanızla...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Şunu zannetmeyin: Bu Tank Palet konusunda milleti ikna ettim zannetmeyin. Biraz önce şey yaptınız böyle, inanç noktasından, "milletin hakikatleri" "ilahi adalet"ten... Ben inanıyorum. Ben diyorum ki: Vallahi de billahi de bu bir peşkeş. Daha önce de söyledim: Gel, Kur'an-ı Kerim'i getirelim, ikimiz de el basalım. Elin onun üstündeyken söyleyebilecek misin bunu?

BURHAN ÇAKIR (Erzincan) - Ya çarpılırsan?

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Elin onun üstündeyken "Ben burada bir usulsüzlük olmadığına inanıyorum, Kur'an'ın üstüne yemin ederim." diyebilecek misin? Diyemezsin. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Altay.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Bir dakika... Şimdi, bakın...

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Şimdi gidelim. Şimdi ver arayı, şimdi ver arayı o zaman.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Şöyle... Bir dakika, bir dakika...

ENGİN ALTAY (İstanbul) -Şimdi ver arayı Sayın Başkan.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Biraz sonra verecek. Başkanı sen mi yönetiyorsun?

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Ama bir dakika... Ben de cevap vereceğim, sordunuz.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bugün sormadım.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Ama soru soruyorsunuz.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Onu iki gün önce sordum, salı günü sordum onu ben.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Yani, hayır, soru soruyorsunuz, "Kur'an-ı Kerim'e el basacak mısınız?" dediniz. Yani cevap vermeyelim mi?

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Salı günü de sordum. Getir hadi. Getir arkadaş, getir.