GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:27
Tarih:05.12.2019

VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Meclis çalışmalarından bulduğum her fırsatta Malatya'ya giderek Malatya'nın köylerini, mahallelerini geziyor, sorunlarını dinliyorum. Bugün buradan, Darende'den Kuluncak'a, Arguvan'dan Akçadağ'a, Hekimhan'dan Pütürge'ye, Doğanyol'dan Yazıhan'a, Doğanşehir'den Arapgir'e Malatyalıların Meclise selamlarını ve sitemlerini sizlere iletmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, Malatya, bildiğiniz gibi, Türkiye'nin en güzel illerinden ve en büyük tarım merkezlerinden biri olmasına rağmen, dünyaca ünlü kayısısını ve birçok ürünü barındırmasına rağmen, maalesef hâlâ sulama suyu sorununu çözebilmiş değildir ve bu sorun maalesef artarak devam etmektedir. Sulama suyu Malatya açısından, Malatya'da siyaset yapanlar, özellikle iktidar partisinde bulunanlar açısından utanç verici bir durumdur çünkü Malatyalılar hâlâ, maalesef, kanalizasyon borusunu kırarak kayısılarını, bostanlarını sulamaktadır. AKP sadece kayısıya kötülük etmemiştir. Malatyalılar, maalesef, Malatya'nın merkeze bağlı Dilek gibi, Topsöğüt gibi merkezlerinde artık bostan ekemez ve biberini, domatesini manavdan alacak duruma düşmüştür. Onların adına, Malatyalıları bu duruma düşürenlere yazıklar olsun diyorum.

Değerli arkadaşlar, daha önce Mecliste konuşmalar yapmıştım, demiştim ki: AKP sulama barajı yapıyor ama kanal yapmayı unutuyor. Sonra, bu kanalın ihalesi, bizim sözlerimiz üzerine üç yıl sonra yapıldı, hem Boztepe Barajı'na hem Kapıkaya Barajı'na kanal yapılarak beş yıl sonra Malatyalılar suya kavuştu.

Yine, Türkiye'de örneği olmayan şaka gibi bir olayı Doğanşehir ilçesine bağlı Söğüt beldesinde yaşadık. Değerli arkadaşlar, kocaman gölet var, su yok. Bakın, fotoğrafları burada. Fotoğrafları iktidar partisi milletvekilleri de görsün. Burada gölet var kocaman. Söğütlüye "Gölet yapacağız." diye söz vermişler, göleti yapmışlar ama su tutmuyor. Bakın, tekrar söylüyorum, göleti yapmışlar ama su tutmuyor. Seçim zamanı Söğütlüleri kandırmışlar, oylarını almışlar, işlerine bakmışlar. Bakın, burasını, bu yaz çektiğimiz görüntüyü AKP'lilere gösterelim, belki, biraz görürler de "Bunu nasıl yaptık, nasıl denetlemedik, bu müteahhide nasıl para verdik?" diye düşünürler. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, yine daha önce belki Türkiye'de yaşamadığımız bir olayı Malatya'da yaşadık, onu da anlatayım. Rahmetli hemşehrimiz, hemşehrisi olmaktan gurur duyduğumuz, Türkiye'nin, herkesin ortak sevgisini kazanmış Kemal Sunal'ın bir filmi var; Propaganda filmi. Aynen Propaganda filminde yaşanan olay Malatya'da yaşanıyor. Darende'ye bağlı bir köyümüz âdeta Batı Şeria ile Gazze gibi bölünmüş, insanlar kendi köylerinde mülteci durumuna düşürülmüş.

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Nerede yaşanmış?

VELİ AĞBABA (Devamla) - Darende Hacılar'da kurulan HES önce -suyu satılarak- köyü bölmüş, ardından yüzyıllardan beri köylünün kullanmış olduğu, köyü ortadan ikiye bölen yol HES'in firmasına, patronlarına, iş adamlarına satılmış, peşkeş çekilmiş. Değerli arkadaşlar, atalarının, dedelerinin kullandığı yol birkaç liraya satılmış; olacak iş değil. AKP Malatya'da dağları sattı, ovaları sattı, suları sattı, şimdi de maalesef yolu satıyor.

Değerli arkadaşlar, şimdi, o köyde yaşayan Hacılar Şeyhli köylüleri "Allah gözünüzü doyursun AKP milletvekilleri, Allah gözünüzü doyursun." diyorlar, 200 metrelik yolu, 200 metrede gidecekleri yolu 12 kilometrede gidiyorlar. Köy ikiye bölünmüş; cemaat bir tarafta, cami bir tarafta kalmış. Eğer bu bizim iktidarımızda olsaydı "Köylüye namaz kıldırmıyorlar." diye propaganda yapardınız. (CHP sıralarından alkışlar) AKP, köylülere namaz kıldırmıyor, bayram namazı kıldırmıyor, cuma namazı kıldırmıyor. Niye?

KADİR AYDIN (Giresun) - Bir cami de oraya yaparız.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Bakın, niye? Arkadaşlar, köyü ortadan ikiye bölmüş, 200 metrelik bir yol var böyle, bu yolun burasında bir bariyer, burada bir bariyer, köylülerin bir kısmı burada, bir kısmı burada.

SALİH CORA (Trabzon) - Düzeltiriz.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Köylü burada, mezarlık burada. Diyor ki: "AKP bize Fatiha okutmuyor." Size söylüyor. (CHP sıralarından alkışlar) Bakın, arkadaşlar, dede torununu göremiyor, baba kızını göremiyor, âdeta Hacılarlı, Şeyhlilerli yakınlarının başına Fatiha okumaya gidemiyorlar. Bu köylüler -AKP milletvekilleri bilir- size yıllarca oy vermişler. Şimdi, diyorlar ki: "Verdiğimiz oy, gözünüze, dizinize dursun!" Onların mesajını ben size iletiyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

SALİH CORA (Trabzon) - Hangi köy?

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Seçim olursa bir daha oy verecekler.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Arkadaşlar, bu seçimde dersinizi aldınız orada, onu da söyleyelim.

Sayın Başkan, tabii, benim Malatya'nın sorunlarını beş dakikaya sığdırmam mümkün değil.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

VELİ AĞBABA (Devamla) - Beş gün verseniz yine sığdırmam mümkün değil ama birazcık ilave yaparsanız sözlerimi toparlarım.

MUSTAFA KÖSE (Antalya) - Malatya'nın en büyük sorun sensin.

BAŞKAN - Ben bir dakika daha ilave ediyorum.

Buyurun.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Şimdi, arkadaşlar, yine Türkiye'de yaşanan bir durum var; biliyorsunuz, AKP iktidarı, kendi yandaşı olmayan memurların tayinini sık sık çıkarıyor. Arkadaşlar, bir durum var ki yine evlere şenlik; Malatya'daki kamu kurumlarının tayinini çıkarıyor. Bir daha söylüyorum: AKP, Malatya'daki kamu kurumlarının tayinini çıkarıyor.

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Nereye?

VELİ AĞBABA (Devamla) - Niye? Anlamak mümkün değil. Bakın, Nüfus Müdürlüğü Valilik binasındaydı, sonra kiralık yer tuttular. Diyorsun ya "Niye?" Çünkü kiraya tuttuğunuz yer muhtemelen AKP'li bir yöneticinin yakınıdır. "Niye?" diyorsun ya, cevabı da orada.

SALİH CORA (Trabzon) - İnsanları töhmet altında bırakmayın, doğru bir yaklaşım değil.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Bakın, Halk Eğitim Merkezi 3 kez yer değiştirmiş, Fen Lisesi, Kernek Anadolu Lisesi 3 kez, İŞKUR'un binasının, Sosyal Güvenlik Kurumunun tayini çıkmış.

Yine, değerli arkadaşlar, bir şey daha var ki bir de İl Halk Kütüphanesi var, Malatya'yı belki birileri bilmez, Malatya'ya çok sık gelmeyenler bilmez, Malatya büyükşehir. Bizim İl Halk Kütüphanemiz var, önce onun da tayinini çıkardılar, kütüphanenin tayinini çıkardılar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

VELİ AĞBABA (Devamla) - Sayın Başkan, hemen toparlıyorum.

BAŞKAN - Toparlayın, buyurun.

VELİ AĞBABA (Devamla) - 800 bin nüfuslu Malatya'da kütüphane yok. Önce kırk yıldır hizmet veren kütüphaneyi Beşkonaklar'da bir binaya taşıdılar, şimdi o da yok, nereye gittiğini bilen yok değerli arkadaşlar.

Bakın, bir hikâye var ya, diyorlar ya: "Ağaç nerede? Balta kesti. Balta nerede? Suya düştü. Su nerede? İnek içti. İnek nerede? Dağa kaçtı. Dağ nerede? Yandı, bitti, kül oldu." Kütüphane nerede? Kütüphane yandı, bitti, kül oldu. Malatya'da kütüphane yok, kütüphane!

CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Cumhurbaşkanımızın hikâyesini anlatıyorsun.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Sizin çocuklarınız özel kurslara gidiyor ama Malatyalı fakir fukara çocuklar ders çalışacak yer bulamıyor. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Laf atarsın, senin tuzun kuru ama Malatyalı fakir fukara nerede okuyacak, nerede? Sen zenginsin tabii! Özel hoca tutuyorsun, özel kursa yolluyorsun! Malatyalı nerede...

Saygılar sunuyorum.

Başkanım, sağ olun. (CHP sıralarından alkışlar)