| Konu: | Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 27 |
| Tarih: | 05.12.2019 |
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Evet, sabah yapılan konuşmalarda İstanbul Sözleşmesi'yle iftihar edildiği ifade edildi. Evet, biz de gerçekten İstanbul'da kadına yönelik şiddete dair böyle bir sözleşmenin imzalanmış olmasından iftihar ediyoruz ama iftihar etmediğimiz bir şey var ki o da kadın cinayetlerinin azalacağı yönünde bir eğilim olması beklenirken bu İstanbul Sözleşmesi'nden sonra, ne yazık ki kadına yönelik şiddet ve cinayet yüzde 1.400 artmıştır. Demek ki anlaşmaları sadece imzalamak ya da kanunları yapmak yeterli olmuyor.
Evet, Ayşe Tuba Arslan 23 kez bildirim yapmış olmasına rağmen eşiyle yani celladıyla uzlaşma yapması konusunda devlet baba önayak olmaya çalışmıştır ve ne yazık ki celladı canını almıştır Ayşe Tuba Arslan'ın. Yine, Güleda Cankel erkek arkadaşından ayrılmak istediği için tam on yedi saat işkenceye maruz kalıyor arkadaşlar. Komşular şikâyet ediyor, zanlı gözaltına alınıyor. Ama ne beklenir? Bizim kızımız da orada olabilirdi değerli milletvekilleri. Hepimizin evlatları var, bizim çocuğumuz da orada olabilirdi. On yedi saat işkence gören o kızımıza "Şikayetçi misin?" diye soruyor devlet baba ve zanlı serbest bırakılıyor. 3 kez kaçma eğiliminde bulunmasına rağmen bu kızımız da ne yazık ki hayatını kaybediyor.
Yine, son olarak, Ceren Özdemir, ne yazık ki, çocuk katili olan bir cani tarafından öldürülüyor, 20 yaşında hayata veda ediyor.
Arkadaşlar, yine, Şule Çet davasında bu kadar sivil toplum örgütü, bu kadar partililer sahip çıkmış olmasa herhâlde bu cezayı da almazdı. Ağırlaştırılmış müebbet hapis verilmesi gerekirken Şule Çet'in zanlısına iyi hâlden dolayı -nasıl oluyorsa artık o iyi hâl, bir katilin iyi hâli nasıl oluyorsa- müebbet hapis veriliyor.
Evet, değerli milletvekilleri, Albert Camus diyor ki: "Bir ülkeyi tanımak istiyorsan orada insanların nasıl öldüğüne bakacaksın." Herhâlde bizim ülkemize uyarlarsak "Nasıl öldürüldüğüne bakacaksın" demek gerekiyor. Artık, bu kadın cinayetleri lafta kalmasın, son bulsun diyoruz arkadaşlar. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar) Çok teşekkür ediyorum. Umuyorum ki bir daha kadın cinayeti yaşanmasın ülkemizde.
Değerli milletvekilleri, Plan ve Bütçe Komisyonunda, vaktim yettiği ölçüde, hemen hemen bütün bakanlıkların bütçesine katılmaya çalıştım ama öyle bir tablo çizildi ki Alice Harikalar Diyarında... İnanılmaz bir ülkede yaşıyormuşuz da bizim haberimiz yok. Bütçe uçuyor. Evet, değerli dostlar, yani ya siz başka bir ülkede yaşıyorsunuz ya biz başka bir dünyada yaşıyoruz. Bunu bilemedik, bir türlü konduramadık.
Cumhurbaşkanlığının 2018 bütçesinde 56 milyonu yata, 406 milyonu uçağa, 21 milyonu otomobile, 56 milyonu mobilya ve mefruşata, 5 milyonu tabak çanak, bardağa, 4 milyonu temizliğe ayrılmış. Bu kadar harcama yetmemiş olacak ki Cumhurbaşkanlığı bütçesinde her yıl düzenli artış öngörülüyor. Sarayın 2018 bütçesine 1,6 milyar lira ayrılmış, 2019'da bu bütçe 2,8 milyara, 2020'de de 3 milyar 152 milyon liraya çıkarılmış değerli milletvekilleri.
Evet, Meclisin halıları 1 milyon 350 bin liraya yenilenirken, Meclise süper lüks donanımlı 66, saraya 25 yeni araç kiralanıyor. Daha dün, onlarca makam ve koruma aracının tırlarla, konvoy eşliğinde, sıra sıra dizilişini izledik. Halk ekonomik krizle boğuşurken bu, bizim içimizi yakıyor değerli milletvekilleri.
Arkadaşlar, birileri lüks ve şatafat içerisinde hayatını sürdürürken son on gün içerisinde 3 aile siyanürle intihar etti, toplu intiharlar yaşanıyor ülkemizde. Esnaflar, sanatkârlar, atanamayan öğretmenler intihar ediyor; bu, sosyal patlama değildir de nedir değerli arkadaşlar? Evet, yazıktır, günahtır. Biz "ekmek" diyoruz, siz "mermi" diyorsunuz değerli milletvekilleri. Biz "Emeklilikte yaşa takılanların haklarını vermemiz gerekir." diyoruz ama siz emeklilikte yaşa takılanların daha adını bile içselleştirmemişsiniz, "EYP" diye bahsediliyor "EYT" denilmesi gerekirken. Emeklilikte yaşa takılanlara lütuf yapmıyorsunuz arkadaşlar, bu, onların hakkı. Siz maç sırasında kural değiştirdiniz. Bu, insanların hakkı, lütuf değil. (CHP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Şevkin.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Hemen bitiriyorum.
Emeklilikte yaşa takılanlara lütuf yapmıyorsunuz, kapıları kapattınız. Atanamayan mühendislere -jeoloji mühendisleri, inşaat mühendisleri, ziraat mühendisleri- veterinerlere, öğretmenlere, sözleşmeli çalışanlara, taşeron çalışanlara söz verilmesine rağmen hiçbirinin... Ataması yapılmayan sağlıkçıların, asgari ücretlilerin, sayıları 8 milyonu geçen işsizlerin sürekli sorunlarına çözüm ararken sarayın bütçesi sürekli artış gösteriyor, sarayın bütçesi arttıkça vatandaşın bütçesi daralıyor. Öyle, söylendiği gibi ekonomide büyüme falan yok değerli milletvekilleri. Ne yazık ki asgari ücretliden hâlâ vergi alıyorsunuz, işsizlik had safhada, her şeye ortalama yüzde 50 zam yapılırken siz enflasyonu yüzde 10,56 olarak saptadınız, oysa bu ülkede 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 6.500 lira.
Değerli milletvekilleri, hepimiz çok iyi biliyoruz ki bu sistem artık tıkanmış durumda, lafı sağa sola çevirmenin anlamı yoktur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Hemen bitiriyorum.
Türkiye Cumhuriyeti ancak ve ancak Mustafa Kemal Atatürk'ün gösterdiği muasır medeniyetler seviyesine Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında kavuşacaktır.
Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Sağ olun. (CHP sıralarından alkışlar)