GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 1'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:29
Tarih:10.12.2019

CHP GRUBU ADINA MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

15 Temmuz şehit yakınları ve gazileri için toplanan parayı uzunca bir süredir soruyoruz ama uzunca bir süredir kulağınızın üstüne yatıyorsunuz. Duymazdan geldiniz, muhtemeldir ki biz üstüne gitmeseydik de o paraların üstüne rahatça yatacaktınız. Sonradan sanki cevap verirmiş gibi yapmaya başladınız ama aslında sorularımıza doğru, net, açık cevap alamıyoruz.

Ben şimdi tutanaklardan okuyarak ve başta Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ı itham ederek ve sizden açık, net cevaplar bekleyerek bazı sorular soracağım.

Değerli arkadaşlar, bakınız, tutanaktan okuyorum: "Bu paralar nerede, ne yaptınız?" diye soruyoruz, Fuat Oktay diyor ki: "Tek Hazine Kurumlar Hesabına aktarılmıştır." Niye aktardınız? Bu paraları hazineye koymak için mi aktardınız? Bu paraları toplarken "Biz bu paraları toplayacağız, üç buçuk yıl boyunca ve daha bilemediğimiz bir süre hazineye aktaracağız." dediniz mi? Bu parayı orada niye kullanıyorsunuz? Bu sorunun cevabını Sayın Fuat Oktay buraya gelip niye vermez?

İkinci sorum: Bakınız, eğer siz bu parayı yemediyseniz, para gerçekten orada duruyorsa sizin çıkarttığınız 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye göre vakıf hükmi şahsiyet kazandıktan sonra on beş gün içerisinde paraların vakfa girmesi lazım. Neyi bekliyorsunuz siz sekiz aydır? Niye bekliyorsunuz? Bu paralar niye on beş gün içerisinde vakfın hesabına geçmedi? Çünkü o paraları yediniz, çünkü o paraların üstüne kondunuz, biz bunları biliyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, bir iddia da şu: Tabii, kendileri resmî açıklama yapamıyorlar ama birilerine söylettiriyorlar. Neymiş efendim, vakıf, yönetim kurulunu bekliyormuş. Niye bekliyor? Yönetim kurulunun atanmasında elinizi ne tutuyor? Cumhurbaşkanı atayabilir direkt, hemen atayabilir. Bakın, Sayın Kültür Bakanının durumu daha garip. Ona Plan ve Bütçe Komisyonunda soruyoruz: "Niye atanmıyor? Mütevelli heyeti başkanı kim?" diyoruz. Diyor ki: "Mütevelli Heyeti Başkanı, Sayın Aile Bakanıdır." Tutanaktan okuyabilir kendisi de, çok garip. Bürokratlarınız sizi yanıltıyor Sayın Bakan.

Şimdi devam ediyorum soruları sormaya. Sayın Nurettin Canikli diyor ki: "Devletin kayıtlarında duruyor." Kardeşim, devletin kayıtlarında varsa gösterin şu kayıtları bize, biz de görelim. Niye bizden saklıyorsunuz? Bu tartışma bitsin. Niye uzatıyorsunuz? Niye aylardır, yıllardır duymazdan geliyorsunuz? Yapacağınız iş, kaydı çıkarıp göstereceksiniz. Niye bu kadar zor? Çünkü o paraları yediniz, bitirdiniz. (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, diğer bir iddia, Fuat Oktay diyor ki: "Paraların kuruşuna dokunmadık." Öyle mi? Bakın, o paralar toplanırken 309 milyon lira, 338 milyon liraya çıktığını söylüyorlar. Beşiktaş'taki terör saldırısına uğrayanlar için toplanan para 52 milyon lira, onun da 58 milyon liraya çıktığını söylüyorlar. Düşünün, 400 milyon liraya yakın bir para toplanıyor ve o para üç buçuk yılda ola ola en fazla 50 milyon lira civarında artıyor. Bakınız, son üç yılda 500 milyar liraya yakın faiz ödedi tefecilere sizin iktidarınız ve bu 500 milyar liradan düşe düşe şehit ve gazi yakınlarına 50 milyon lira mı düştü? (CHP sıralarından alkışlar) Hani kuruşuna dokunmuyordunuz, hani dokunmayacaktınız? Bu, kuruşuna dokunmak değilse, bu, parayı yemek değilse, bu, şehidin, gazinin parasına el uzatmak değilse nasıl açıklanacak?

Bakınız, devam ediyoruz: "Sahte bir adreste kurdunuz bu vakfı." diyoruz. Ben bizzat 19/11/2019'da Aile Bakanının yüzüne soruyorum, diyorum ki: "Sayın Bakan, adresiniz niye sahte?" Sayın Bakanın cevabı, diyor ki: "Sahte adresimiz yok, adresimiz gayet geçerli bir adres." Sayın Bakanın o günlerde vakıfta gözü yok, vakfın çalışmasında gözü yok, durumu geçiştirmeye çalışıyor. Sonra anlıyorlar ki o adreste öyle bir vakıf yok, ondan sonra yeni bir adres bulma telaşına düşüyorlar. Onunla da yetinmiyorlar, buldukları adrese alelacele, birkaç gün içerisinde asıl tabelanın üstüne bir muşamba gerdiler. Bakın, devlet bürokrasisinin, devleti yönetenlerin utanç duyması gereken bir durumdur bu. "Orada vakıf var, adresi sehven vermişiz." diyorlar ama biz söyleyene kadar haberleri yok, Sayın Bakanın dahi haberi yok bundan.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım Sayın Emir.

MURAT EMİR (Devamla) - Tabelayı oraya astıktan sonra, üzerine muşamba gerdikten sonra oraya bir telefon numarası vermek dahi akıllarına gelmiyor.

Devam ediyoruz, bakın, burada Sayın Bakana soruyoruz: "Bu vakfın senedi nerede, nasıl ulaşacağız?" Diyor ki: "Senet açıktır." Senet açık falan değil, vakfın senedini bilmiyoruz. Vakfın senedi kapalı, ortada bizim ulaşabileceğimiz bir vakıf senedi yok, onu da öğrenemiyoruz.

Bakın, soru şudur: Bu vakfın paraları nerede? Bu vakfın paralarını hak edenlere, şehit yakınlarına ve gazilere vermek için ne bekliyorsunuz? Gerçekten Tek Hazine Hesabındaysa onun belgesini bizden niye saklıyorsunuz? Ve yüce Meclise sesleniyorum: O paralar yendiyse, o paralara o kirli eller uzandıysa o kirli elleri bulup çıkartmak hepimizin görevidir. (CHP sıralarından alkışlar)

Bakın, o kampanya Cumhurbaşkanının himayelerinde başlatılırken denmiş ki: "Şehidine sahip çık." Başbakan Binali Yıldırım demiş. Şimdi, millet, şehidine sahip çıkmış ama Meclisin de şehitler için toplanan paraya sahip çıkması gerekiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Emir.

MURAT EMİR (Devamla) - Teşekkür ederim.

O yüzden, bu bütçe, o şehitler için toplanan paraya el uzatan bir bütçedir ve bu anlamıyla da bu bütçenin asla ve hiçbir şekilde geçirilmemesi gerekir.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)