GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Devletin iş ve işlemlerini yürüten organın eleştirilmesinin devletin eleştirilmesi anlamına geldiğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:32
Tarih:13.12.2019

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Çok teşekkür ederim Sayın Başkan, sizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Benim de çok tasvip etmediğim birkaç değerlendirme oldu doğal olarak. Sayın Akbaşoğlu'nun yaptığı gibi değerlendirme yapmak istiyorum efendim.

Efendim, birincisi şu: Herhâlde Sayın Akçay tam meramımı anlamamış olabilir. Devlet bana göre bir mekanizmadır.

ERKAN AKÇAY (Manisa) - Size cevap vermedim, kendi görüşlerimizi ifade ettim.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Hayır hayır. Ben de size cevap diye söylemiyorum ama bir açıklık getirme gereği doğdu.

Bana göre devlet bir mekanizmadır. İçinde elbette bu Meclis de var ama devletin iş ve işlemlerini yürüten de bir organ var. Devletin iş ve işlemlerini yürüten organın eleştirilmesi bir anlamda devletin de eleştirilmesidir. Devletin uygulamasıdır o neticede. Vatandaş penceresinden baktığınız zaman uygulamanın adı devletindir. Örneğin, Tarım Kredi Kooperatifinin önünde, borcundan dolayı evine haciz gelen çiftçi meseleye devletin bana yaptığı bir iş ve işlem diye bakar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Dolayısıyla -altını özellikle çizmek isterim ki- eleştirilmeyen, eleştirilemez yönetimleri barındıran devletler batmaya mahkûmdur. Evet, insanı yaşat ki devlet yaşasın ama devleti eleştiremezsen, devlet eleştirilmez hâle gelirse, devlet kutsanırsa o devletin ömrü pek kısa olur.

Sayın Başkan, ikinci olarak şunu garipsedim: Sayın Akbaşoğlu, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ÖSO'yla birlikte kimi terör örgütlerine karşı mücadele ettiğini söyledi. Türk Silahlı Kuvvetlerinin içine düştüğü şu hâle bakar mısınız? Bir gün geliyor Türk Silahlı Kuvvetleri şimdi devletin "terörist" diye nitelediği -buna itirazım var diye demiyorum- PYD ve YPG'yle iş birliği yaparak Süleyman Şah Türbesi'ni kaçırıyor, sonra aradan biraz zaman geçiyor aynı Türk Silahlı Kuvvetleri ÖSO diye bir örgütle bu sefer Suriye Demokratik Güçlerine karşı savaşıyor. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu!

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bu, işte, benim söylediğim devletin âciz, ucuz, düşük kalibreli dış politikasızlığın -politikası bile demiyorum- sonucu Türk Silahlı Kuvvetlerinin bölgede içine düştüğü hâlin bir yansımasıdır.

Irkçı söylemden bahsedildi. Burada bir cümleyle bir şey söylememiz lazım. Birbirimizi yaftalayarak burada kimse bir yere varamaz ama bir ırkçı söylem arıyorsak ben şu cümleye dikkat çekmek isterim: "Benim için çıktı bir tanesi 'Gürcü'dür.' dedi -ki ben Gürcü'yüm, Gürcülüğümle de övünüyorum bu arada- hatta çok daha çirkin şeyler söyleyenler oldu, 'Ermeni.' dedi; ben Türk'üm." Bu cümleyi kim sarf ettiyse en büyük ırkçı odur.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)