| Konu: | CHP Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 64 |
| Tarih: | 04.03.2020 |
CHP GRUBU ADINA ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, sizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Suriye'den, özelde İdlib bölgesinden art arda aldığımız şehit haberlerinin, acı haberlerin ve oradaki Mehmetçik'imizle ilgili gelecek kaygısının doğal olarak bizlerde bir gerilime -sadece bizde değil, herkes için bunu söylüyorum- bir kaygıya, bir gerginlik ortamına da ister istemez yol açtığı bir vakıa. Bu yüzdendir ki bu konuyla ilgili olarak siyaset, karşılıklı İdlib hassasiyetinden kaynaklı gerilimden dolayı da yükseliyor. Ama bu, şu demek değil: Bu Mecliste bu tür arbedeler -inşallah, bu son olur- çok oldu; bu, vatandaşlarımız nezdinde hiçbir siyasi partiye bir artı asla getirmez, hepimizin üyesi bulunduğu yüce Meclisin itibarına halel getirir. Bir şekilde ağızdan çıkan sözler... Çıktıktan sonra söz, bizim değil, biz sözün esiri oluruz. Sayın Cumhurbaşkanının dün başlattığı, bugün süren, aslında hiç olmaması gereken ve yakışmayan da sözler sarf edilebiliyor. Bu, elde değildir, tecrübeli bir siyasetçi olarak söylüyorum. Bunu ben tecrübemle minimize edebiliyorum ki siyasette çok tecrübeli olan Sayın Cumhurbaşkanı da dünkü konuşmasıyla ilgili sorulsa "Keşke öyle demeseydim." diyecektir, eminim. Bu durumda, elbette yine, nasıl karşı tarafın bir gün önce söylediği doğru değilse ertesi gün söylenenin de yakışık almadığı, doğru olmadığı sözler çıkıyor. Bunları partiler arası bir diyalogla çözmek, toparlamak, bir arka kapı diplomasisiyle bu konuda bir mutabakat mümkündür.
Değerli arkadaşlar, nezaket nezaketi doğurur, saygı saygıyı doğurur; saygısızlık saygısızlığı doğurur. Böyle baktığınız zaman, buna herkes kendince bir gerekçe üretebilir; ağır tahrik denilir, şu denilir, bu denilir ama bunlar olmamalı, bütünüyle olmamalı. Üzüldüm, bugün burada biraz itiş kakış olabilir -olmamalı da- ama aklıma şu geldi: Ya, İdlib'de askerlerimiz savaşıyor, askerimiz orada savaşırken... (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
BAŞKAN - Değerli arkadaşlar, lütfen... Sayın milletvekilleri...
ENGİN ALTAY (Devamla) - ...bizim de buradaki bu görüntümüzün hiçbirimize, hiç kimseye bir hayrı yok. Söyledim arkadaşlar, bu konuda partiler arası görüşmeler, grup başkan vekilleri düzeyinde görüşmeler yapılır, yapılıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ENGİN ALTAY (Devamla) - Başkanım, biraz daha...
BAŞKAN - Sözlerinizi tamamlayın Sayın Altay.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Öyle olmasa bu Meclis çalışamaz hâle gelir. Ama Meclisi çalıştırmak zorundayız, Meclis açık kalmak zorunda. Şuraya bomba düştüğünde bu Meclis çalıştı değerli arkadaşlar. Siyasi argümanlarımızı, mülahazalarımızı, bunları elbette değerlendireceğiz ama hepimizin şurasında bir Türkiye olacak, bir Türkiye'm olacak "Hepimiz Türkiye'yiz." demeyi bileceğiz.(CHP sıralarından alkışlar)
Bu anlayışla, herkesin sinirlerine son vererek, sinirlerimizi törpüleyerek Genel Kurulun çalışmalarına devamı gereklidir. Sürenizi çok aldım.
Teşekkür ediyorum.
Sizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)