GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Elim bir kazada kaybedilen Hafız İsmail Çoşar ile eşi Sevim Coşar'ı rahmetle andıklarına, Cumhuriyet gazetesi yazarı ve Oda TV Haber Müdürü Barış Terkoğlu ile muhabir Hülya Kılınç'ın "Libya şehidi MİT mensubunun cenaze görüntülerine Oda TV ulaştı." başlıklı haber nedeniyle tutuklandığına ancak bu konudaki haberin önceden İYİ PARTİ İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ tarafından yapılan basın toplantısında ifade edilerek Meclis TV tarafından yayınlandığına, yargının siyasetin bu kadar vesayetinde bulunmasının ülkeye verilebilecek en büyük zarar olduğuna, George Mason'un "Basın özgürlüğü öteki özgürlüklerin emniyet supabıdır. Diktatör hükûmetlerden başka hiçbir kuvvet onu kısamaz." sözünden herkesin alacağı dersler olduğuna ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:65
Tarih:05.03.2020

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım. Sizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Onu huşu içinde dinlerdik. Sesi âdeta ağzından değil kalbinden çıkardı. Sesinin tınısı, kaidesi, tonuyla ve kattığı duygu seliyle çağlar, gönlümüzde yankılanırdı. Hepimizi manevi bir zenginlikte, rengârenk bir inanç ve duygu ikliminde, duygu bahçesinde buluştururdu. Elim bir kazada kaybettiğimiz İsmail Çoşar Hocamızı ve muhterem eşlerini rahmet ve minnetle anıyoruz; sevenlerine ve milletimize başsağlığı diliyoruz Sayın Başkan.

Sayın Başkan, Cumhuriyet gazetesi yazarı ve OdaTV sorumlusu, Haber Müdürü Barış Terkoğlu ve Manisa Muhabiri Hülya Kılınç'ın "Libya şehidi MİT mensubunun cenaze görüntülerine OdaTV ulaştı" başlıklı haber nedeniyle tutuklandığını üzüntüyle öğrendik.

Sayın Başkan, bu haber daha önce başka yayın organlarında da yayınlanmıştı ve bu konuda 25 Şubatta İYİ PARTİ Sayın Milletvekili Ümit Özdağ tarafından da yapılan basın toplantısı yoluyla Meclis TV tarafından da yayınlanmıştı. Şimdi, hâl böyle olunca, Libya'daki şehidimizin cenaze haberini yayınlayan OdaTV'ye cenaze görüntülerinin ulaştığını belirten bir gazetecinin tutuklanmasını hiçbir akılla, hiçbir mantıkla, hiçbir siyasi yaklaşımla izah etmek mümkün değildir. Biz, buradan, tabii, doğal olarak şu sonucu çıkarıyoruz: Yargının, siyasetin bu kadar vesayetinde, tasallutunda, basınç ve baskı altında bulunması -siyasi iktidar kim olursa olsun- bu ülkeye verilebilecek en büyük zarardır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bir ülkede yargıya olan güven zafiyete düştüğü andan itibaren o ülkenin huzurundan da bahsedemeyiz, o ülkede demokrasiden de bahsedemeyiz, o ülkede hak ve özgürlüklerden de bahsedemeyiz. Bununla beraber, basın özgürlüğüne tahammül edilmeyen ülkelere dünyanın diğer ülkeleri, milletler ailesinin diğer fertleri iyi gözle bakmaz.

Sayın Başkan, korkmamak lazım; özgürlüklerden, tepki hakkını kullanmaktan, protesto hakkını kullanmaktan, basın özgürlüğünü kullanmaktan korkmamak lazım. Bunlardan korkmak iktidarları sadece ve sadece güçsüzleştirir, zayıflatır, itibarsızlaştırır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Hemen bitiriyorum.

BAŞKAN - Sözlerinizi tamamlayın, buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bununla beraber, çok beğendiğimiz, bilinen de bir sözü tekrar etmek istiyorum: "Basın özgürlüğü öteki özgürlüklerin emniyet supabıdır. Diktatör hükûmetlerden başka hiçbir kuvvet onu kısamaz." demiş Mason. Bu sözden hepimizin alacağı dersler olduğunu düşünüyorum. Yargının, kamu vicdanında büyük bir tahribata yol açan, kamu vicdanını kanatan bu karardan, bu yanlış karardan bir an önce dönmesini ve yargının itibarsızlaşma sürecinin son bulmasını da temenni ediyorum efendim.