GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:69
Tarih:17.03.2020

CHP GRUBU ADINA AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; öncelikle hepimize geçmiş olsun.

Hepimiz derken elbette ki önce ulusumuzu kastediyorum ama bütün küreye, bütün insanlığa geçmiş olsun çünkü küresel bir salgınla karşı karşıyayız ve bu salgında bütün küre, hepimiz -sadece buradaki siyasal partiler değil- aynı gemideyiz. Onun için, en doğruyu birlikte yapmamız gerekiyor. En doğru, şöyle bir şey: Hep beraber en doğruyu arama çabası değerli arkadaşlar. Bu doğruyu arama çabası, hepimizin karar verme süreçlerine katkı sağlaması demek. Yani şunu demek istiyorum: Bir eksiğimiz varsa konuşmalıyız, yıkıcı bir mantık olmadan konuşmalıyız.

Değerli arkadaşlar, çok hızlı 3 tane tarihi hatırlatayım: 31 Aralık 2019, Çin'in Wuhan kentinde tanımlanmamış zatürre vakaları; Dünya Sağlık Örgütünün raporu. 7 Ocak 2020, ilk coronavirüs tespiti; yeni bir coronavirüsle karşı karşıyayız. 13 Ocak 2020, ilk "importe" vaka yani başka ülkelere sıçrıyor ve 20 Ocaktan itibaren dünyanın bütün haber sitelerinde coronavirüsle ilgili yayınlar başlıyor. Biz, 27 Ocak 2020 tarihinde ilk kez, Cumhuriyet Halk Partisinin MYK'sine yazılı olarak coronavirüs tehlikesini raporladık.

Değerli arkadaşlar, keşke dediğim şey şu: Keşke, çok öncesinden bir felaket yönetimi planı hazırlasak. Felaket yönetimi planıyla kastım şu: Bu tip bir şey başımıza gelmeden önce her bir adımını planlamamız gerekiyor. Mesela, böyle bir planımız olmuş olsaydı, umreden gelen vatandaşlarımız uçağa binmişken saat dörtte yurtları boşaltmak zorunda kalmazdık. Çünkü onlar gitmeden önce plan yapmalıydınız, geldiklerinde de nereye yerleştirileceğini bilmemiz gerekiyordu. Mesela, test kitlerini ihraç etmemeliydik, çok ihtiyacımız vardı; az test yapmak durumunda kaldık. Bunu, şunun için anlatıyorum: Bu aşamadan sonra, Sağlık Bakanlığının, sizin, bizim, hepimizin bir felaket senaryosunu da içine alacak şekilde bütün senaryolara hazır olmamız gerekiyor. Bu kapsamda -kalan süremde- ilk ve en önemli şey sağlık personelimiz.

Bu arada -siz uyarsınız uymazsınız ama ben rica edeyim- eğer birer arayla oturursak hani, sosyal mesafeye de en azından örnek olmuş oluruz.

Arkadaşlar, şöyle düşünün: Hepimiz coronadan korunmaya çalışıyoruz. Sağlık personelimiz açısından, sürekli hasta tedavi edecek olan doktor, hemşire, hasta bakıcı çok uzun saatler çalışmak zorunda kalabilir. Onlara hemen bu ay 2 maaş ikramiye verelim çünkü hazırlanabilsinler. Bir hemşire rutin olarak çocuğunu kreşe bırakıyordu, şimdi on iki saat çalışacak, on dört saat çalışacak; ne yapacak bu kadıncağız, ne yapacak bu doktor bey? Onun için, onların hazırlanmaları bizim için çok önemli, çok tehlikeli bir şeyle karşı karşıya kalacaklar. Atanamamış personeli atamak üzere hızla hazırlanmalıyız. Allah göstermesin, durum ağırlaşırsa -bunu murat etmiyoruz ama- son beş yılda emekli olmuş personelin şu anki adreslerini hemen tespit etmeliyiz çünkü göreve çağırma ihtimalimiz olabilir. Olmaz inşallah ama olursa diye felaket yönetimi planları yapılmalı.

Şu gün itibarıyla, gelecekte neye ihtiyaç duyacağız? Yine senaryo analizi, yine felaket yönetimi... Oksijen tüpüne, ventilasyon makinesine ihtiyacımız var değil mi? Hızla, yerel olarak üretimini birlikte planlayalım, biz ne yapabiliyoruz. Yoğun bakım yatak sayısını artırmamız gerekiyorsa şu an itibarıyla -hemen artırılmıyor, bunun bir sürü malzemesi var, bir sürü hazırlığı var- ne yapmamız gerektiği konusunda hemen çalışalım. Allah göstermesin, salgın sayısı arttı; mevcut hastaneler yeterli gelmiyorsa hangi kamu binalarının hastaneye çevrileceğine doktorlarımız, mühendislerimiz şimdiden gidip baksınlar; baksınlar ki hazırlıksız yakalanmayalım.

Şu an itibarıyla tıbbi malzeme ithalatını çok kolaylaştırmamız gerekiyor çünkü çok şiddetli ihtiyaç duyabiliriz. Hemen gümrüklere talimat verelim, ithalat süreleri kısıtlansın, vergiler kaldırılsın. Bu tip temel malzemeleri hangi firmalarımız üretiyor? Hemen heyet gönderelim çünkü sağlık personeli kadar onların işçileri de önemli. Karantinada çalışsınlar çünkü onların tedarikleri bizim için çok önemli.

Arkadaşlar, bizim, en iyiyi umut etmemiz ama en kötüsüne hazırlıklı olmamız gerekiyor. Çünkü burada bir siyasal başarı, sizin başarınız, bizim başarımız yok; siz başarısız olursanız, biz kötü muhalefet ettiğimizi kabul ederiz. Ama ne olur, bizim uyarılarımıza da "Siz fırsatçı davranıyorsunuz." demeyin.

Bakın, bir sürü keşkemiz vardı, geçtik. Ama şu aşamadan itibaren neler yapabiliriz hep birlikte düşünmemiz gerekiyor, herkesin uzmanlığını koyması gerekiyor. Şu an evde vatandaşlarımız var; panik hâli ile güvenlik hâlini dengelemek zorundayız. Bakın, vatandaşı panik etmemeye çalışacağız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Sayın Başkanım, bir dakika uzatabilirseniz, sadece bir dakikaya ihtiyacım olacak.

BAŞKAN - Devam edelim efendim.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Vatandaşı panik etmeme kaygısıyla işi boş bıraktığımızda, okullarımız tatil edildiğinde bunun genel bir tatil olduğu algısı ortaya çıktı; insanlarımız AVM'lere gitti, terminallere koştu. Onun için, işin ciddiyetini bir denge içerisinde, bu bir tatil değil, bu bir karantina, bu bir izolasyon mantığında anlatarak vatandaşlarımızı uyarmamız gerekiyor.

Evet, şu ana kadar Sağlık Bakanlığının Bilim Kurulunun önerilerini dikkate almasını çok takdir ediyoruz ama geciktiğimiz bazı noktalar olduğunun da farkındayız. Şu gün itibarıyla, önümüze çıkacak risklerin matematiksel hesabı her anlamda yapılmalıdır. Yani salgın sayısı bin olduğunda ne olacak, 10 bin olduğunda ne olacak, 100 bin olduğunda ne olacak? Burada tarım istihdamının ne olacağından tutun, ne kadar ventilasyon makinesine ihtiyacımız olacağına, bankacılık sisteminin ne olacağından tutun, sağlık personelinin özlük haklarına kadar devasa bir planlama yapmak gerekebilir.

Biz, Cumhuriyet Halk Partisinin bütün kurumsal gücünü bu salgınla mücadele için ayırdık, sizinle de elimizden geldiğince iş birliği yapmaya hazırız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Yarın saat 10.30'da Dünya Sağlık Örgütü bize bir brifing verecek; peşine hemen Türk Tabipleri Birliğinden brifing alacağız; Sağlık Bakanımızı aradık, çok meşgul, anlıyoruz; sonra da Bilim Kurulundan alacağız, yanlış bir karar vermeyelim diye.

Şunu söyleyeyim: Bütün memleketimize geçmiş olsun. İnşallah, can kaybı olmaksızın en az hasarla bundan kurtulacağız. Ama temel güdümüz şu olmalıdır: En iyisini umut edelim, en iyisi için dua edelim ama en kötüsüne hazırlıklı olalım.

Saygılar ve selamlar sunuyorum. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)