| Konu: | Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sürücü Belgelerinin Karşılıklı Tanınması ve Tebdiline İlişkin Anlaşma ve Anlaşmada Değişiklik Yapılmasına Dair Notaların Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 76 |
| Tarih: | 01.04.2020 |
CHP GRUBU ADINA ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan, sizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, Sayın Cumhurbaşkanımıza dün samimi ve halisane bir çağrıda bulunmuştum. Şimdi, bugün, Sayın Cumhurbaşkanımız vatandaşlarımızın belediyelerimize yapacakları şartsız, gönüllü bağışları engelleyen tutumuna gerekçe olarak "Devlet içinde devlet olmanın anlamı yoktur ve bütün bu işleri ben yapacağım kimse karışmasın." mesajı vermiş.
Sayın Cumhurbaşkanı, belediyeleri kapatacaksın o zaman. Sayın Cumhurbaşkanımıza, birisi, Anayasa'nın 127'nci maddesini ve bu maddeye dayalı olarak yürürlükte olan 5216 ve 5393 sayılı Kanunları hatırlatmalıdır. Devlet yardım ediyor. Belediyeler kampanya başlatmış değil; belediyeler, kendi imkânlarıyla, şu anda evde kalmak zorunda kalan aç açık vatandaşlarımızın imdadına kendi bütçeleriyle yetişmeye çalışıyor, tıpkı devlet gibi; biri genel yönetim, merkezî yönetim, biri yerel yönetim. Sayın Cumhurbaşkanımız diyor ki: "Bir dakika, sen karışma." "Karışma." da demiyor, "Bağışları kabul etme." diyor. Sayın Cumhurbaşkanım, size kim yanlış bilgi veriyor bilmiyorum, sizi yanıltıyorlar. Belediyelerimiz 2860 sayılı Kanun'a göre bir kampanya açmış da buradan yürüyor değil. Öyle bir şey olsa belediye başkanlarımız bunun için valiliklerden izin alınması gerektiğini bilir ve ona göre bir yol yürür. Belediyelerimiz 5216 ve 5393 sayılı Kanunların kendilerine verdiği yetki çerçevesinde şartsız bağışları kabul ediyorlar ve bunu evlerinde kalan aç açık insanlara hizmet olarak nakdî ve ayni olarak iletiyorlar, bir köprü vazifesi görüyorlar. Şimdi, Cumhurbaşkanı diyor ki: "Devlet olarak ben yardım ediyorum ama yetmiyorum, kasam boş. Ey ahali, herkes para toplasın, getirsin." Belediye başkanları bunu söylemiyor, zaten yardımını yapıyor, şartsız bağışları kabul edeceklerini söylemişler. Sen belediyeye "Şartsız bağış yapamazsın." diyorsun. Hep söylüyoruz ya, Sayın Cumhurbaşkanı, tek adam tek adam diyoruz ya size, buradan benim anladığım şu: Siz kendiniz yönetemiyorsanız yerel yönetimleri de yerinden yönetimi de reddediyorsunuz, tahammül etmiyorsunuz. Konya Belediyesi ve benzer belediyelerde bu uygulamalar var, bunlara serbest, CHP'li belediyelere vatandaş gidip para yatırmak isteyince yasak ve adına üstelik ne diyorsunuz: "Devlet içinde devlet olmaz." Sayın Cumhurbaşkanı, Türkiye, devlet içinde devleti gördü, AK PARTİ döneminde gördü. Devletin kozmik odalarından, yargısından, ordusundan, emniyetinden, sağlığından eğitimine kadar devletin içine devleti sokan tek örnek var, o da sizin döneminize nasip oldu. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar) Korkmayın, bundan sonra, siz bile isteseniz devletin içine hiçbir terör örgütünün sızmasına izin vermeyeceğiz.
Sayın Cumhurbaşkanı, dün söyledim, tekrar söylüyorum: Yangın bir kovayla söndürülmez. Bir ev yanıyor, millet eline kova almış geliyor, sen diyorsun ki: "Sen o kovaları bırak, bu yangını ben elimdeki kovayla söndüreceğim." Söndüremezsin. Yarın tekrar "Milletimden özür diliyorum, Allah beni affetsin, milletim beni bağışlasın." demeni istemiyoruz. Bu egodan kurtul; belediyelere vatandaşların gönüllü, şartsız bağışlarının önüne engel olma. Belediyelerimiz, sana rağmen, sorumlu bulundukları bölgede herkese yetişecekler. Gölge etme, başka ihsan istemiyoruz Sayın Cumhurbaşkanı.
Teşekkür ederim Sayın Başkan. (CHP sıralarından alkışlar)