| Konu: | Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 80 |
| Tarih: | 09.04.2020 |
BÜLENT TEZCAN (Aydın) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gerçekte bir af yasası olan ancak teklif sahiplerinin ısrarla "infaz indirimi" diye adlandırdıkları teklifi görüşüyoruz. Önce şunun bilinmesinde yarar var: İnfaz indirimi yapılmasına ya da afla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunan partilerin de külliyen esaslı bir indirime ve affa karşı çıktığı durum söz konusu değil, gördüğümüz, anladığımız bu. İstenen şey sadece infaz adaleti, infaz adaleti istiyoruz. Yani bir iş yapıyorsak doğru düzgün yapalım, adaletli olsun, hem de böyle günlerde sıkıştırarak bu şartlarda çalışıyorsak.
Bakın, dün burada görüşmeler yapılırken, Sayın Komisyon Sözcüsü, temsilcisi sorulara cevap verirken önemli bir şey söyledi, dedi ki: "Eğer teröre destek veriyorsa, o kalem silahtır."
Değerli milletvekilleri, bu teklifin ruhu budur. Bu teklifin ruhu bu sözde yatıyor. Bakın, biz bu sözleri ilk defa duymuyoruz. 2011 yılının Aralık ayında, 2012 yılının Mayıs ayında, dönemin AK PARTİ İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin çıktı, dedi ki: "Havan mermisi ile yazının farkı yoktur." O zaman çıktı dedi ki: "Resim yapan, tuvalle, makaleyle, şiirle terör suçu işleyenler var." Şimdi, bütün mesele bu. Yani terörü tarif ederken, terör örgütüne yardım ve yataklık yapıyor diye, terör örgütü üyesi olmadığı hâlde teröre yardım ve yataklık yapıyor diye bu ülkede birçok insanın, düşünceleri nedeniyle ya da muhalif olduğu için cezaevinde olduğunu biliyoruz. Bakın, bu tercihin sonuçlarını aslında çok yakın zamanda yaşadık. Bu tercih, bir çeteden yana pozisyon alarak, aslında başka çetelerle mücadele ediyorum derken, ülkeyi 15 Temmuzun eşiğine getirdi, FETÖ terör örgütü, çete, devleti teslim alacak noktaya geldi. Şimdi, bu anlayışı devam ettirdiğimiz sürece, bugün o çeteden kurtulalım derken yeni çete reislerinin önünü açan yeni bir anlayışla karşı karşıya kalacağız. Bu anlayışı değiştirmediğimiz sürece, infaz adaletine sahip çıkmadığımız sürece bu meseleleri çözebilmemiz mümkün değil. İtirazımız buna. Hiç laf kalabalığı yapmaya gerek yok, gürültü patırtı yapmaya gerek yok. Bakın, AK PARTİ sözcüsü sayın milletvekili arkadaşımız dün burada konuşma yaparken "Kimse bizden FETÖ için yumuşama beklemesin." dedi. Telaş etmeyin, kimsenin böyle bir yumuşama beklediği yok sizden. Zaten telaşınıza gerek yok. FETÖ'nün etkili ve yetkili kadroları, FETÖ borsası çalıştığı için FETÖ borsasında işini yürütüyor, sırtını da saraya dayamış. Neyin telaşı içerisindesiniz? (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, peki bedel ödeyen kim? Bedel ödeyen yine Barış Terkoğlu, bedel ödeyen yine Barış Pehlivan, bedel ödeyen yine Murat Ağırel. Dün FETÖ'nün sizinle beraber, ittifakla hapse attıkları bugün yine sizin döneminizde, yeni ittifaklarınızda, istediğinizi yapmıyor, sizin gibi düşünmüyor diye hapisteler. Bu teklifte bunlarla ilgili hiçbir şey var mı? Yok.
Değerli arkadaşlar, siyasi suçların olmadığı bir af teklifi kabul edilemez. Siyasi suçlar konjonktüre bağlı suçlardır. Bugünün kahramanları yarının siyasi suçluları olur, bugünün siyasi suçluları yarının kahramanları olur. Onun için, bir af düzenlemesi yapacaksak devlet, siyasi suçları, kendisine karşı işlenen suçları öncelikle kapsamın içine alacak.
Değerli arkadaşlar, yine, dün arkadaşımız burada dedi ki: "Kimse bizden teröristlere karşı yumuşama beklemesin." Bu terör meselesi, bu terör suçu nasıl, ne bitmez bir sermayeymiş ki her yaptığınız olumsuzluğun arkasından bu terör suçu meselesine çok rahat sığınabiliyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BÜLENT TEZCAN (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Tamamlayın.
BÜLENT TEZCAN (Devamla) - Şunu herkes biliyor ki: Bu ülkede eli kalem tutanı terör örgütüne yardımdan içeri attılar. (CHP sıralarından alkışlar) Bu ülkede "tweet" atan genci terör örgütüne yardımdan içeri attılar. Gerçekleri açıklayan gazeteciyi "Devlet bilgilerini ifşa etti." diye hapse attılar. Siyasetçiyi bu sebeplerle hapse attılar. Bu teklifin içerisinde hiçbir şey yok. Terörün Allah belasını versin, buradan söylüyorum ama "tweet" atan genci, siyasetçiyi, eli kalem tutanı "Terör örgütü üyesiydi." diye adliye kapısına götürene de yazıklar olsun; mesele bu. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, son sözüm şudur: Bu meseleden kalkıp da hiç kimse "Siz teröre sahip çıkıyorsunuz." konusunu gündeme getirmesin. Siz "Teröre karşı biz yumuşamayacağız." diyorsunuz. Biz böyle bir şeyi, sizin nerelerde, ne zaman yumuşadığınızı yakın tarihte gördük.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Son cümlenizi alalım Sayın Tezcan.
BÜLENT TEZCAN (Devamla) - Değerli milletvekilleri, siz "Kimse bizden teröre karşı yumuşamamızı beklemesin." dediniz. Doğrudur, böyle bir beklentimiz yok. Kimse de bizden, İstanbul seçimlerini kaybedecekleri zaman Öcalan'ın mesajını devlet televizyonunda okutanların yalancı pehlivanlığına inanmamızı beklemesin, biz de buna inanmıyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)
Hepinize teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum.