GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:82
Tarih:11.04.2020

İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Karaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Konuşmama başlarken şunu belirtmek isterim: Bu söylediklerimizi siz yaparsınız diye söylemiyoruz, sizde bu kibir olduğu müddetçe yapmayacaksınız ama tarihe not düşmek adına söylüyoruz. "AKP ile MHP bunu böyle yaparken, hukuku katlederken siz ne yaptınız?" diye sorulduğunda "Anlattık, 'Böyle yapmayın, şöyle yapın.' dedik, dinlemediler." demek için anlatıyoruz, sizin anlamayacağınızı bile bile.

Kanunla ilgili olarak şunu söylemeliyim ki eğri gemiyle doğru sefer olmaz. Teklifi geniş bir katılımla hazırlayıp kamuoyu desteğini sağlamak yerine, önce kapalı kapılar ardında pişirip sonra diğer partileri usulen ziyaret ettiniz ve hiçbir öneriyi de dikkate almadınız. Bu teklife hem içerik olarak hem de teknik olarak katkı verebilecek hem Meclis içinde hem de Meclis dışında yetkin hukukçularımız var. Eğer teklifin hazırlayıcıları İnfaz Kanunu'nun aksayan yönlerini düzeltmek ya da toplumsal barışa katkı verecek bir infaz düzenlemesi yapmak niyetinde olsalardı elbette bu birikimden faydalanırlardı ama niyet muhalifleri yargı eliyle dövmek olunca böyle bir teklif hazırladınız.

Dünkü konuşmamda tutukluların kapsam dışında bırakılmasını eleştirmiş, hatta bunun Anayasa'ya aykırılık oluşturduğunun tespitini yapmıştım. Bu aşamada teklifin geneliyle ilgili bir diğer temel olumsuzluğu da ifade etmek istiyorum.

Bir ülkenin ceza siyasetinin 3 sacayağı vardır; Ceza Kanunu, Ceza Usul Kanunu ve İnfaz Kanunu. Bu 3 temel yasanın uyumu ülkenin ceza siyasetinin caydırıcılığı ve rehabilite ediciliğiyle kamusal düzenin de güvencesidir. Bu yasalar 2005'te değiştirilmişti. Cezalarda ciddi artış sağlamak, ceza usulünü temel hakları ve hürriyetleri zedelemeyecek şekilde düzenlemek ve ceza alanların da cezalarını hakkıyla çekmelerini sağlamak üzere kurgulanmış bu yasalar, ilk dönemler suçu önlemede de oldukça etkili olmuştu. Bu yasaların uyumları, peyderpey yapılan değişikliklerle zamanla bozulmuştur. Bu değişikliklerden sonra özellikle adi suçlarda cezasızlığın ön plana çıktığı dönemler yaşadık, yaşıyoruz.

Getirilen bu düzenlemeyle de 30 Marttan önce işlenen bazı suçlar ve suçlular açısından altı yıl ve altı yıl altında ceza alanların yatarını kaldırıyorsunuz. Yapılan bu sistemsiz değişiklikler ceza siyasetimizi de etkisiz bir hüviyete büründürmektedir. Mesela, çarptırılan cezaların infaz kurumunda geçirilmesi gereken süresi için üçte 2 ve dörtte 3 oranları söz konusuyken şimdi bir de ½ oranı getiriliyor ve genel infaz süresi olarak öngörülüyor. Böyle bir değişiklik ancak belirli bir sistematik içerisinde yapılırsa anlamlıdır. Böyle yapılmadığı zaman ceza adaleti ve cezaların oransallığı bozulur. Örneğin, kasten öldürme suçunda temel ceza müebbet hapis cezasıdır. Süreli hapis cezasının verilebilmesi için kanundan kaynaklanan bir sebebin -teşebbüs, haksız tahrik gibi- olması gerekir. Bu hâlde TCK, failin cezasının indirilmesini öngörmektedir. Siz bu teklifte ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken genel süre olarak cezanın yarısını öngörüp kasten öldürmeyi de bunun istisnası olarak belirlediğiniz için, TCK'nin fail lehine düzenlemiş olduğu indirim anlamsızlaşacaktır. Yaptığınız düzenleme, TCK'nin sağladığı indirimi geri almak ve diğer suçlarla kıyaslandığında da orantısızlık anlamına gelmektedir.

Yine, örneğin, bu düzenleme, gasp, hırsızlık, rüşvet, zimmet gibi oldukça ağır cezaları gerektiren suçların faillerinin mahkûm oldukları cezanın yarısını infaz kurumunda çekmesini öngörürken bir kimsenin kişisel verilerini kaydetme ya da başkasıyla yapılan telefon görüşmesini rızası dışında ifşa etme suçlarının failleri, yine bu suçlar istisna olarak öngörüldüğünden, cezasının üçte 2'sini infaz kurumunda çekecektir. Bu durumda, haksızlık içeriği itibarıyla daha ağır suçların faillerine bu düzenlemeyle avantaj sağlanmaktadır. Ortaya çıkan bu olumsuzluk ve adaletsizliğin sebebi, teklifte, suçlunun kişiliğinden değil suçtan hareket edilerek ve suçun haksızlık içeriği de dikkate alınmadan istisnaların belirlenmesidir. Ceza adaletinin sağlanabilmesi için bu tür olumsuzluklar üzerinde yeniden düşünülmesi ve bunun düzeltilmesi gereği açıktır. Velhasıl, bu teklif oluşturulurken ilk düğme yanlış iliklendi, şimdi diğerleri de yanlış iliklene iliklene gidiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Devamla) - Başkanım, tamamlıyorum.

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Devamla) - Arkadaşlar, size kim diyor "Mafya liderlerini, hırsızlık yapanları, sahtecileri, dolandırıcıları, fuhuş suçlularını affedin." diye? Tersinden sorayım: Size "Siyasileri, gazetecileri, bilim insanlarını, avukatları, 'tweet' atan sade vatandaşı, hülasa, düşünce suçlularını affetmeyin." diye kim söylüyor? "Tüm tutukluları içeride tutun." diye kim söylüyor? Gazi Meclis kimsenin noteri değildir.

Bu şekilde hazırlanan teklifin arızalarını siz değiştirirsiniz diye değil milletimiz bilsin diye anlatacağız, ne yaptığınızı, ne yapmadığınızı aziz milletimiz öğrenecek.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım. (CHP sıralarından alkışlar)