GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:84
Tarih:13.04.2020

CHP GRUBU ADINA MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Dünya ve Türkiye, maalesef, çok ciddi bir salgınla baş etmek zorunda. Viral bir salgından bahsediyoruz. Dolayısıyla bu salgına karşı mücadelemizin ne oranda başarılı olduğunu ve mücadelenin neresinde olduğumuzu en iyi ölçebileceğimiz ölçü, vakaların artış hızıdır. Maalesef, dünyadaki en kötü örnekler olan İtalya ve İspanya'nın vaka artış hızında önüne geçmiş bulunuyoruz ve Amerika'yla neredeyse bir yarış hâlindeyiz bu anlamda. Demek ki arkadaşlar, virüsün yayılım hızını, hastalığın görülme hızını bir yerinden kırmak ve bu süreci tersine çevirmek gibi bir zorunluluğumuz, görevimiz var. Oysa sizler bu konunun aciliyetinin yeteri kadar farkına varamamış olsanız gerek ki el birliğiyle, hep beraber yapılması gereken bir mücadeleyi maalesef, sadece kendi anlayışınız, tek adam rejimi, onun Hükûmeti ve sizin belediyeleriniz üzerinden yürüterek bu mücadelede dahi ayrımcılıktan, ayrıştırmaktan ve Türkiye'deki bütün güçleri birleştirmekten uzak bir anlayış içerisindesiniz. Oysa değerli arkadaşlar, el ele vermek, dayanışmak ve bütün mücadeleyi örgütlemek zorundayız.

Bakınız, sokağa çıkma yasağı kararı paldır küldür, damdan düşer gibi alınmıştır; gece on gibi bir saatte alındı, paldır küldür alındı, âdeta vatandaşı ters köşe etmek ister gibi yaklaşım vardı. Oysa İtalya'ya bakıyorsunuz, bir gün önceden haber verilmiş. Dünyanın hiçbir yerinde gece onda alınmış bir sokağa çıkma yasağı kararı yok. Hukuki usul sorunlarını geçelim ama vatandaşlarımızın o iki gün içerisinde ne yiyeceğini, ne içeceğini, sağlık sorunlarını nasıl gidereceğini, temel ihtiyaçlarına nasıl ulaşacağını planlamadan ve çok daha önemlisi, vatandaşlara o noktada bir güven vermeden gecenin bir vakti "İki gün sizi evinizde tutacağız." demek vatandaşları sokağa dökmekten başka bir şey değildi. Sonuç olarak siz de biliyorsunuz ki ve kabul ettiniz ki maalesef "Kırk sekiz günde bulaşı azaltalım." derken kırk sekiz dakikada pik yaptırdınız ve maalesef bunun sonuçlarını on dört gün sonra acı bir şekilde göreceğiz.

Değerli arkadaşlar, burada bir basiretsizlik, bir acemilik, bir beceriksizlik var ama aslında, tek adam rejiminin doğasından kaynaklanan bir durum bu. Tek adam her şeyi biliyor, her konuya hâkim, ne olursa olsun onun temiz tutulması lazım, en doğruya o karar veriyor, devlet çürümüş durumda, devlet aklı, bilimsel kurulların aklı, yapılması gereken bilimsel ölçütlerin hepsi göz ardı edilmiş ve süreç son derece basiretsiz bir biçimde sürdürülüyor. Değerli arkadaşlar, bunu şöyle de açıklamak mümkün: Bakınız, Bilim Kurulu var. Bilim Kurulu sokağa çıkma yasağı konusunda ne dedi, bilmiyoruz. İki günlük sokağa çıkma yasağı, aslına bakarsanız, hiçbir bilimsel dayanağa sahip değil, dünyanın hiçbir yerinde iki gün sokağa çıkma yasağı ilan edilmedi. Bu nasıl bir buluştur, kimin aklına gelmiştir, anlamak mümkün değil. Siz Covid'le mücadelede, biz gündeme getirdiğimizde, diyorsunuz ki "Herkesten önce Bilim Kurulu kurduk, Bilim Kuruluyla yol yürüyoruz." Oysa biz biliyoruz ki çoğu defa Bilim Kurulunun önerileri, sarayın siyaset ve hamaset süzgecinden geçiriliyor ve sonuç olarak ortada yanlış, eksik ve geç politikalar kalıyor. Ben buradan çağırıyorum, açıkça meydan okuyorum: Eğer kendinize güveniyorsanız, eğer aklın ve bilimin ışığında Covid'le mücadele ettiğinize inanıyorsanız, Bilim Kurulu tutanaklarını açıklayın çünkü bilim dışı, akıl dışı ve yönetiliş biçimiyle de saçma sapan olan bu iki günlük sokağa çıkma yasağının kimin ürünü olduğunu ortaya koyun. Siz bunları ortaya koymak yerine, ucuz bir tiyatroyla, o tek adamı temiz tutmak için, o karar alınırken "Cumhurbaşkanının onayıyla alındı." diyorsunuz, sonra bakıyoruz, olaylar sarpa sardığında, sorunlar çıktığında, Cumhurbaşkanlığını bu olayın dışında tutmak için İçişleri Bakanını feda ediyorsunuz. Sonuçta ne oluyor? Bu, aslında, kendi yanlışlarınızı örtmek için günlük siyasi polemikler çıkarıp bunun üzerinden bile siyasi rant devşirmek.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

MURAT EMİR (Devamla) - Tamamlıyorum. Oysa yapılması gereken, en azından, böyle ölümcül bir salgına karşı mücadele ederken ortaklaşmak, el ele vermek, bu konuları günlük siyasi polemiklerin dışında tutmak ve halkın yarısını, CHP'li belediyeleri, katkı verebilecek diğerlerini düşman görmekten, ayrıştırmaktan, onların sokağa çıkma yasağı sırasında ekmek dağıtmasını bile engelleyecek kadar kıskançlık yapmaktan el ele vermeye geçmek, aklın ve bilimin yolundan yürümektir.

Saygılar sunuyorum. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)