| Konu: | Yeni Koronavirüs (Covid-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 86 |
| Tarih: | 15.04.2020 |
İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Karaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Coronavirüs salgınıyla mücadele için çeşitli önlemler alınmaktadır. Bu önlemler kapsamında İçişleri Bakanlığınca bazı iş yerlerinin faaliyetlerine geçici süreliğine ara verilmiş, birçoğu da salgının yayılmasına paralel olarak insan hareketliliğinin azalması sebebiyle iş kaybetmiş veya işleri tamamen durmuştur.
Bu coronavirüs salgını sebebiyle alınan önlemlerden en fazla etkilenen kesim esnaf ve sanatkârlardır. Mesela berberler, kuaförler, kahvehane ve kafe işletmeleri, düğün salonları, pastaneler, lokantalar kapatılmış ya da sadece paket servisi hizmeti vermelerine müsaade edilmiştir. Öyle ki fırınlar bile iş kaybetmiştir zira vatandaş ekmeğini evde yapmaya başlamıştır. Küçük sanayi sitelerinde çalışan oto tamircileri de işlerinin hemen hemen tamamını kaybetmişlerdir. İnsanlar evde kaldığı için, sokağa çıkmadığı için araç tamir ettirme ihtiyacı da hissetmemektedirler. Taksiciler ve dolmuşçular da aynı dertten muzdariptir. Yokluğa mahkûm kalan esnaflarımız seslerini duyurmak istemektedirler. Örneğin, bu krizden ilk ve en çok etkilenen makasından ve usturasından başka sermayesi olmayan berber ve kuaförler "Makasım kesmiyor, ocağım tütmüyor, berber ve kuaförüne sahip çık Türkiye'm." diye feryat etmekte ama seslerini kimse duymamaktadır. Bu meslek gruplarıyla ilgili yaraya merhem olacak bir ekonomik tedbir henüz alınmamış, bu gruba karşı hükûmet tarafından kredi yolu gösterilmiştir. Yani daha fazla borçlanma önerilmektedir. Bu krediler alınacak, borç yapılacak ama bu borçları kim, hangi kazançla ödeyecek? Esnafın işi bitmiştir ama iş yerlerinin giderleri işlemeye devam etmektedir. Tüm giderlerin yanında esnafın üzerinde bir de BAĞ-KUR primi yükü vardır. Bununla ilgili olarak SGK Başkanlığınca Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4/b maddesi yani BAĞ-KUR kapsamına giren sigortalılardan Vergi Usul Kanunu gereğince mücbir sebep kapsamına alınan faaliyet alanlarında ve bazı mükellefler açısından BAĞ-KUR primleri üç ay ertelenmiştir.
Değerli milletvekilleri, bu erteleme yeterli değildir. Üç ay sonra esnaf ve sanatkârlarımız bu primleri nasıl ödeyeceklerdir? Zaten evini zor geçindiren esnafın gelirlerinin üç ay sonra 2'ye katlanacağı yönünde bir öngörünüz mü var? Şimdi siz bilmem kaç aileye "Biner lira veriyoruz." diyorsunuz. Esnafın BAĞ-KUR priminin ne kadar olduğunu biliyor musunuz? 1.015 lira 33 kuruş. Aylık geliri hatta cirosu 2, 3 bin lira olan esnaf bu ertelenmiş borcu ve cari ayın primini yani bir ayda 2 primi nasıl ödeyecek? Mesela berberin müşterisi 2 kat fazla mı tıraş olacak? Oto tamircisine müşterisi arabasını 2 defa mı getirecek? Elbette olmayacak.
Şimdi bu kanunla belediye gelirlerinden bazılarının bu salgın süresine isabet eden kısımlarının ödenmemesi, bazılarının da ertelenmesi düzenleniyor. Ancak bu kanunun eksiklerinden birisi de BAĞ-KUR primiyle ilgili bir düzenlemeyi içermemiş olmasıdır. Bu salgından en çok etkilenen esnaf ve sanatkârların olabilecek en üst düzeyde desteklenmesi gerekir. Bu kapsamda, BAĞ-KUR primleriyle ilgili erteleme değil, aslında yapılması gereken esnafın BAĞ-KUR priminin devlet tarafından ödenmesidir ama kasa boş, bunu yapmayacağınızı ve yapamayacağınızı biliyoruz. Öyleyse bu konuda yapılması gereken şey, en azından talep hâlinde sigortalılığı durdurmaya yönelik düzenleme yapılmasıdır. Mücbir sebep kapsamında olanlar ve iş yerini kapatmış olanlar başta olmak üzere, 4/B kapsamında sigortalı olanların talep etmesi hâlinde, mart, nisan, mayıs ayları itibarıyla üç aylığına sigortalılığın durdurulabilmesi, bu sürenin uzatılması konusunda yürütmeye yetki verilmesi, eğer salgın biterse 1 Haziranda, eğer yürütme tarafından süre uzatılmışsa bu uzatmanın bittiği tarihi takip eden gün itibarıyla kurumca resen yeniden başlatılması yönünde bir düzenleme mutlaka yapılmalıdır. İleride yine talep hâlinde bu sürenin ihya edilmesine ve primleri ödenerek kıdeme ve emekliliğe sayılmasına olanak sağlanmalıdır. Sigortalılığı durdurulan sigortalı ve bakmaya yükümlü olduğu kişiler, bu süre zarfında sağlık hizmetlerinden de kesintisiz yararlanmalıdır. Zaten borçlu olunsa da yıl sonuna kadar sağlık hizmetinden yararlanılacağı SGK tarafından ifade edilmiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Devamla) - Tamamlıyorum Başkanım.
Cumhurbaşkanı da sigortalı olsun olmasın tüm vatandaşların coronavirüs tedavisi masraflarının devlet tarafından karşılanacağını açıklamıştır. Buradan hareketle "İş yerini kapat." deyince kapatan, kimisi üç yıldır, kimisi beş yıldır, kimisi on beş yıldır, kimisi yirmi yıldır prim ödeyen esnafın sağlık giderlerinin de üç ay devlet tarafından karşılanmasının Hazine ve Sosyal Güvenlik Kurumu açısından sorun oluşturmayacağını düşünüyorum. Ne de olsa ilgili Bakan "Hazine dolu, dünyada salgına en hazırlıklı ülke biziz." demiyor mu? Madem Hazine Bakanı böyle diyor, ben de esnaf ve sanatkârlar için bu adımı çok görmeyin diyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlarım. (CHP sıralarından alkışlar)