| Konu: | İstanbul Milletvekili Mehmet Muş'un yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 94 |
| Tarih: | 03.06.2020 |
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Arkadaşlar ısrarla bana resimler getiriyorlar Tayyip Bey ile Fetullah Gülen'in, AK PARTİ'nin bütün üst kadrosunun resimlerini... (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler)
Arkadaşlar, bunlara gerek yok, bunları millet biliyor zaten.
OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Bayatladı, bayatladı onlar!
ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Kasım Gülek!
BAŞKAN - Arkadaşlar, bir müsaade edin lütfen.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Şimdi şunu söyleyeyim... Başkanım, uyarsanıza, onları uyarır mısınız?
BAŞKAN - Efendim, herkesi uyarıyorum, bütün salonu.
Arkadaşlar, lütfen...
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Evet, Mecliste her şey yapılır, siyasi polemik yapılır, tartışma yapılır, münakaşa yapılır, bunlar olur. Mecliste bir şey yapılmaz, Mecliste dedikodu yapılmaz. Falanca şunu söyledi, bir tarihte feşmekânca şunu söyledi diye...
MEHMET MUŞ (İstanbul) - Dedikodu değil...
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bunu, buraya bir Grup Başkan Vekilinin getirmiş olmasını bir mevkidaşım olarak yadırgadım. Falanca şunu söyledi, feşmekânca şunu söyledi diye yüzlerce şey burada söylenebilir, yüzlerce şey. Şimdi, önce onu bir söyleyeyim, yakıştıramadım. Birincisi, Mecliste dedikodu yapılmaz Sayın Başkanım. İkincisi, bu Parlamentoda, ben bütün grupları meşru görüyorum, yasal görüyorum, legal görüyorum.
MEHMET MUŞ (İstanbul) - Ben de öyle görüyorum.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Siz, bu, HDP'yi gayrimeşru ilan etmek, gayrimeşru göstermek -onları savunmak benim işim değil ama- bu, en hafif ifadeyle sandığa saygısızlıktır ama ben asıl bir şey söyleyeceğim: Başkan Mehmet Bey "17-25 Aralıkta bizi devirmek için FETÖ'yle iş birliği yaptınız, onların ele geçirdiği delilleri Meclis duvarlarına yansıttınız." diyor. Bir yolsuzluğu, asrın, rüşvet ve nüfuz suistimali yolsuzluğunu AK PARTİ'nin devleti teslim ettiği polisler, yargıçlar, istihbaratçılar ortaya çıkardı diye sineye mi çekseydik?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Kötü biri geliyor diyor ki: "Mehmet Bey, şurada adam öldürülmüş, sen kötü birisin." Ben, sen dedin diye "Oraya gitmem." mi diyeceksin? Ya, 17-25, aklandınız, ayrı bir şey yani yargıda şimdilik aklandınız. Siz değil, o işi yapanlar...
MUHAMMED FATİH TOPRAK (Adıyaman) - Tezgahlayanlar...
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Zaten o işi yapanlar masum olsaydı hepsinin AK PARTİ'de siyasi hayatı devam ederdi, hepsini siyasetten tahliye ettiniz ama savcının, hâkimin önüne koyamadınız.
Mesele şudur: Pensilvanya'ya giden tek bir CHP yetkilisini Mehmet Muş bana göstersin milletvekilliğinden istifa ederim. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Ama al sana Pensilvanya kardeşim, al! Amerika'ya gitmek suç değil. "Bank Asya." diyorsun, utanmadan. Bank Asya Yönetim Kurulu üyesi, Asya Emeklilik Başkanını Özel Sigorta Üst Kurulunun genel müdürü yapmaktan daha ayıp olabilir mi, merak ediyorum. Bank Asyanın Başkanını, Asya Emeklilik Başkanını Özel Emeklilik Üst Kurulu Genel Müdürü yapacaksın, ondan sonra bana FETÖ ilişkisi bulaştırmaya çalışacaksın. FETÖ ilişkisi, illiyeti, aidiyeti, bağı, irtibatı herkese bulaşır; bize bulaşmaz. Sizi söylemiyorum bile çünkü siz suçunuzu itiraf ettiniz. Tayyip Erdoğan dedi ki: "Ey Cenab-ı Allah'ım, beni affet; aziz milletim, beni affet." Siz bunu herhâlde unuttunuz. Onun için, bizim şimdi, "Meclisi bombalayan teröristlere vaktizamanında devletin en kılcal damarlarını, kozmik odasını, yargısını, Emniyetini, Jandarmasını teslim etmekle büyük günah işlediniz." demek gibi bir haklılığımız var, sizin de başınızı öne eğip oturmak gibi bir mecburiyetiniz var. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)