| Konu: | 15 Temmuz 2016 tarihinde Meclis kürsüsünden sosyal medyaya hitap ederek darbeye direnmiş olmanın onurunu taşıdığına, Anayasa'nın 84'üncü maddesinin ikinci fıkrası ile Anayasa'nın 83'üncü maddesinin dördüncü fıkrasının açık olduğuna ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 95 |
| Tarih: | 04.06.2020 |
BÜLENT TEZCAN (Aydın) - Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 15 Temmuz 2016'da, o gece burada, bu kürsüde, Divanın önünde sosyal medyaya hitap ederek Türkiye'de darbeye karşı mücadele konusunda burada bulunan milletvekili arkadaşlarla beraber o darbeye direnmiş olmanın onurunu omzumda taşıyorum ve bütün yaşamım boyunca o onuru taşıyacağım diğer arkadaşlar gibi.
Şimdi, o gün demokrasinin namusunu koruduğumuz, o gün millî iradenin namusunu koruduğumuz bu çatı altında bugün, şimdi millî iradeye bir başka darbenin tanıklığını yapıyoruz.
Değerli arkadaşlar, evet, Anayasa'nın 84'üncü maddesinin ikinci fıkrası açıktır, doğru, hep bu söyleniyor. Anayasa'nın 83'üncü maddesinin dördüncü fıkrası da açıktır: Bir milletvekili yeniden seçildikten sonra Anayasa gereği, bizim keyfimiz gereği değil, iktidarın inayet ve icazeti gereği değil, Anayasa gereği dokunulmazlığı yeniden tesis edilir. Yargı bunu yanlış yorumlamış olabilir. Yargı talimat alıp, çaresiz kalıp korkusundan da öyle yapmış olabilir. Yargı daha önce FETÖ yargısında olduğu gibi bir tuzağın bilerek ya da bilmeyerek bir parçası da olabilir. Ama bu Parlamento o tuzağı bozabilecek güç ve iradeye sahiptir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
BÜLENT TEZCAN (Aydın) - Bitiriyorum Sayın Başkan.
Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasa'nın 83'üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygun olmamasına karşı, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu tuzağı bozma imkânı vardı. Nitekim, 2018 yılında bu fezleke gelmiş, iki sene Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı bunu burada okutmayarak bu tuzağı bozmuştu. Bugün, bu tuzağın bozulmamış olmasının utancını, bunun ortakları da ömür boyu omuzlarında taşıyacaktır. Ne mutlu bize ki, o utancın parçası olmadık, olmayacağız da. (CHP sıralarından alkışlar)
Sayın Başkan, son bir cümleyle bitiriyorum.
Bakın, Sayın Erdoğan bir şiirden bin yıllık mağduriyet yarattı. O, bir utançtı tarihimizde; iktidar olan partinin Genel Başkanının Parlamentoya şu veya bu şekilde sokulmaması bir utançtı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
BÜLENT TEZCAN (Aydın) - Ve ne mutlu bize ki 2002 yılının Aralık ayında, o utancı temizlemek için Parlamentoda "benim partim, senin partin" demeden Anayasa'yı değiştirmeye omuz veren, bu utancı ortadan kaldıran Cumhuriyet Halk Partisi sıralarında milletvekilliği yapıyorum. Bu onur bize yeter, bu utancı da onun ortağı olanlar düşünsün.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)