GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Demokrasinin yüceliğinin yönetenlerin sabır ve hoşgörüsüyle doğru orantılı olduğuna, Türkiye Büyük Millet Meclisinde zıt görüşlerin tartışılmasının demokrasinin varlığına işaret ettiğine, Genel Kurulun 95'inci Birleşiminde Grup Başkan Vekili Özgür Özel'e ve İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu'na yönelik saldırıyı kınadıklarına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:97
Tarih:10.06.2020

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, dün, Grup Başkan Vekilimiz Sayın Özgür Özel'e ve İstanbul Milletvekilimiz Sayın Sezgin Tanrıkulu'ya yönelik saldırgan ve tasvibi mümkün olmayan tutum, başta MHP Grup Başkan Vekilleri olmak üzere tüm siyasi partilerin Grup Başkan Vekillerini oldukça rahatsız etmiştir; konuşmalarında da bunu kısmen dile getirdiler. Tüm Genel Kurulun da bu konuda çok üzgün olduğunu biliyorum.

Şüphesiz siz de bu yaşananlardan dolayı oldukça üzüldünüz. Nitekim bu sabah, nöbetçi Meclis Başkan Vekili sıfatıyla Grup Başkan Vekilimiz Sayın Özgür Özel'in makamına gerçekleştirdiğiniz ziyaret bizim için kıymetlidir ve anlamlıdır. Bu yönüyle size de teşekkürü bir borç biliyorum.

Sayın Başkan, Parlamento tecrübesi oldukça kadim olan birisi olarak bu Mecliste çok münakaşalara, çok müzakerelere tanık olduk. Ancak zaman zaman çok farklı fikirlerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün her partiye verdiği haktan kaynaklı olarak kullanılmasındaki gerilimin fiziki şiddete ve saldırıya dönüştüğü anlar geçmişte hiç olmadı değil. Dün akşam da burada böyle bir hâl yaşandı ve bu hâl, bu fiziki saldırı çok direkt, amasız, fakatsız kınanması gereken bir hâldir.

Sayın Erkan Akçay'ın konuşmasını dikkatle dinledim. Bu durumu tasvip etmediğini ve olaydan sebep üzgün olduğunu beyan etmesinden dolayı kendisine teşekkür ederim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyursunlar.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Nitekim siyasi parti Grup Başkan Vekilleriyle şahsınızın riyasetinde kürsü arkasında yaptığımız toplantıda da Milliyetçi Hareket Partisinin her 2 Sayın Grup Başkan Vekilinin de dün yaşanan olumsuz olaylardan dolayı oldukça üzgün olduklarını da müşahede ettim.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; demokrasinin yüceliği yönetenlerin sabır ve hoşgörüsüyle doğru orantılıdır. Demokrasi, münakaşa ve müzakereleri içerisinde şiddeti asla hoş görmez ve içinde barındırmaz. Şiddetin girdiği yerde, gücü gücüne yetenin devrinin başladığı yerde demokrasiden söz de edilemez. Birbirine çok ama çok zıt görüşlerin Türkiye Büyük Millet Meclisinde tartışılması demokrasinin varlığının işaretidir, en büyük işaretidir. Tabii, çok zıt görüşlerin, sadece Mecliste değil, sokakta, meydanlarda da rahat ve özgürce tartışılması hepimizin dileğidir.

Sayın Başkan, şu unutulmamalıdır: Türkiye Büyük Millet Meclisindeki tansiyonun iz düşümü 83 milyonun tansiyonudur, ülkenin her metrekaresine yansır. Sayın Genel Başkanımızın müteaddit defalar kamuoyuyla paylaştığı gibi, Cumhuriyet Halk Partisinin milletin refahı, huzuru ve mutluluğundan başka bir derdi yoktur. Cumhuriyet Halk Partisinin, Türkiye'nin barışı ve birliğinden başka bir derdi yoktur. Eminim ve umarım, bütün partiler için de bu böyledir. Siyasette hoşgörü, Meclislerde iktidar kanadının hoşgörüsü de işin olmazsa olmazıdır. Ben, bu bakımdan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, her milletvekilinin aynı kıymette olduğu yerde, burada sadece grup başkan vekillerinin -bizlerin- değil, parti yöneticilerinin, milletvekillerimizin aynı kıymette olduğu yerde... Bu tür arbedelerde, itiş kakışlarda, o ona vurdu, şu şuna vurdu, bunlar... Hani, Anadolu tabiriyle, kavgada yumruk sayılmaz. Lakin Grup Başkan Vekilleri direksiyondadırlar, Grup Başkan Vekiline fiziki bir müdahale otobüsün devrilmesine yol açar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyursunlar efendim.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Direksiyondaki bir şoföre fiziki saldırıda bulunursanız o saldırı bütün otobüse yapılmış sayılır. Bunun ayrıca bir hassasiyeti de vardır.

Şunu belirtmek isterim ki geçmişte Sayın Özgür Özel'in de benim de -şimdi teferruatına girmeyeceğim, Milliyetçi Hareket Partili arkadaşlarım çok iyi bilir- "ama"sız ve "fakat"sız özürlerimiz olmuştur. Özür bir erdemdir. Sayın Erkan Akçay'ın "Bu fiziki saldırıyı tasvip etmiyoruz ve üzgünüm." cümlesini de ben bir özür olarak görüyor, kabul ediyor ve algılıyorum ve bundan sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, vatandaşların da tasvip etmediği bu görüntülerin yaşanmaması için zatıaliniz başta olmak üzere her birimizin üstüne düşen sorumluluğu azami gayretle ve hassasiyetle yerine getireceğini de umuyor ve diliyorum.

Tekrar ediyorum: Türkiye Büyük Millet Meclisi münakaşa edilen, müzakere edilen yerdir. Her ne sebeple olursa olsun, hangi gerekçeye dayanırsa dayansın, Türkiye Büyük Millet Meclisinde saldırı, fiziki şiddet asla ve asla kabul edilemez. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak son olmasını temenni ederken, bir daha tekrar edilmemesini -kimden kime karşı gelirse gelsin- dilerken dün yaşanan, gerek Grup Başkan Vekilimiz Sayın Özgür Özel'e gerekse İstanbul Milletvekilimiz Sayın Sezgin Tanrıkulu'na yapılan bu fiziki saldırıları kınadığımızı da belirtiyorum ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin demokrasinin Kâbesi olduğunu ve buna tahammül etmeyenin de buna riayet etmeyenin de Mecliste yeri olmaması gerektiğini düşündüğümü ifade ediyorum.

Tekrar, dünkü olaylardan dolayı üzüntülerini gerek kürsü arkasında gerek Genel Kurulda belirten Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkan Vekillerine ve diğer siyasi partilerin -AK PARTİ, HDP ve İYİ PARTİ- Grup Başkan Vekillerine ve şahıslarında gruplarına teşekkür ediyorum.