| Konu: | Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 97 |
| Tarih: | 10.06.2020 |
VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, şimdi Mehmet Muş'u dinleyince hakikaten AKP'nin ne kadar ilginç bir parti olduğunu düşünmeden edemedim. Öyle ki ne zaman kime ne söyleyeceğini, kimi ne zaman ne yapacağını hiç bilemeyiz. Bakın, birkaç tane örnek vereceğim ben size.
TAMER DAĞLI (Adana) - İlginç görmek istiyorsan aynaya bak!
VELİ AĞBABA (Devamla) - Şimdi size de geleceğim.
Öyle vekillersiniz ki bazen bir bakıyorsunuz birine "darbeci" diyorsunuz, bakıyorsunuz bazen birini kahraman yapıyorsunuz. Kimin ne zaman demokrasi kahramanı olacağını, kimin ne zaman darbeci olacağını veya ne zaman kimin terörist olup kimin vatansever olacağını bilemiyoruz. Bakın, bu gruptaki milletvekilleri, -muhtemelen sizler de- 2015'te, 2016'da "Ahmet Hoca" dediğiniz "derin adam" dediğiniz Ahmet Davutoğlu'nu burada ayakta alkışlıyordunuz. Değil mi Doğan Kubat? Ayakta alkışlıyordunuz.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Öyleydi, doğru.
VELİ AĞBABA (Devamla) - Sonra adamı darbeyle görevden aldınız, selam vermez oldunuz. Daha önce sokaklarda, meydanlarda "Davutoğlu" diyordunuz; şimdi tu kaka oldu.
Değerli arkadaşlar, bakın, 12 Eylül 2010'a kadar devleti teslim ettiğiniz, önünde selam durduğunuz, gidip makamında ziyaret ettiğiniz, randevu almak için araya aracı koyduğunuz -tırnak içinde- Fetullah hoca efendi hazretleri ne hâle geldi, Türkiye'yi ne hâle getirdiniz bir düşünün.
Değerli arkadaşlar, yine, hele bu barış sürecini, çözüm sürecini bir hatırlayın; o zaman, MHP'ye -yeni ortağınız MHP'ye- neler söylediğinizi de bir hatırlayın, çok söyleyip de aranızı bozmak istemem ben sizin, neler söylediniz bir hatırlayın.
Şimdi, yine o zaman akil adamlar vardı, akil adamlar. Hatırlıyor musunuz yere göğe sığdıramadığınız akil adamları? Şimdi kapınızdan geçmiyorlar. Gazetecisi var, siyasetçisi var.
Hele hele değerli arkadaşlar, hatırlar mısınız bilmiyorum, yine bu - şimdi sürekli suçluyorsunuz ya- 16 Temmuz günü, darbeden bir gün sonra buraya biri geldi, sizler ayakta alkışladınız, şimdi ona "darbeci" diyorsunuz. Kim? Kemal Kılıçdaroğlu.
Şimdi, burada -bakarsanız utanır mısınız bilmiyorum- Özgür Özel oturuyor. Özgür Özel'i 15 Temmuz günü alnından öpüyordunuz, yüzünü yalıyordunuz, alkışlıyordunuz; buraya kürsüye çıktığı zaman -şurada hanımefendinin oturduğu yerde- elleriniz şişti alkışlamaktan Özgür Özel'i; şimdi Özgür Özel'e "darbeci" diyorsunuz. Yani, kimin ne zaman darbeci olduğuna, yarın kimin ne yapacağına karar veremezsiniz. (CHP sıralarından alkışlar)
Yine, bir örnek vereyim, Yenikapı'da miting yapıyorlar: "Aman Kemal Kılıçdaroğlu gelsin". Araya bakan mı girmedi, genel başkan yardımcıları mı girmedi, STK başkanları mı girmedi, sendika başkanları mı girmedi? Ne için? Kemal Kılıçdaroğlu'nu Yenikapı'da yanınızda tutmak için. Şimdi ne oldu, şimdi ne oldu? Allah aşkına Kemal Kılıçdaroğlu'na bu lafları söylerken hiç utanmıyor musunuz, hiç yüzünüz kızarmıyor mu? (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, bakın, o kadar ilginç bir partisiniz ki her şeyden bir darbe üretiyorsunuz. Hatırlar mısınız bilmiyorum ama bakın bir afiş göstereceğim. Burada ne yazıyor? "1 Nisan geliyor, hesaplaşma zamanı yaklaşıyor." Ne zaman? 2017. Ya bu gofretten darbeci ürettiniz, darbeci! Firma ne yaptı? Reklamı geri çekti, özür diledi. Kim yaptı? Trol ve troliçeler; onların içinde milletvekili var, siyasetçi var.
Yine değerli arkadaşlar, bakın, Rıza Sarraf'a Amerika dava açtı, ne dediniz? "Siyasi bir darbe yapılıyor." dediniz. Arkadaşlar, aslında baktığımız zaman bu darbe konusuna, siyasi tarihimizde en çok darbeyi yapan kurumun ismi "AKP." Bakın, örnek vererek anlatacağım size.
Arkadaşlar, bakın, darbeyi bazen kararnameyle yaptınız, bazen kalkan ellerle yaptınız. Şimdi, Kenan Evren uyansa der ki: "Yahu bu bizim çocuklar beni geçti. Ben silahla, postalla yapıyordum; bunlar bazen kalkan parmaklarla, bazen kararnamelerle yapıyorlar." Örneğini anlatayım size, biraz önce söyledim: 5 Mayıs 2016; yüzde 49,5 oy alan, sizi de listesinde milletvekili yapan Ahmet Davutoğlu'nu bir akşam bir lafla, bir sözle görevden aldınız. Darbe ne? Seçilmişlerin görev yapmasını önlemek.
Başka örnek ister misiniz? 6 Mayısta -Beyefendi nerede, nerede Recep Özel?- Recep Özel'in de üyesi olduğu, kontrolünüz altına aldığınız YSK, 6 Mayısta İstanbulluların iradesine darbe yaptı.
Başka örnek var mı? Değerli arkadaşlar, ben size bir soru sorayım: Yüzde 70 mi büyük yüzde 30 mu? Yüzde 30'un yüzde 70'den büyük olduğunu siz öğrettiniz bu memlekete.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun efendim.
VELİ AĞBABA (Devamla) - Diyarbakır Bağlar'da yüzde 70 oy alan adama mazbatayı vermediniz, yüzde 30 oy alan adama mazbata verdiniz. Tuşba'da da öyle...
Değerli arkadaşlar bakın, yine hatırlar mısınız bilmiyorum, bir de hani vardı ya Kadir ağabey, hatırlıyor musunuz? Kadir ağabeye ne oldu? Bir de Melih ağabeyiniz vardı, Melih ağabeyiniz; o ne oldu? Ya bunların hepsini, alkışladığınız adamları bir günde görevden aldınız. (CHP sıralarından alkışlar). Ya, insan düşünüyor, örneğin bunu CHP Grubundan biri yapsa yüz yıl sokağa çıkamayız. Mehmet Muş diyor ki: "1930'daki CHP, il başkanlarını vali yaptı." Siz ne yaptınız? Valileri il başkanı yaptınız. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, bakın biz diyoruz ki: 20 Temmuz sivil darbe sürecini yaşıyoruz. Ne demek istiyorum? 12 Eylülden hiçbir farkı yok. 12 Eylül ne yaptı? Basını baskı altına aldı. Ne yaptı? Aydınları cezaevine attı. Ne yaptı? Siyasetçileri tutukladı. Onlar silahla yaptı, siz yargı eliyle yapıyorsunuz. Aynı korku iklimini yarattınız, aynı korku iklimiyle 16 Nisan referandumunu yaptınız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun
VELİ AĞBABA (Devamla) - 12 Eylül ne yaptı, darbe sürecinde korkutarak ne yaptı? Bir referandum yaptı, yüzde 92. Siz ne yaptınız? OHAL ilan ederek bir darbe sürecinde referandum yaptınız, yine bir darbe sürecinde 24 Haziran seçimlerini yaptınız. Peki, şimdi Kenan Evren'den ne farkınız var? Kenan Evren'den bir farkınız var: Kenan Evren 5 kişiydi, siz 1 kişisiniz. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, bilin ki hani diyor ya "Dünya 5'ten büyüktür." Türkiye 1'den büyüktür. Bu darbenin hesabı sorulur arkadaşlar.
Bakın başka örnekler de var: Ya, şimdi İlker Başbuğ'u terör örgütünün lideri yaptınız, sonra "İlker Başbuğ'u biz yapmadık." dediniz.
Ergenekon, Balyoz'a "darbe" dediniz, hâlâ 1930'u konuşuyorsunuz. Ya, gel bugünü konuşalım, bugünü! Bugün bir darbe dönemi yaşanıyor ve bu darbecinin ismi de "AKP." (CHP sıralarından alkışlar)