| Konu: | Rekabetin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 98 |
| Tarih: | 11.06.2020 |
BURCU KÖKSAL (Afyonkarahisar) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ekonomik istikrarsızlığın kol gezdiği, işsizliğin, yoksulluğun arttığı, KOBİ'lerin, esnafın, iş insanının borç batağına sürüklendiği bu dönemde rekabet hukukuyla ilgili değişiklik teklifini görüşüyoruz. Bu kriz ortamında iş dünyası için, girişimciler için gerekli olan şey rekabet hukukunu değiştirmek değil, bilakis ekonomiyi düze çıkartıp mevcut firmaları, iş yerlerini ayakta tutmak ve yeni firmaları piyasaya sokmak. Oysa yaptığınız şey, üyelerinin tamamını AKP Genel Başkanının atadığı Rekabet Kurulunu denetim altında tutup istediğiniz her kararı o kurula aldırmak.
Liyakatin yerini saraya sadakatin aldığı bu devirde bu kurul sarayın isteğinden ayrı hareket edebilecek mi Allah aşkına? "Ulusa sesleniş" adı altında hemen hemen her konuşmasında Cumhuriyet Halk Partisine hakaretler yağdıran Cumhurbaşkanı, Rekabet Kurulu üyelerini liyakat esasına göre atayabilecek mi, buna inanıyor musunuz? Zaten bu ülkede o ne istiyorsa o oluyor. Bakıyorsunuz, bir "tweet"le sokağa çıkma yasağını kaldırıyor. Nerede kaldı Bilim Kurulu, Sağlık Bakanı? Bakıyorsunuz, bir saatte milyonlarca gencin kaderiyle oynayıp YKS sınavını öne alabiliyor, nerede kaldı akademisyenlerin, eğitimcilerin görüşü? (CHP sıralarından alkışlar) Bakıyorsunuz, sırf baro seçimlerini kendi istediği ekip kazanmadığı için yargıdaki bağımsız kalabilmiş tek sacayağı olan savunmayı ele geçirebilmek için böl-yönet-parçala taktiğiyle çoklu baro sistemini hayata geçirmek istiyor. Onun için, bir düzenleme getirmek için size talimat veriyor ve Meclise o düzenlemeyi getirmek için burada cansiparane çalışıyorsunuz. Hâkim, savcılara talimat yağdırıyor, istediği kararı aldırıyor. Bu ülkede mahkemelerde verilen kararlara baktığınızda, savcılığın açtığı ya da açmadığı soruşturmalara baktığınızda yargının ne kadar bağımsız olduğunu zaten görebiliyorsunuz. Bakanları o atıyor, atamış olduğu bakanların kararlarını beğenmediği zaman o kararları da o değiştiriyor. Seçilmiş milletvekilimiz, halkın seçtiği Enis Berberoğlu'nun milletvekilliğini onun atadığı teknokrat Cumhurbaşkanı Yardımcısı kararıyla burada düşürüyor. Yürütme onda, yargı onda ama yetmiyor yasamaya da hükmediyor. Nerede vadettiğiniz kuvvetler ayrılığı? Başkanlık sistemiyle şaha kalkacaktık ama Türkiye'de şaha kalkan dolar ve euro oldu. 2018 Ocak ayında 1 dolar 3,76 liraymış, bugün 1 dolar 6,84 lira olmuş. 2018'de başkanlık seçimine gittik, ilk seçimiydi başkanlık sisteminin. O ilk seçimde hepiniz büyük Türkiye için ben de varım dediniz ama şimdi Türkiye'ye baktığımda şu iki yıldır büyüyen borçlar oldu, büyüyen işsizlik oldu, büyüyen yoksulluk oldu, büyüyen enflasyon oldu. (CHP sıralarından alkışlar) Son bir yılda 1 milyon 662 bin kişi işinden oldu. Araştırmalar 2,5 milyon daha çalışanımızın işinden olacağını öngörüyor. İşsizlik artıyor, işsizlikle beraber yoksulluk artıyor.
MUSTAFA ARSLAN (Tokat) - Kim demiş onu?
BURCU KÖKSAL (Devamla) - Dinle, dinle de bir şeyler öğren be! Dinle! Halktan kopuksun zaten. Dinle şurada, dinle! Halktan kopuksunuz zaten. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Allah, Allah!
MEHMET MUŞ (İstanbul) - Arkadaşlar, lütfen...
BURCU KÖKSAL (Devamla) - Ülkedeki orta direk çöküyor. Orta direğin çökmesiyle beraber ülke ekonomisi de çöküyor, sosyal hayat da çöküyor. Yatağa aç giren çocukların olduğu bir ülkede fırsat eşitliğinden söz edebilir miyiz? Sanayiciler kan ağlıyor, üretim azaldı; otomotivde yüzde 23, giyimde yüzde 20, bilgisayar ve elektronikte yüzde 23 düşüş var. Üretim azaldı, iç pazar daraldı. Millet borç batağında perişan oldu. İcra dairelerindeki dosya sayısı 20 milyon 500 bini buldu. Mayıs 2020 itibarıyla yurttaşlarımızın kredi kartı ve tüketici kredisi borcu 645 milyar liraya yükseldi. Gençlerimize bakıyorum yüzde 70'i ailesinden destek alarak yaşama tutunabiliyor. Her 4 gençten 1'i işsiz ve her 100 gençten 62'si yurt dışında gelecek kurmak istiyor.
Başkanlık sisteminde dünyanın en pahalı mazotunu kullanmaya mahkûm ettiğiniz çiftçileri de perişan ettiniz. Çiftçinin tohum, mazot, gübre ve benzeri borçları 160 milyar liraya dayandı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BURCU KÖKSAL (Devamla) - Sayın Başkan, toparlayacağım.
BAŞKAN - Buyurunuz.
BURCU KÖKSAL (Devamla) - Ziraat Bankası ve tarım krediye olan borçlarını altı ay ertelediniz ertelemesine ama ertelenen borç miktarı 6 milyar lira ve altı ay sonra bu çiftçi, üretim maliyeti sürekli artan ve zararına zarar katılan bu çiftçi bu parayı nasıl ödeyecek? Allah aşkına bir söyleyin, Millî Piyangodan para mı çıkacak? Aklınızı başınıza alın artık. Bu ülke trol aklıyla yönetilemeyecek kadar değerli bir ülke. Bu ülke, bu güzel Türkiye devlet aklıyla yönetilmeyi hak ediyor. (CHP sıralarından alkışlar)
Sayenizde küçük esnaf da tarih olacak. Sadece son iki ay içerisinde 15.948 iş yeri temelli kapandı. Ama başkanlık sisteminin yaradığı bir kesim var, sadece bir tek kesim; o da sizin kankanız olan yandaş müteahhitler. İşte, halkını görmeyen, feryadını duymayan ama geçilmeyen otoyol ve köprü için, binilmeyen uçak için, tedaviye gidilmeyen hastane için garanti ettiğiniz paraları...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyursunlar.
BURCU KÖKSAL (Devamla) - ...yandaş müteahhitlere tıkır tıkır ödeyip de vatandaşın bin liralık sosyal yardımını çok görenler ilk sandıkta tokadı yiyecekler.
Genel Kurula saygılarımla. (CHP sıralarından alkışlar)