GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Avukatlık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:111
Tarih:10.07.2020

AHMET ÖNAL (Kırıkkale) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; başta ekranları başında bizleri izleyen vatandaşlarımız olmak üzere hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Son günlerde Avukatlık Kanunu'nda yapılması planlanan kanun değişikliklerini bu kadar çok tartışıyor olmamızın sebebi, sadece baroların Hükûmetin hoşuna gitmeyen açıklamalar yapıyor olması değildir; bunun altında birçok farklı sebep ve başlık vardır. Bunların en önemlileri; baroların tamamının insan haklarından, hukukun üstünlüğünden, çevre ve doğadan, kadın ve çocuk haklarından yana tavır alıyor olmalarıdır. Barolar, üstlenmiş oldukları görev ve sorumlulukları nedeniyle sadece baskıcı rejimlerin değil, her zaman iktidarın hedefi olmuşlardır. Ancak üstlenmiş oldukları sorumluluklar ve demokratik hukuk devletinin sağladığı korumalar nedeniyle bunu yapmak her zaman kolay olmamıştır. Fakat baroları siyasi bir araç olarak kullanabilmek arzusu, her baskıcı iktidarın hayallerinden biri olmuştur. Bugün de AKP iktidarı, aynı siyasi niyetle hareket etmekte, baroları arka bahçesi hâline getirmek istemektedir.

Değerli arkadaşlar, avukatlık, kamusal alan tarafından korunan bir görevin yerine getirilmesidir. Avukat, yargının kurucu unsurudur ve savunmayı serbestçe temsil eder. Hak arayan kişilerin tamamı haklarını ararken kamu gücünden çekinmeden ve onun vesayeti altında olmadan savunma yapabilecek bağımsız avukatlara ihtiyaç duyar. Bu nedenle kanun, her bir avukata ve baroya hukukun üstünlüğünü sağlama, insan hak ve hürriyetlerini koruma görevi vermiştir. Bu kutsal görev ancak bağımsız ve özerk barolarla mümkündür. Barolar, hak arama özgürlüğünün ilk basamağıdır. Türkiye'de baroların kurduğu kadın ve çocuk hakları merkezlerinden verilen hizmetler baroların hak arama özgürlüğüne yaptığı katkılardan sadece birkaçıdır.

Değerli arkadaşlar, çoklu baro sistemi baroların gücünün zayıflatılması, özerklik ve bağımsızlığının yok edilerek kamu görevi niteliğinin ortadan kaldırılması anlamına gelmektedir. Getirdiğiniz düzenlemeyle kamu hizmetlerinin görülmesinde var olan bütünsellik ilkesinin muhafaza edilmesi ise imkânsızdır. Düzenleme kabul edilir ise avukatlık hizmetinin kamu hizmeti olma yönü fiilen ortadan kalkmış olacaktır.

Yine, getirdiğiniz sisteme göre, her 2 bin avukat bir araya gelerek kendi barolarını kurabileceklerdir. Böyle bir imkân, avukatlar arasında farklılığı ve düşmanlığı çoğaltabileceği gibi siyasi görüşler çerçevesinde bir araya gelenler, kendi barolarını kurabilecekler ve barolar siyasi bir araca dönüşmüş olacaktır.

Bu kanun teklifi yasalaşırsa hukukun üstünlüğünü koruyacak baro kalmayacaktır. Yerine getirilmek istenen bu sistemle avukatlar, meslek etiğinin ve kurallarının daha gevşek uygulandığı, aslında dernek niteliğinde olan barolara kayıt olabileceklerdir. Bu da meslek etiğinin zayıflamasına yol açacaktır. Çoklu baroda siyasi iktidar, hiçbir engelle karşılaşmadan hukuku arka bahçesi olarak kullanabilecektir. Hukukun üstünlüğü ve insan haklarını savunma görevini barolardan almanın en kolay yolu, bağımsızlık ve özerkliklerinin ortadan kaldırılması, baroların bölünmesi ve parçalanmasıdır. Böyle bir sistem yaratılması siyasi iktidar için başlangıçta cazip görülebilir ama bu tür sistemlerin siyasi iktidarlarla birlikte yok olup gittiği de tarihî örneklerle doludur.

Bilindiği üzere, kadınların ve çocukların korunması ülkemizin başlıca sorunlarından bir tanesidir. Bu görevi kadın derneklerinin tek başına yerine getirmesi olanaksızdır. Getirilmek istenen bu sistemde, barolar çoğu zaman üye sayısı derdine düşeceklerinden kadınların ve çocukların korunmasına veya mali gücü olmayanlara avukat atanmasına ilişkin kamusal alan görevi de ortadan kalkacaktır.

Değerli arkadaşlar, yargı erkinin üçlü sacayağında en önemli görevini üstlenen ve savunmayı temsil eden avukatlarımızın sorunları her gün çığ gibi büyümektedir. Bugün, avukatlarımız, serbest piyasa koşullarında ekonomik sıkıntılarla karşı karşıyadır. Bunun yanında güzel ülkemizin işsizlikten enflasyona, asgari ücretten tarıma, demokrasiye, insan haklarına kadar onlarca sorunu varken ve bu sorunlara çözüm üretmek gerekirken tüm bunlardan çok uzak bir kanun teklifiyle karşı karşıyayız. Hep birlikte bu sorunları tespit edip çözmemiz gerekirken maalesef, bugün olduğu gibi, birtakım dayatmalarla da karşı karşıyayız.

Dünyada ve ülkemizde yaşanmakta olan pandemi süreci nedeniyle mesleki sorunların zirve yaptığı bugünlerde avukatlara ve barolara sorulmadan düzenleme yapılmak istenmesi hatadır. Savunma hakkının yılmaz bekçileri olan ve haksızlık kimden gelirse gelsin ve kime yönelirse yönelsin hiçbir ayrım gözetmeksizin haksızlığın karşısında olan kitle avukatlardır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AHMET ÖNAL (Devamla) - Başkanım, bitiriyorum.

BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.

AHMET ÖNAL (Devamla) - Bu nedenle, baroların susturulması sadece avukatların değil, çocukların, kadınların, çevrenin, kısacası yaşam hakkının susturulmasıdır.

Bu kanun teklifinde vatandaşımıza dokunan, onun problemlerini önceleyen ve çözüm üreten hiçbir düzenleme yoktur; olan, sadece milleti oyalama ve sorunları örtme gayretinizdir. Bu nedenle, Türkiye'de neredeyse tüm barolar yapılmak istenen değişikliklere karşıdır. Lütfen adalet, hak ve hukuk için mücadele veren baroların sesini duyun; bu antidemokratik uygulamadan bir an önce vazgeçin. Bugün bu duruşu sergileyemezseniz yarın aynı karanlığa siz de mahkûm olacak, elinizde bulunduğunu düşündüğünüz tüm hakları sadece bir kişinin vesayetine vermiş olacaksınız diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)