GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Avukatlık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:111
Tarih:10.07.2020

İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Karaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Teklifin 20'nci maddesiyle, baroların bünyesinde bulunan adli yardım bürolarının oluşumu düzenlenmektedir. Değişikliğe göre "Birden fazla baronun bulunduğu illerde adli yardım bürosu, baroların eşit olarak temsili esas alınarak oluşturulur." denilmektedir. Bu hükme bakıldığında sizin ne yaptığınızın pek de farkında olmadığınız anlaşılmaktadır. Bu kanun teklifinin tümüne bakıldığında sizin asıl amacınızın baroları bölmek olduğu ortada. Bu maddeyle, böldüğünüz baroları tekrar birleştiriyorsunuz; adli yardım bürosu çatısı altında birleştiriyorsunuz. Sizin siyaseten ya da şu veya bu sebeple böldüğünüz barolar nasıl birlikte çalışacaklar? Bu büronun uyum içinde çalışıp adli yardım hizmetlerinin görevlendirme ve ödeme yönünden aksama olmadan, en azından gecikme olmadan yürütülebileceğine dair güvenceniz nedir? Bu konudaki güveninizin kaynağı nedir? Bu, sizin yaptığınız işin pek de farkında olmadığınızın bir göstergesidir.

Sizin bugüne kadar süslü sözlerle gündeme getirdiğiniz yargıya ilişkin tüm değişiklikler milletimizin başına bela olmuştur. Mesela 2010 referandumu, mesela sulh ceza mahkemelerinin kuruluşu. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün ancak siz ne tarihten ne de tarihî tecrübelerden ders alıyorsunuz. Vaktiyle FETÖ'nün gündeminde olan bir düzenlemeyi yine Meclise getiriyorsunuz. Bakın, bu düzenleme önce baroları, sonra avukatları, sonra yargıyı, en sonunda da milleti bölmeye hizmet eder. Bizden uyarması; dinlerseniz tüm Türkiye kazanır, dinlemezseniz herkes kaybeder.

Bu noktada Adalet Bakanına da bir çift sözüm var: Sayın Genel Başkanımızın grup toplantısındaki eleştirileri üzerine Adalet Bakanı Twitter'da açıklama yapmış, yapmış da ipe un sermiş. Sayın Bakan, adalete bakıyorsun da ne görüyorsun? Ülkede adaletin olmadığını görmüyor musun? Yargıya güven yüzde 20'ye inmiş, sen adalete, ülkedeki yargı sistemine bakınca bunu görmüyor musun; yoksa öylesine, boş boş mu bakıyorsun? Bu teklifi kim getirdi? Bakanlık olarak sizin bu tekliften haberiniz var mı, yok mu? Baroları bölmenin FETÖ'nün hayali olduğunu bilmeyen yok. FETÖ'cülerle aynı maklubeye kaşık sallayanlar olduğunu söylüyordu Sayın Bakan bir zamanlar, ne oldu o maklubeciler? Sayın Bakan, bu teklifi kim getirdi? Biliyorsan söyle, bilmiyorsan da sonsuza dek sus, ipe un serme.

Şimdi, siz "Baro seçimlerine katılım oranı düşük, o yüzden baro yönetimlerinin meşruiyeti tartışmalı." diyorsunuz. Avrupa'da seçimlere katılım yüzde 40-50, o zaman Avrupa ülkelerinin yönetimlerinin meşruiyeti de tartışmalı mı? Orta Doğu ülkelerinde ise Arap Baharı operasyonlarından önce seçimlere katılım yüzde 90-95'ti; size göre, o zaman Orta Doğu yönetimleri Avrupa'daki ülkelerin yönetimlerinden daha meşru. Sevsinler sizin sadece parmak hesabından ibaret demokrasi ve meşruiyet anlayışınızı.

Bu teklifi getirirken bir diğer argümanınız da baroların avukatların yetişmesine katkıda bulunacağı, daha aktif olacağı, daha iyi hukukçu yetiştirilmesini sağlayacağı iddiası. Bunu kim diyor? Son atadığı 6 rektörden 4'ünün uluslararası hiçbir bilimsel yayını olmayan iktidar diyor. Bunu kim diyor? "Bize çok okumuş insan lazım değil, onları yönetmek zor; bize cahil insan lazım." diyen iktidar diyor. Bunu kim diyor? Öğretim üyesi yetersiz olan üniversitelere hukuk fakültesi açan iktidar diyor. Bunu kim diyor? Bir veteriner hekimi getirip hukuk fakültesine dekan yapan iktidar diyor. Sizin bu argümanınızın da hiçbir geçerliliği yok, durumunuz evlere şenlik.

Şu anda siz kendinizi devlet olarak görüyorsunuz; sizin aslında literatürdeki karşılığınız hükûmettir, siyasi iktidardır ancak siz bulunduğunuz yerin o kadar farkında değilsiniz ki "devleti korumak" derken Hükûmetinizi, siyasetinizi, partinizi korumaktan bahsediyorsunuz.

Tüm bu sebeplerle, size anlatılanların, evrensel hukuka aykırı ve hiçbir demokratik içeriğe sahip olmayan bu değişikliklerin hukuksal mahiyetinin ne olduğuna yönelik çok faydalı açıklamaların karşılığının olmayacağını bilebilmek için âlim olmaya gerek yok çünkü sizin hukukun evrensel ilkeleri ve niteliğiyle işiniz yok, siz hukukun faydacı yönündesiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Devamla) - Tamamlayabilir miyim.

BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.

İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Devamla) - Yani "Hukuk bana ne kadar hizmet ediyor?" diye düşünüyorsunuz, hukukun totaliter yönetim anlayışınıza ne kadar hizmet ettiğine bakıyorsunuz. O yüzden, ben şahsen sizden hukuki anlamda bir gelişim beklemiyorum. Ancak yaptığınız siyaseten de yanlış. Ülkenin tüm barolarını, tüme yakın hukukçusunu karşısına alan hiçbir iktidar ülkeyi yönetemez.

Komisyon görüşmelerinde "Sizin vicdanınız yok mu?" diye sorulan bir soruya AK PARTİ sıralarından bir milletvekili "Yok." diye cevap verdi. Şimdi "Vicdanımız yok." diyenlere seslenmek istiyorum: Siz bu vicdansızlıkla, 83 milyon yurttaşın yaşadığı bu ülkede adaleti nasıl sağlayacaksınız, hakkı hakkın sahibine nasıl teslim edeceksiniz? Hukuk her şeyden önce vicdandır, vicdanı olmayana ne anlatılır? Çok şey anlatılır da o ne kadarını anlar? Vicdanı olmayınca hiçbirini anlamaz. O zaman, sizi milletimizin vicdanına havale ediyorum. Biz anlatınca anlamıyorsunuz ama sandık önüne gelince aziz milletimiz size tane tane anlatır, hiç merak etmeyin.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)