GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: İstanbul Milletvekili Mehmet Muş'un yerinden sarf ettiği bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:113
Tarih:14.07.2020

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Kayıtlara geçsin diye bir hususu belirtmem lazım efendim. Sayın Mehmet Muş dedi ki: " Yarın ki toplantıya isteyen herkes gelebilir." Gelemez Sayın Mehmet Muş. Çünkü, bir davet listesi var, bu davet listesinde sadece Başkanlık Divanı üyeleri, -an itibarıyla görev yapan üyeleri- siyasi parti genel başkanları, grup başkan vekilleri, başkan vekilleri ve komisyon başkanları var. Yani, yarın ki toplantıya AK PARTİ'ye mensup sayın milletvekilleri de gidemeyecek, sizi de çağırmamışlar.

MEHMET MUŞ (İstanbul) - Tamam, CHP'yi temsilen siz geliyorsunuz.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Ya, temsil memsil... Yani Mecliste darbeyle ilgili bir toplantıya Meclisin üyesi sayın milletvekillerinin de çağırılmamasını yine AK PARTİ'li vekillerin, Genel Kurulun takdirine bırakıyorum. Böyle bir şey olabilir mi? Tabii ki tekrar şu ayıbın altını çiziyorum: "Ama gelecekseniz mutlaka test yaptıracaksınız." ayıbının da bir an önce giderilmesini. Ve bu konuda bir açıklama bekliyorum. Sayın Muş siz onu "Ben iki günde bir zaten test yaptırıyorum." dediniz hafife aldınız, belki bu sizi incitmiyor ama sizin dışınızdaki herkesi incitiyor bu mesele.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET MUŞ (İstanbul) - Ben herkesin sağlığını düşünüyorum Sayın Altay.

BAŞKAN - Açalım mikrofonu.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Evet, çok güzeldi, mazeretiniz de çok güzel.

Tabii, öte yandan tartışmaya... Demin, Sayın Mehmet Muş'un bana söylediği bir hususla ilgili sadece şu kadar söyleyeceğim. Şu bile tek başına büyük bir gaflettir ve dalalettir. 15 Temmuz Şehitleri Anıtı'nın mermerleri nereden alındı biliyor musunuz? Birinci Köprünün orada bir 15 Temmuz Anıtı vardır, 15 Temmuz Şehitler Anıtı'nın mermerleri FETÖ soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Sami Çoban'ın şirketinden 33 milyona alındı, 33 milyona.(?)

ERKAN AYDIN (Bursa) - Hani mücadele ediyorlardı. Mücadele falan hikâye.

ENGİN ALTAY (İstanbul) -Ayıp, bu da hakikaten ayıp. Ben daha bir şey demiyorum Sayın Başkan, ben daha bir şey diyemiyorum. (CHP sıralarından alkışlar)