GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:114
Tarih:16.07.2020

MUSTAFA ADIGÜZEL (Ordu) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Ordu'da bulunduğum bir gün telefonum çaldı "Vekilim, ben Salih, sözleşmeli erim, sorunlarımız çok, bunları ne olur dile getirin." dedi. "Tamam Salih." dedim, daha sonra Salih'le defalarca telefonlaştık, mesajlaştık. Salih öyle şeyler anlatıyordu ki yedi yıl boyunca kışlada kaldıklarını, mesai bitiminde evlerine gidemediklerini, bu nedenle yok olan aileleri, babasız büyüyen çocukları, babasını tanımayan çocukları, hamilelik süresini eşinden ayrı geçiren eşleri anlattı. Salih bu şekilde beni sözleşmeli erlerin derneği olan SÖZPER-MALUL-DER'le tanıştırdı ve Başkan Abidin Kocabuğa Bey'le tanıştık. Sözleşmeli erlerin çok daha fazla sorunları olduğunu öğrenmiş olduk. Neler mesela: Aile ve çocuk yardımı yok; asgari geçim indirimi yok; telefon kullanma hakkı yok; iyileştirme zammı almıyorlar -en son 400 TL zammı da alamadılar- yol harcırahı, geçici görev ücreti, mehil izni, rekabetçi izni, eş ataması yok; komanda ya da Deniz Kuvvetleri amfibi tazminatı alamamaktalar; derece, kademe ilerlemeleri yok; şehit ve gazilik durumunda konut kira yardımı yok; uzman erbaş, astsubay ve subaylığa geçişte tazminat alamıyorlar; yükümlü askerlerle bir tutuluyorlar; askerlik görevini yapmak için gelip orada onbaşı, çavuş olanın bile astı durumundalar; silah alma, taşıma hakları yok; en az yedi yıl çalıştıktan sonra bir kamu kurumunda görevlendirilmek üzere kanun çıkmış fakat yönetmelik çıkmadığından bundan da yararlanamıyorlar. Komisyon görüşmelerinde bununla ilgili bir yönetmelik hazırlandığını Bakanlık yetkilileri söyledi, Cumhurbaşkanına gönderildiğini söyledi, biz de bunun takipçisi olacağız; kayıtlara geçsin diye bunu da söylemek istiyorum.

Zamanla benim telefonumun mesaj bölümü sözleşmeli erlerin ve eşlerinin telefonları, mesajlarıyla doldu taştı. Biri mektubunda şöyle demiş: "Beş yıl doğuda görev sonrası batı illerinden birinde görev yapıyorum. Evliyim, 4 yaşında bir oğlum var; bize bir çare bulun, boşanma aşamasına geldik. Oğlum beni tanımıyor, 'baba' demiyor. Bu zulme bir son verin Sayın Vekilim." Ben Salih'in bize aracı olduğu SÖZPER-MALUL-DER'in yöneticilerini ve Başkanı Abidin Kocabuğa Bey'i Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'na çıkardım, 2 defa kendisiyle görüştüler. Sayın Genel Başkanımız grup toplantısında sorunlarını dile getirdi ve bizleri bir kanun teklifi vermek üzere görevlendirdi; Vekilimiz Mehmet Ali Çelebi'yle beraber kanun teklifi hazırladık verdik, araştırma önergesi verdik. Ne hazindir ki, Sayın Genel Başkanın bu yakın ilgisine ve çabalarına rağmen daha sonra Ankara Çubuk'ta Sayın Kılıçdaroğlu'na linç girişiminde bulunulan şehit cenazesi de bir sözleşmeli erin cenazesiydi.

Salih, sayıları 25 bini bulan sözleşmeli erlerin sesi oldu. Sözleşmeli er Salih Altuntaş Hakkâri'de 2 arkadaşını şehit verdiği çatışmada ağır yaralandı, sevk edildiği GATA'da tam da iki gün önce, 14 Temmuzda şehit oldu, iki gün önce onun ölüm yıl dönümüydü. Buradan kendisini ve diğer şehitleri rahmetle anıyorum. Pek çok şehit evinde gördüğümüz gibi Salih'in sıvasız evine de bu bayrakları asıp onu sonsuzluğa uğurladık.

Şimdi, bu kanunun 15'inci maddesinde mesai bitiminde sözleşmeli erlerimize evlerine gitme hakkı tanınıyor. Ancak burada, şu ifade muğlaklık yaratıyor: "Sözleşme ve görev süresince kışlada iskân edilirler." Bu ibare kaldırılmalıdır ve yine biraz önce saydığım birçok, kamuda çalışan diğer askerlerden ve memurlardan eksik hakları var, bu hakların da giderilmesi noktasında Komisyonda bir anlayış vardı, orada iyi niyetli geçmişti bu. Bunların düzeltilmesiyle ilgili ben herhangi bir şey görmedim, bunları düzeltmek için hâlâ geç değil, düzeltilmesini özellikle rica ediyorum çünkü kendi askerine bakmayanlar gelecekte bir gün başka milletin askerine bakarlar.

Burada, bir dipnot olarak da şunu söylemek istiyorum: Şehit olan Salih'in bu sıvasız evinin bir yıldır yapılması için defaatle Ordu Valiliğine ve gereken yerlere girişimde bulunduk fakat geçmiş Ordu Valisi -şu anda Ordu'dan gönderildi- bunun yapılmaması için özellikle çaba gösterdi ve şimdi, yeni atanan Valimiz, Sözcü gazetesinde de bu haberin çıkmasından sonra, iki gün önce bu evin yıkılarak yeniden yapılması talimatını Sayın İçişleri Bakanının da talimatıyla verdiler. Bu evin tekrar yapılması için girişimde bulunanlara teşekkür ediyorum ama bir yıldır bu evin yapımını engelleyen geçmiş Ordu Valisini de buradan kınıyorum.

Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)