GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:114
Tarih:16.07.2020

BAHA ÜNLÜ (Osmaniye) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisinizi saygıyla selamlıyorum.

Dünyada bilim ve teknoloji çok hızlı gelişmektedir. Teknolojinin sürekli ve süratli bir gelişim göstermesi, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ileri teknoloji ürünü silah, araç ve donanımla donatılmasını gerekli kılmaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri, Türk milletinin özüdür, onurudur. Bu sebeple, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, Türk Silahlı Kuvvetlerimizle ilgili olumlu bazı düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Fakat, bugün Genel Kurula gelen kanun teklifini incelediğimizde teklifin eksik olduğunu görmekteyiz.

Değerli arkadaşlar, öncelikle, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yapısal sorunlarına dönük çalışmalar yapmalıyız. Örneğin, kuvvetlerin ve Genelkurmayın ayrı ayrı Millî Savunma Bakanlığına bağlanmasıyla ordumuzdaki birlik ve bütünlük bozulmuştur. Ayrıca, ordumuzun eğitim sistemi de bozulmuştur. Harp akademileri ve askerî liseler kaldırılarak Millî Savunma Üniversitesi açılmıştır; askerî liseler tekrar açılmalıdır. Ayrıca, ordumuzda bozulan sadece bunlar değildir. Yargı sistemi, atama sistemi yani liyakat sistemi bozulmuştur. Terfi, rütbede bekleme, emeklilik süreleri değiştirilmiş, öğrenci ve muvazzaf alımlarında usulsüzlükler yapılmıştır. İvedi olarak liyakat merkezli bir yapı kurulmalıdır.

Teklifte, "Görevli personelin tecrübelerinden uzun süreli ve etkin bir şekilde faydalanılması, özlük haklarının iyileştirilmesi suretiyle motivasyonunun artırılması hedeflenmiş." denmesine rağmen Türk Silahlı Kuvvetlerinde profesyonel ordunun temel taşı olan sözleşmeli erbaş ve erlerin, uzman erbaşların yıllardır süregelen sorunlarına yer verilmemiştir. Sayıları 125 bini bulan uzman çavuşlar, sözleşmeyle görev yaptıklarından dolayı herhangi bir kanun ve yönetmeliğe dayanmadan sözleşmeleri feshedilmekte ve mesleki güvenceleri bulunmamaktadır. Nöbet, izin, tayin, sağlık, sicil yönetmelikleri, lojman, yemekhane ve orduevi gibi birçok sorunları olmasına rağmen bu sorunlara teklifte yer verilmemiştir. 6000 sayılı Kanun'la, 45 yaşına gelen, fakat görev sürelerini doldurmamış uzman erbaşlarımız sivil memurluğa geçirilmiş ve emekli olduklarında sivil memur statüsünden emekli edilmişlerdir. Böylece uzman erbaş haklarından faydalanamamışlardır.

2016 yılında yapılan düzenlemeyle, "45 yaşına kadar çalışabilir." maddesi "52 yaş" olarak değiştirilmiştir. Fakat 2016 yılından önce sivil memurluktan emekli edilen uzman erbaşlar ise bu yasadan faydalanamamış ve mağdur duruma düşmüşlerdir. Bu mağduriyetin giderilmesi ve düzeltilmesi gerekmektedir. Görev yaparken almış oldukları kıdem işaretleri rütbeden sayılmamaktadır. Rütbe, yetki ve sorumluluklarının belirlenerek kıdem işaretleri rütbe olarak verilmelidir.

Uzman çavuşların hiçbir yönerge ve yönetmeliği yoktur. Durum böyle olunca 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu üstleri tarafından kendilerince yorumlanmakta ve ortaya adaletsizlik ve eşitsizlik çıkmaktadır. Bu sebeple açıklayıcı görev yönetmelikleri yapılarak 3269 sayılı Kanun'un düzenlenmesi gerekmektedir.

En zor şartlarda görev yapan uzman çavuşlarımız bir yıl içerisinde 90 gün hava değişimi aldıklarında sözleşmeleri feshedilmektedir. Sağlık şartlarının subay ve astsubaylardaki gibi düzenlenmesi gerekmektedir. Ayrıca, uzmanların aldığı ek gösterge 3000'dir. Bu ek göstergeyle astsubayların "6/5" oranı verilmektedir. Bunlara da söz verildiği için 3600 ek gösterge verilmelidir.

Değerli arkadaşlar, sözlerimi bitirirken Van'da ve Siirt'te şehit düşen polislerimize ve subaylarımıza Allah'tan rahmet ve ailelerine başsağlığı diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)