| Konu: | Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 114 |
| Tarih: | 16.07.2020 |
İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Karaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Yapılmakta olan kanunla ilgili görüşmelerde ele almamız gereken temel konu şudur: Yargının sorunları bu kanun teklifinin neresinde yer alıyor? Tabii ki "reform" adı altında bugüne kadar Meclis gündemine getirilen yasaların, yasa tekliflerinin birçoğu yargının temel sorunları, can yakıcı sorunları dikkate alınmadan hazırlandı. Mesela, bizim yargımızın en temel sorunu ceza hukukuyla ilgilidir, ceza yargılamalarıyla ilgilidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'yla ilgili sorunlarımız da elbette vardır ama öncelikle can yakan sorunlar ceza yargılamasıyla ilgilidir. Bugüne kadar getirilen teklifler bu ceza yargılamasındaki can yakıcı sorunları gidermeye yönelik olmadı. Elde bulunan, huzurda bulunan bu teklifte de aynı durum geçerli. Mesela, mahkeme salonlarının durumu hiçbir teklifte ele alınmamakta yani sav, savunma, yargı dengesi getirilen hiçbir kanun teklifiyle, hukukun üstünlüğüne dayalı bir devlette, hukuk devletinde olması gerektiği gibi düzenlenmedi yani savunma, sav her zaman kürsünün altında, kürsünün karşısında, daha aşağıda yer aldı; bunu düzeltmek için hiçbir çalışma yapmadınız. Mesela, yine, yaygınlaştırılan yargı dışı çözüm yollarının avukatlar üzerinde, savunma üzerinde yarattığı negatif etkilerin telafisi gerekirken bunlarla ilgili hiçbir düzenleme yapılmadı; aksine, ara buluculuk ve uzlaşmacılık yaygınlaştırılıyor yani bu, bir anlamda yargının özelleştirilmesi manasına geliyor. Devletin temel fonksiyonlarından biri olan adalet dağıtma fonksiyonu, yargının özelleştirilmesiyle, ara buluculuk ve uzlaşmacılıkla birlikte... Bir anlamda, artık, devlet bu noktada kendisini geri çekiyor sayenizde, yaptığınız düzenlemeler hep buna hizmet ediyor.
Ara buluculuk mahkemelerin iş yükünü azaltmak amacıyla getirildi bugüne kadar, alternatif bir çözüm yolu olarak ileri sürüldü ancak mahkemelerin iş yükünün azalmadığını görüyoruz. Bilakis, güçsüz olan tarafın, ara buluculuk düzenlemeleri karşısında, ara buluculuk sistemiyle daha çok zarar gördüğünü, hakkını almakta daha çok zorlandığını görüyoruz. Zayıfın değil, güçlünün ara buluculuk sisteminde daha etkili olduğunu hepimiz biliyoruz bütün hukukçular olarak. Bu anlamda, tüketici hukukuna da ara buluculuğun sokulması yine aynı sonucu verecektir yani güçlü olan taraf zayıf olan taraf karşısında yine bir baskı oluşturacaktır. Bunu, kanunun kabulünden sonra hep beraber yaşayarak göreceğiz.
Ben şunu söylemek isterim: Sizin hukuka bakış açınız hep kürsüden yana yani mahkemelerin, yargılama makamlarının oturduğu kürsüden bakıyorsunuz ve mahkemelerin iş yükünü azaltmak için olağanüstü bir çaba sarf ediyorsunuz; bu da adaletin dağıtılması noktasında, güçsüz olan kesimler yani devletten adalet bekleyen kesimler açısından büyük sıkıntı yaratıyor.
Siz, devleti korumayı bir numaralı amaç olarak edinmiş durumdasınız ve bütün yaptığınız düzenlemeler devleti korumak adına gerçekleşiyor. Bunların da hukuk devletinin gereklerini yerine getirdiğini maalesef ki söyleyemeyiz. Sizin amacınız devleti korumak derken şunu diyoruz: Devleti korumayı Hükûmetinizi ve partinizi korumak olarak anlıyorsunuz ve buna direnen her güce karşı, her düşünceye karşı düşmanca davranıp onları sindirmek için çaba sarf ediyorsunuz.
2002'de demokrasi ve özgürlük söylemiyle, yasaklarla ve vesayet odaklarıyla mücadele söylemiyle iktidar oldunuz ancak bugün geldiğiniz durum ibretlik. Vesayetle mücadele ederken yargı da vesayetin odağı hâline geldi. Kodlarıyla oynadığınız yargı artık dikiş tutmaz bir hâle geldi. Siz ne kadar düzeltmeye çalışırsanız çalışın, anlaşılıyor ki yargı maalesef sizin zamanınızda düzeltilemeyecek. Bu noktada, elde bulunan kanun teklifinde de yapılan düzenlemeler yargının hiçbir sorununa merhem olmayacak, hiçbir yarasına merhem olmayacak.
Özellikle, sizin, tüketici hukukuna ara buluculuğu sokuyor olmanız tüketiciyi de zor durumda bırakacak. İş mahkemelerinde, iş hukukunda nasıl işçi mağdur olduysa burada da mağdur olacak.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)