GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:116
Tarih:22.07.2020

LALE KARABIYIK (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu maddenin Komisyonda tam olarak neyi ifade ettiğinin anlatıldığını düşünmüyorum. Bu maddeyi konuşurken yapabileceğim en iyi şeyin öncelikle neyi ifade ettiğini tam olarak bir anlatmak olduğunu düşünüyorum.

Şöyle ki: Yükseköğretim Kanunu'na göre bir akademisyenin, bir öğretim elemanının bir kamu kurumunda görevlendirilmesinin 38'inci maddeyle yapıldığını biliyoruz. Burada kamu kurumunun talebi olur, akademisyenin bunu uygun görmesi gerçekleşir -muvafakati olur yani- ardından rektör onaylar, üniversitenin yönetim kurulu da uygun görür ise bu akademisyen, bu öğretim elemanı bu kamu kurumunda geçici olarak görevlendirilir ancak özlük hakları kendi üniversitesinde kalır ve de aylık maaşını aynen alır. Bir akademisyen unutmayalım ki maaşının karşılığında en az on saat ders vermek mecburiyetindedir. Bu akademisyen kamu kurumunda görevlendirildiğinde kendi üniversitesinde artık ders vermiyor, bir hizmet icra etmiyordur ama maaşını alıyordur. Bu maaşı da yeni kurumunda -yani geçici görev yapacağı kurumda- yapacağı hizmet karşılığında zaten alır ve de bunun üzerine 38'inci maddeye göre yaklaşık 1.120 liraya tekabül eden bir ek ücreti de alır.

Şimdi, bu maddede öyle bir ifade ediliyor ki sanki -bu 3 kişiden bahsediyoruz, daha da sayısı daha sonra artabilir tabii ki- hiçbir şey almıyorlar, mağdurlar ve ücret filan yok karşılığında hizmetlerinin gibi. Oysa maaşlarını alıyorlar ve üniversitelerinde başka bir hizmetleri yok, artı, 1.120 lira gibi 38'inci maddeye göre de bir ücret alıyorlar. Bir bakanlıkta ya da YÖK'te, bir kurumda da görevlendirilmiş olsalar yine aynı şeyi alacaklar. Daha sonra ne oldu? Özellikle TÜBİTAK için 2004 yılında 38'inci maddenin dışına çıkabileceği yani 1.120 liranın daha üstünde bununla sınırlandırılmayacak bir ücret alabileceği ifade edildi, 2004'te TÜBİTAK 38'inci madde sınırından çıkartıldı ve "Bu rakam hangi rakama tekabül ediyor?" derseniz 10 bin küsur gibi bir rakama tekabül ediyor yani yaklaşık bir maaşı kadar. Ardından sadece TÜBİTAK'la kalmadı, TÜSEB de buradan çıkartıldı, onlar da 38'inci maddenin dışına çıktı yani 10 bin liranın üstünde bir ek ücret alabilecek hâle geldi. Dolayısıyla böyle giderse görevlendirmeleri anlatan 38'inci maddenin artık bir işlevi de kalmamış oluyor. O zaman burada sürekli torba yasayla ilave bir değişiklik yapmak yerine 38'inci maddeyi yeniden düzenlemek lazım.

Şimdi, aklıma gelen başka kurumlar da var, o zaman sırada ne var? Adalet Akademisi mi var? Ya da YÖK'e giden, görevlendirilen akademisyen farklı bir ücret alınca bu mağduriyet olmayacak mı? Şimdi, bunları mağduriyet olarak gördünüz ve buraya getirdiniz, Plan ve Bütçe Komisyonuna ve Genel Kurula getirdiniz. Bunlar bir mağduriyet asla değil; bir ücretlendirme yapılıyor, bir ek ücret veriliyor. Şimdi, 1.120 lira yerine maaşına yakın yani 10 bin küsur gibi bir rakam daha eline geçecek. Burada çalışılan bütün işlem bu.

Peki, siz mağduriyetleri gidermek istiyorsanız ben size başka mağduriyetler söyleyeyim o zaman: Mesela 1.168 liraya geçinmek zorunda olan ve borca batan çok sayıda kişi var. Size akademi camiasından mağduriyetler söyleyeyim: Mesela "FETÖ'cü." diye suçlanan ama daha sonra OHAL Komisyonundan temiz çıkan ve "Pardon, siz suçlu değilsiniz, görevinize iade edilebilirsiniz." deyip ihraç edilmiş ama daha sonra üniversitesine gönderilen ama "Pardon, gitmeyin, üniversitenize dönemezsiniz, suçsuzsunuz ama orada sizi ihbar edenlerle bir kaos oluşur. Onun için sizi kilometrelerce öteye, başka üniversitelere görevlendiriyoruz. Bir kere daha mağdur oluverin, bir şey olmaz." dediğiniz 956 akademisyen var şu anda. Niye bunların mağduriyetlerini buraya, gündeme taşımıyorsunuz? Ya da şunun hesabını yapıyor musunuz: Kaç beyin göçü oldu bu ülkeden? Bunlar bu ülkeye ne maliyet getiriyor? Bu kadar yetiştiler yıllarca.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayalım Sayın Karabıyık.

LALE KARABIYIK (Devamla) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Ya da başka bir şey söyleyeyim, o kadar çok sayıda akademisyen hâlen var ki soruşturması devam ediyor, FETÖ'yle suçlanıyor. Onların artık soruşturmalarını tamamlayın, FETÖ'cüyse ayrıştırın tabii ki ama değilse -her şeyi hızlandırabiliyorsunuz istediğiniz zaman- hızlandırın bu soruşturmaları, eğer gerçekten temizlerse onları da üniversitelerine iade edin. İşte, mağduriyetler bunlar. Size daha çok sayıda mağduriyet sayabilirim. Burada bir mağduriyet yok, lütfen bunları dikkatle bir kez daha düşünelim.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)