GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Gaziantep ilimizin Hızlı Tren Ağı Projesi'ne alınmış olmasından Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak memnun olduklarına ancak Şanlıurfa ilinin bu ağın dışında kalmasından şikâyetçi olduklarına ve Şanlıurfa ilinin hızlı tren ağına alınması için yürütme organını göreve çağırdıklarına, Sayıştay raporlarıyla ilgili haberler üzerine RTÜK'ün "Tweet" attığına, Anayasa'nın 160'ıncı maddesinde Sayıştayın görev tanımının yapıldığına, Sayıştay raporlarının Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşüldüğüne ve gerekirse Meclisin ek denetim talebinde bulunabileceğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:3
Tarih:07.10.2020

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum efendim.

Hemen, önce bir memnuniyetimizden, bir hoşnutsuzluğumuzdan bahsetmek istiyorum. Gaziantep ilimizin Hızlı Tren Ağı Projesi'ne alınmış olmasından Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak son derece memnunuz, çok da teşekkür ediyoruz. Ancak, aynı şekilde, fiziki şartlar da müsait olmasına rağmen Şanlıurfa ilimizin bu ağın dışında kalmasından da son derece şikâyetçiyiz Sayın Başkan. Gaziantep de Şanlıurfa da Kahramanmaraş da, bu illerimizin bu cumhuriyetin kuruluşunda önemli katkıları var. Yani, Şanlıurfa ilimizin de hızlı tren ağına alınması için yürütme organını göreve çağırıyoruz. Bu, cumhuriyetin -Erdoğan'ın değil, cumhuriyetin- Şanlıurfa'ya bir borcudur diye de düşünüyoruz.

Sayın Başkanım, dün burada Sayıştay raporlarından bahsetmiş idim. Ben atlamışım, bir gazetede de yine RTÜK'le ilgili Sayıştay raporunun bir haberi neşredilmiş. Gece, RTÜK'ün şöyle bir "tweet"iyle irkildim. Bence, AK PARTİ'ye mensup saygıdeğer milletvekillerimizin de ürpermesi lazım. "Tweet"i okuyorum. Şöyle de zatıalinize uzak da olsa bir göstereyim efendim, RTÜK'ün "tweet"i. "Tweet" aynen şöyle: "Henüz sonuçlanmamış Sayıştay raporlarını kullanarak devlet kurumlarını yıpratmaya yönelik habercilik anlayışından vazgeçilmelidir." Bir ayar vermiş.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - "Yanlışta ısrar edilmesi durumunda bunun hukuki sonuçlarının olacağını hatırlatıyoruz." Önce ayar, sonra tehdit.

Ben Sayın Muş'a soruyorum: Sayın Muş, Türkiye Büyük Millet Meclisine gelen Sayıştay raporlarına "henüz sonuçlanmamış" diye bir mantıkla bakılabilir mi? Sayıştay raporları Plan Bütçede görüşülür, sonra Meclis gerekirse Sayıştaya bu eksiklerle ilgili ek denetim talebinde bulunur, bulunmaz. Ama Sayıştay raporları tam bir facia, Sayıştay raporları devletin çürüdüğünü tescil ediyor. Biz bunları sümen altı yapmamalıyız. Daha açık bir öneri getireceğim: Sayıştayı kapatalım, olsun bitsin. Niye var bu Sayıştay? Bu kadar insana niye para veriyoruz kardeşim?

Sayın Başkanım, şimdi, Sayıştay raporlarında da şu var imiş: Sayıştay 2018'de "RTÜK ödeneklerini, maaş ve harcırahlarını kendisi belirliyor."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bu mühim Sayın Başkan.

BAŞKAN - Açalım arkadaşlar.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - "Bu şekilde de 453.963 lira kamu zararı doğdu." diye bir tespitte bulunmuş. Şimdi, bu bir haberdir, bu bir gerçektir, realitedir; biz burada konuşacağız, gazeteler bunu haber yapacak. RTÜK televizyonlara ayar verip tehdit edeceğine kendisi Allah'tan korkmayı kuldan utanmayı öğrensin ya! Bu ne demek ya! Devleti zarara uğratıyorsun, haksız yere kendine yüksek harcırah alıyorsun, yüksek ödenek alıyorsun. Maaşını kendin nasıl belirlersin, Sayın Cumhurbaşkanının böyle bir yetkisi yok ya! Cumhurbaşkanımızın bu konulardaki kararnameleri Anayasa Mahkemesince bozuldu biliyorsunuz.

Dolayısıyla, şimdi ben bu konuda -konuşmayacaktı ama konuşturalım onu- Sayın Mehmet Muş'a, "Bu 'tweet' doğru mu, bu 'tweet'i doğru buluyor musunuz, bulmuyor musunuz?" bunu sormak istiyorum Sayın Başkanım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Evet, açalım.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Sayın Başkan, şu anda riyaset sizde. Dün okudum, Anayasa 160 Sayıştayın görev tanımını belirlemiş ve demiş ki: Türkiye Büyük Millet Meclisi adına görev yapar. Şahsınız yani Divanınız üzerinden Meclis Başkanına da bir çağrı yapmak istiyorum. Eğer Sayıştayın bu raporları ciddiye alınmayacaksa, bu kadar usulsüzlük, hırsızlık, yolsuzluk, arsızlık, edepsizlik ciddiye alınmayacaksa hakikaten buradan çağrı yapıyorum: Kapatın gitsin Sayıştayı anasını satayım! Bu nasıl iştir ya! Bunun tam adı kepazeliktir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda belki kaba bir üslup kullandım ama bence RTÜK çok daha fazlasını hak ediyor, terbiyem müsaade etmiyor, şimdilik bununla yetiniyorum.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)