GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Pandemi sürecinde üniversite öğrencilerinin yaşadığı problemlere ilişkin gündem dışı konuşması
Yasama Yılı:4
Birleşim:6
Tarih:15.10.2020

ABDULKADİR KARADUMAN (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; pandemi sürecinde üniversitelilerin yaşadığı problemleri ifade etmek üzere gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, gençlerin ihmal edildiği, gençlerin yaşadığı sorunların görmezden gelindiği bir ülkede, sağlıklı ve güvenli bir gelecek kurulması mümkün değildir. Özellikle uzaktan eğitimde sorunsuz bir şekilde eğitimine devam eden öğrenci oranı yüzde 5 seviyelerinde; geri kalan öğrencilerin bir kısmı internet sorunu yaşıyor, geri kalanı da bilgisayar ve tablet gibi donanımlardan yoksun, uzaktan eğitim sürecine dâhil olamıyor. Özellikle gençlerin ülkemizde yaşadığı problemlere şöyle bir baktığımızda, bakınız, bu ülkede her 3 gençten 1'i işsiz, gelecekten umudunu ve ümidini kesmiş vaziyette, kimin umurunda? Sadece bir tane yandaş holdingin vergilerini sıfırlamak için hibe edilen 9,5 milyar lirayla ülkemizdeki bütün KYK borçlularının borçları silinebilecekken bugün 300 bin KYK borçlusu yasal takibe alınmış, icralık olmuş, kimin umurunda?

Uzaktan eğitime geçildiği hâlde üniversiteliler harç ödüyor, devlet yurtlarına depozito ödüyor, kimin umurunda? Geçim sıkıntısı ve liyakatsizliğin olduğu, diplomaların âdeta işsizlik sertifikalarına dönüştürüldüğü bir ortamda milyonlarca öğrenci okulunu bırakıp herhangi bir işte çalışmayı düşünüyor, kimin umurunda? Üniversite mezunu herhangi bir genç; garson, çaycı, çırak, pazarcı, kasiyer olarak çalışabiliyor ancak yıllarca emek verip eğitim gördüğü mesleğine atanamıyor, kendi alanında çalışamıyor, kimin umurunda?

Bakınız yapılan anketlere göre, her 10 gençten 9'u borçlu, her 10 gençten 6'sı başka ülkelerin vatandaşı olmak istiyor ama gelin görün ki kimin umurunda? Her 10 gençten sadece 2'si mutlu olduğunu söylüyor, yine her 10 gençten 8'i -bakınız çok ilginçtir ki- torpilin, adam kayırmanın yetenekten önemli görüldüğünü söylüyor ama kimin umurunda? Hiçbiri umurunuzda değil ama Saadet Partisi olarak gençlerin başka ülke vatandaşı olma hayali kurmayacakları bir Türkiye'yi kurmak bizim en büyük vazifemiz ve boyun borcumuzdur.

Değerli milletvekilleri, yine bugünlerde konuşulan bir başka torba yasadan -Genel Kurula geldi ve çekildi- çekilsin çekişmelerinin ortasında ısrarla Genel Kurulun gündemine getirilen bir torba yasadan bahsetmek istiyorum. Özellikle gıda ve tarım gibi insanlarımızın sağlığıyla doğrudan ilgili olan konulara ilişkin düzenleme yapılırken daha titiz davranmalı ve şeffaflıkla süreç yürütülmelidir. Gıdanın genetiğiyle oynayarak hastalık üreten, dünyadaki ilaç sektörünü kontrol eden küresel şirketlerin dünya çapında aynı anda birçok farklı sektörde çalıştığını hepimiz biliyoruz. Özellikle insanı, nüfusu, gıdayı kontrol etmek, dolayısıyla ülkeleri ve devletleri kontrol etmek, piyasayı elde tutmak amacıyla faaliyet yürüten bu şirketlerin çeşitli vakıfları finanse ettiği ve bunlarla iş birliği yaptığı da bilinen apaçık bir gerçektir. Bu amaçla faaliyet yürüten Bill & Melinda Gates Vakfı ülkemizde de faaliyetlerini hızla artırmıştır. Nitekim Bill Gates 2018 yılında amaçlarını şu şekilde özetlemiştir. Bill Gates "Eğer aşı, sağlık ve üreme konularında başarılı olursak dünya nüfusunu yüzde 10 ve yüzde 15 oranında azaltabiliriz ve dünyayı ancak bir soykırım kurtarabilir." demiştir. Yine Gates Vakfı -Bill Gates'in başında olduğu Gates Vakfı- 9 Aralık 2018'de Tarım ve Orman Bakanlığımızı ziyaret ediyor ve sonrasında bu vakıf ile Dışişleri Bakanlığı arasında tarımsal kalkınma alanında iş birliğini öngören bir protokol imzalanıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Karaduman, toparlayalım lütfen.

ABDULKADİR KARADUMAN (Devamla) - Ardından bugün Genel Kurula geldi gelmedi kargaşası içerisinde, gıda ürünleriyle ilgili haber ve bilgi paylaşımları yapanlara ağır para cezaları getirecek bu düzenlemeleri konuşuyoruz. GDO'lu ürünleri, sağlıksız ürünleri teşhir edenlerle ilgili düzenlemede yer alan "yanıltıcı yayın yapanlara 20 bin ila 50 bin lira para cezası uygulanacaktır" ifadesi insanlarımızı zehirlemeye çalışan odaklara olanak tanıyacaktır. Bu muğlak tanımlama aynı şekilde fikir ve düşünce hürriyetini güvence altına alan Anayasa'nın 26'ncı maddesine apaçık şekilde aykırıdır. Eğer bu düzenleme Genel Kurula bir daha getirilir ve bu düzenleme geçerse bakınız ne olacak? Bunu hep birlikte buradan müşahede etmiş olalım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Karaduman, selamlayalım lütfen.

ABDULKADİR KARADUMAN (Devamla) - Tüketilen bir ürünün GDO'lu olduğuna dair kimse hiçbir şey yazamayacak.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Abdulkadir Bey, öyle değil.

ABDULKADİR KARADUMAN (Devamla) - Tüketilen üründe nişasta bazlı şeker kullanıldığına dair kimse bir şey söyleyemeyecek. Yurt dışından gelen karkas ette herhangi bir hastalık tespit edildiğinde bu haber yapılamayacak. McCain Foods, Cargill, Monsanto gibi küresel şirketlerin insanları nasıl zehirlediğine değinilemeyecek. Yurt dışından pirinç ithal edip ambalajların üzerine "yerli üretim" yazan sahtekâr firmalar teşhir edilemeyecek.

Değerli milletvekilleri, küresel şirketlerin amaçlarına hizmet edecek bu düzenlemelerin bir daha Genel Kurul gündemine getirilmemesi üzerinde hassasiyetlerimizi ifade etmek istiyorum. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP, HDP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)