GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:13
Tarih:05.11.2020

MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Bilindiği gibi Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu Atatürk'ün mirası gereği. İş Bankasındaki hisselerin gelirinden bütçelendirilmiştir ve bütçeleri özel bütçedir; yani, herhangi birimizin bankadaki mevduatından farksızdır, hukuki statü olarak kimse dokunamaz. Oysa iktidarınız her yerdeki parayı bitirdiği için, yandaş müteahhitlere peşkeş çekecek para aradığı için, her yeri tırmaladığı için şimdi de Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumunun bütçesine göz dikti ve Atatürk'ün mirasını çiğnemek pahasına, kanunlarımızı, uygulamalarımızı hiçe saymak pahasına bu paralara saldırıyor arkadaşlar.

Bakınız, yapılan şu: Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumunun bu yıl kasasında 3,7 milyar lira vardı, hiçbir kanuni altyapısı olmaksızın, özel bir bütçe olmasına rağmen, buna karşı çıkan Sayıştay denetçileri ve Sayıştay raporları olmasına rağmen, bu para, bu yıl 20 Mart itibarıyla Tek Hazine Kurumlar Hesabına aktarıldı. Geçen yıl aktarılamadı, niye? Çünkü o zaman ki Türk Tarih Kurumu Başkanı: "Ben, buradayken Atatürk'ün mirasını çiğnetmem, bu paraya el sürdürtmem." dedi. Ve siz ne yaptınız? Paraları alamayınca zamanın Türk Tarih Kurumu Başkanını görevden aldınız. Onun bir üstüne atadığınız -önce vekâletle geldi- Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun Başkanı geldiği zaman maliyecilere "Bir yol bulup bu parayı göndereceksiniz çünkü Maliye Bakanı bunu istiyor, ben zaten bunun için atandım." demiştir. Ve sonrasında hiçbir altyapı olmaksızın hukuksuz bir biçimde 3,7 milyar liranın üzerine Maliye Bakanlığı çökmüştür; tam da aynen deprem vergilerinin üstüne çöktüğünüz gibi, aynen 15 Temmuz şehit yakınları için toplanan paraların üstüne çöktüğünüz gibi. Bu sizin huyunuz, bunu biliyoruz ama şunu bilin: Atatürk'ün mirası demir leblebidir; ısıramazsınız; dişiniz kırılır, haberiniz olsun. (CHP sıralarından alkışlar) Biz de bu paranın her bir kuruşunu takip ederiz, kimseye el sürdürtmeyiz. Anayasa'mız, yasalarımız, veraset hukukumuz, mevcut uygulamalar ve Atatürk'ün mirası buna engeldir, biz de kendimizi bu parayı savunmakta görevli sayarız.

Saldırılar bununla bitmiyor, işiniz gücünüz Türk Tarih Kurumunun parasını nasıl tırtıklarız? Kültür Bakanlığı arkeolog alacak, 120 arkeolog alıyor; alsın ama bütçesi nereden? Bütçesi Türk Tarih Kurumundan. Türk Tarih Kurumu alıyor, Kültür Bakanlığında geçici görevle çalıştırıyor. Ne oldu? Türk Tarih Kurumunun parası Kültür Bakanlığına aktarıldı. Ne hakkınız var, ne hakkınız var? Yapamazsınız bunu ve kanunların arkasından dolana dolana bu kadar çiğneyemezsiniz yasaları.

O da yetmiyor, o da yetmiyor; bakın, Eyüpsultan Belediyesi Rami Kışlası'nı yapacak, 100 milyar lazım. Cumhurbaşkanı diyor ki: "Evet, yapacağız." E, yapsın, Eyüpsultan Belediyesi yapsın; parayı Türk Tarih Kurumu versin. Niye? Bakın, Türk Tarih Kurumu kazı yapar, yapar, yaptırtır; ihale eder, süreci yönetir, kabul edişi yapar ve parayı da öder. Aynı şekilde, Türk Tarih Kurumuna diyorlar ki: "Bize, Kültür Bakanlığına 140 milyar lira göndereceksin çünkü kazı yapıyoruz." Ve zamanın Türk Tarih Kurumu bürokratları direniyorlar, maliyeciler direniyorlar, Sayıştay denetçileri direniyorlar ama Kültür Bakanlığının ısrarı sürüyor, en sonunda bir Sayıştay denetçisi buluyorsunuz. O Sayıştay denetçisi Türk Tarih Kurumunun parasının transferinde Sayıştayın direncini ortadan kaldırıyor ve o Sayıştay denetçisini AKP'den milletvekili adayı yapıyorsunuz. Bakın, öylesine bir saldırı içerisindesiniz ki; Türk Tarih Kurumuna, Atatürk'ün mirasına, Anayasa'mıza, hukukumuza öylesine bir saldırı içerisindesiniz ki gözünüz paradan başka hiçbir şey görmüyor. Para arıyorsunuz. Bu bütçe de para arama bütçesi, bu kanun teklifi de bu torba yasa da para aramak için yapılıyor. Para arayabilirsiniz ama şunu bilin: Atatürk'ün mirasına, Türk Tarih Kurumuna, Türk Dil Kurumuna, onun bütçesine dokundurtmayız. Asıl hedefinizin oradan İş Bankasına uzanmak olduğunu biliyoruz. Ama Mustafa Kemal kendi hisselerinin gelirini Türk Tarih Kurumuna ve Türk Dil Kurumuna özgülerken özerk bütçeli, özerk bir kurum tasarlamıştı. Sizin her dediğinizi yapan, normal hiyerarşi içerisinde, size bire bir bağlı bir kurum hayal etmemişti. Dolayısıyla, size tekrar uyarıda bulunmak istiyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MURAT EMİR (Devamla) - Son cümle.

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

MURAT EMİR (Devamla) - Türk Tarih Kurumunun ve Türk Dil Kurumunun bütçesinden elinizi çekin, Atatürk'ün mirasına saldırmaktan vazgeçin ve bu yanlış yoldan bir an evvel dönün.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)